bugün
- poğaca ile kahvaltı yapmak2
- osint metodolojisi2
- çerçeve yasa11
- arabayla almanya'dan türkiye'ye gitmek11
- yeni partinin çerçeve yasa kararı15
- reis2
- ey insan3
- mikroplastik kirliliği2
- eşitlik mi özgürlük mü8
- gocu beyin günü aydın olsun2
- ekşi sözlük referans17
- yaşlandığının farkına varmak9
- farklı alemlere yolculuk2
- ekonomi8
- türkiye10
- mekke anlaşması20
- recep tayyip erdoğan7
- gammazlığı elinden alınan yazar14
- müzik dinlemek5
- sözlük yazarlarının hayatını değiştirecek şey4
- dağ evi olmayan erkek5
- sözlüğün çok durgun olması6
- sözlük yazarlarının kekleri5
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- merfulu11
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- asosyal ve çirkin olmak4
- kainattaki değişim2
- sıcak hava vs soğuk hava6
- sonradan olma2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz16
- günlük tutan erkek19
- tarım3
- kartoncu birader vs erecto bey3
- ev almak isteyenlere tavsiye7
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler5
- evlenmeme nedenleri5
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- clean girl akımı4
- cansever19
- sigara içmeyen erkek4
- orospu çocuğu gördüm de böylesini hiç görmedim3
- sözlük kızları çirkin oldukları için buradalar4
- yahudi olmak için anneniz yahudi olması gerekiyor3
- yanlışlıkla gey olmak9
- yahudilere sallayan kitaplar3
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın29
organizasyonlara personel temin eden firma.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar