bugün
- gocu30
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları16
- bana onu sormayin nickli feyk zengini5
- ermeni rum soykırımını inkar etmek11
- true'nin moderasyon tarafından kollanması4
- askerde nefret edilen şeyler5
- uludağ sözlük kostüm partisi5
- günün sözü11
- dünya41
- 26 eylül 2026 slovenya iskoçya maçı5
- sarapci koala hatayi11
- kalbinde sevgiye yer olmayan insan5
- allah bize salat etti8
- gocu yalnız değildir2
- israil14
- sözlüğün en güzel kadını26
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği11
- bir yazarın silik olması için ne yapması lazım2
- akademisyenlik vs belediye memurluğu2
- babası fakir olup evlenirken altın isteyen kezban7
- iç sıkıntısı ve mide bulantısı2
- en kötü chp başkanı5
- çorapsız ayakkabı giymek3
- mossad ajanı dinciler5
- antipanik2
- ona bir şey söyle3
- 26 eylül 2026 slovakya moldova maçı2
- s'i l v'e r m'i s t8
- ilticanın terk edilmesi5
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı35
- günün iddaa kuponu2
- kemal kılıçdaroğlu'nun bop taki rolü3
- bop eşbaşkanları tam sıralı liste3
- iron man ateist bir kafirdir3
- flörtü bir üst seviyeye taşıyan detaylar4
- panto2
- amerika birleşik devletleri29
- fatma betül sayan kaya2
- fc basel2
- kova burcunun bağımlılık yapıyor olması5
- cenaze evinde yemek dağıtmak5
- hangi klarnet calan sarapci koala 6 sın oyunu2
- hitler ve nazilere sempati beslemek2
- özgür özel mallığı3
- yaşam enerjisi veren şeyler2
- arda güler8
- pis hissettiren şeyler7
- avrupa6
- iremga4
- ecevit denince akla gelen şeyler29
organizasyonlara personel temin eden firma.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
2.5 haftadır bünyelerinde çalışıyorum, her ne kadar zorunluluktan başlasam da bahsedildiği kadar beter olmayan, hatta beter olmayan bir firma.
genel olarak gözlemlerim şu şekilde;
dil bu firma için çok önemli, özellikle ingilizce, bunun harici dış görüşünüz de alacağınız işlerde önemli bir faktör yani eliniz ayağınız düzgünse, verdikleri iş de buna oranla iyi veya kötü diyebiliriz. dil bilen bir kişi masa başı bir iş alıp minimum 3 maksimum 12 saat çalışırken, konuşması bozuk ve kendi dili hariç dil bilmeyen bir kişiye depoda getir götür türevi, girişi çıkışı belli olmayan bir iş yıkarlar.
türkiye'nin en büyük firması diyebiliriz alanında, fakat çalışanlarına gün üzerinden aylık para verir ki bu da girişte 55-70 arası değişir, ilerideki zamanlarda işlerine yarayacağınız kanaatine varırsalar bu fiyat elbette artacaktır.
koordinasyon konusunda ise çok zayıflar, birbirlerinden bihaber olmalarına rağmen şans mıdır yoksa tecrübe mi bir şekilde o işin üstesinden geliyorlar.
sürekli değildir, binlerce kayıtlı dönemsel üyesi vardır, kayıt dediysek işe başvuranları bekletiyorlar, ihtiyaç duyulursa bir gece ansızın arayıp "x bey merhaba ben mystaff'tan z, yarın şu saatte şurada, şöyle bir iş var. gelmek ister misiniz?" diyorlar.
günde 3 öğün yemek veriyoruz demişlerdi, fakat 7 saat çalıştığımdan mıdır yoksa boş bir vaat midir bilemiyorum çalıştığım yerde bir öğün yiyorum. dediğim gibi ben mecburiyetten çalışıyorum, daha iyi işler mutlaka var ama ben öyle kabul edilemeyecek bir yamuk göremedim, verdikleri işler gayet kaliteli, yaşımın genç olmasından mütevellit kısa sürede birçok farklı ortama girip, değişik faaliyetlerde bulunmanın da tecrübe olduğunu varsayıp kendimi masumane bir biçimde kandırıyorum.
bu parayı vermiyorlar konusuna gelince de, şöyle saçma bulduğum bir kuralları var; işe girdikten sonraki 30 iş gününün ardından gelen ilk cumartesi günü, Levent'de bulunan şirkete ait binadan parayı elle alıyorsunuz. yani bir ayı geçkin bir süreden sonra paranızı ancak alıyorsunuz, gözlem dediysek hepsi bizim değil, birazı da ekip arkadaşlarından duyduklarımız.
şimdi niye yazdım ben bu kadar, şu yüzden; önce ulu, sonra ekşi'de okudum, baya gömmüşler buna rağmen başvurdum dikilmeyi göze alarak gittim yani, yine tecrübe olur diyerek avuttum kendimi. şimdi benim gibi sözlükten okuyacak kişilere en azından fikir vermiş olurum birinci kaynaktan diyerek bu dizeleri hatıratıma geçiriyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar