bugün

israil

işgal altında tuttukları mukaddes kudüs şehrini başkent olarak kabul ederler. Birleşmiş milletler ise tel aviv'i israil'in başkenti olarak kabul eder.

Mescidi aksa'nın etrafında kadim şehir olarak adlandırılan ve surlarla çevrili bölgeden, filistinlilere çok yüksek meblağda paralar teklif ederek bu bölgedeki evleri almak istiyorlar.

Mescidi aksa'nın batısında yer alan ve mescidi aksa'nın alanına dahil olan burak duvarında (yahudilere göre ağlama duvarı) ağlamalarının sebebi, duvarın öte yanında yer alan aksa'ya hala sahip olamayışlarıdır. Bunu bir ritüel haline getirip, duvarın arkasında aksaya doğru sallanarak sürekli ağlarlar.

Kudüs'te üç tane yerleşim yeri mevcut: Yahudiler, müslümanlar ve hristyanlar için ayrılmış bölgeler. Hristyanlar oldukça az sayıdalar. Kudüs tamamıyla yahudi sultası altında olduğu için müslümanlara her türlü eziyeti rahatça yapabiliyorlar. Yahudilerden vergi alınmıyor bir kısmından ise çok cüzi vergiler alınıyor. Müslümanlardan ise fahiş vergiler alınıyor.

Bir yahudi ailesi müslüman mahallesinde bir ev yaptırmış ve buraya yerleşmiş. Yaşadığı mahallede başka yahudi yok müslümanlardan ödü kopuyor buna rağmen oradan ayrılmıyor. Hatta bu aile korkularından tek başlarına dışarı çıkamıyor ve sürekli israil polisinin refakatinde hareket ediyor. Sabahları polis geliyor ve çocukları okula götürüyor. Kadın alışverişe gidecekse polisi arıyor polis geliyor ve alışverişi polisle beraber yapıyor tekrar polis eve bırakıyor.

Sokaklarda yahudiler tarafından kırmızı ipten bileklikler satılıyor. Bu ipleri yahudiler sağ bileklerine bağlıyorlar. Bunların anlamı ise tevrattaki şu kısım: "eğer seni unutursam ey kudüs, sağ elim hünerini unutsun. Dilim damağıma yapışsın." Kendi batıl kudüs davalarını sürekli akıllarında tutmak için bu bilekleri takıyorlar. Hatta alıp sokaklarda bedava dağıtıyorlar.

israil halkının %15-20 si radikal yahudilerden oluşuyor ve bunlar Kudüs'te yaşıyorlar. Bunların hemen hepsi Arapçayı biliyor. Hiçbiri çalışmıyor ve çok küçük yaşlarda evleniyorlar. Devlet radikal yahudilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılıyor. bunlardan beklentileri ise olabildiğince fazla çocuk dünyaya getirip bunları siyonist olarak yetiştirmeleri.

Yahudilerin çok fazla bayram ve özel günü var. Ve bu günlere ait tuhaf ritüelleri var. Radikal kesim bu ritüellere fazlasıyla bağlı. Yedikleri yemekler dahi bu ritüellere göre şekilleniyor.

Yahudilikte çok fazla mezhep ve bu mezheplerde fazlasıyla ayrılık mevcut. Birbirlerine karşı dahi suratsızlar. islam'daki selam ve tebessüm kültürü kesinlikle yok. Birbirlerinin yüzlerine dahi bakmıyorlar ve bir grup diğerini kabul etmiyor. Sadece islam'a ve müslümanlara olan düşmanlıkları onları bir arada tutuyor. Bu düşmalıkları olmasa çoktan aralarında büyük çatışmalar çıkar ve kendi kendilerine biterlerdi zaten.
© copyright 2005 - 2026