bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- beyaz otomobil satın almak9
- sevgiliye en güzel hitap şekli4
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- ideal sevgilinin en önemli özelliği5
- sol tarafın inzal olması3
- park etmek sanatı4
- hoşgeldin pazartesi7
- ilişkilerde yapılan en büyük hatalar6
- ilk buluşmada sevgilisine mangal yakan erkek4
- ibrahim hacıosmanoğlu5
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- 2026 dünya kupasında tutulan takım5
- kulak arkasını keselemek3
- bugün de meme atan olmaması8
- babalar günü hediyesi2
- 2026 dünya kupası17
- idolün ünlünün bokunu yer misin4
- ulan orospu seni rüyamda bile görmedim3
- entelektüelin teorisiyle pratiğinin çelişmesi2
- neredesin2
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı5
- yedi bela hüsnü deki cemal2
- paris te son tango4
- kız ismet2
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı8
- engellediğim yuzır başlığıma yazmasın2
- ayağında terlikle ülke yönetmek2
- ev kredisi çeken asgari ücretli2
- aylık 294 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- yer çekimine küsmek3
- senle sevişmedi diye birine küsmek3
- delilik ve daha delilik arasındaki ince çizgi2
- netflix yasaklanmalıdır4
- karaağaç ev fiyatları2
- pazar günü aktiviteleri3
- spor sonrası pazularını öpmek2
- az bilinen muhteşem şarkılar3
- lahmacunu elle yiyen kız18
- cuckold erkek5
- komşu gezegenlerdeki kira artışı2
- üç harfli bir mandalinanın anıları2
- 2026 trans onur yürüyüşü3
- yasa dışı bahis şebekesine operasyon2
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı47
- 22 yaşında kız 41 yaşında erkek ilişkisi4
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan5
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı5
- olduğundan genç göstermek9
- benim kemiklerim iri2
organizasyonlara personel temin eden firma.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar