bugün
- pişisel gelişim5
- pişi yapmasını bilen sözlük kızı5
- katates'in yanlışlıkla ismini yazması8
- şampuan8
- sokakta kavga teknikleri7
- tekne turu12
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek8
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak10
- sözlük kızlarının çok sinirli olması3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- true'nin çaylak olması7
- benkimki6
- sözlükte hissedilen femboy yazar eksikliği4
- browni kek3
- bir yazarın zekasına hayran olmak5
- yeni parti56
- sapık olduğu için çaylak olan insan9
- yazarların okuduğu bölümler2
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur8
- galatasaray3
- yapay zekanın insanları aptallaştırması4
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- ismet gurbuz bey ismet beydir2
- keki kabarmayan sözlük kızı5
- zaman baba bay bey birader birader beydir2
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler5
- takipçi satın almak2
- nickten isim tahmini yapmak72
- imam maaşları4
- gammaz çetesi9
- parlak tenli kadın2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- sibel can'a benzeyen yuzır3
- sıcakta bisikletle gezmek2
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- betray me2
- t shirtü çıkarıp güneş altında yürümek2
- ağırlık çalışmak2
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- çikolata soslu ıslak kek4
- borsa3
- günün şiiri3
- pipizittinoğullarınd anız bilader sıkıntı mı var2
- muz yiyen erkek4
- aykirikadin7
- haldır şaldır2
- müteahhit erkek2
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- usualsuspects in abazan olması2
birinci dünya savaşı hakkında kimileri her türlü savaşın çıkacağını söylese de büyük ihtimal bu çocuk olmasa savaş çıkmayacaktı. çünkü kendi ekibi içinde en iyi nişancıydı kendisiydi. ilk deneme başarısız olmuştu ve kendisinin vurduğu mesafeden başka birinin vurması küçük bir ihtimaldi.
neyse dönelim avrupa'ya. ciddi ciddi savaşmak istemeyen çok fazla devlet vardı. bunların başında büyük britanya yer almaktaydı. güneş batmayan imparatorluğa sahip ingilizler savaş ile bir şey kazanamayacakları gibi kaybedebilecekleri çok şey vardı. eğer almanya belçika'yı işgal etmese hiç girmeye niyetleri yoktu. ruslar hamiliğini yaptı sırpları ne olursa olsun bırakamayacakları için girdiler savaşa yoksa kendileri de lehler, finliler, baltık milletleri, türki halklar ve ukraynalıların isyanlarından bıkmıştı. kendileri gibi karışık avusturya'nın yıkılmasını hiç istemezdi. fransızlar almanlardan çekinse de ruslar gibi müttefiklerini kaybederlerse kıta avrupasında yalnız kalacaklarını bildikleri için girdiler savaşa. osmanlı zaten istemezdi bildiğimiz üzere, savaşı sevmeyip sonlarında fırsatçı olarak dahil olan italya'da istemiyordu savaşmayı. tek savaşı isteyen almanya idi. yoksa onun desteği olması avusturya-macaristan sırplara savaş ilan edemezdi.
dönelim avusturya-macaristan imparatorluğuna. alman konfederasyonundan kovulduktan sonra alman milliyetçiliğini tümden terkedip çift başlı monarşiye geçiş yapmışlardı. zaten kendi toprakları dışındaki bütün almanlar onları terketmişti ülkenin çeyreği alman kalmıştı doğal olarak en kalabalık ikinci unsur olan macarları yönetime dahil edip iç karışıklığı sona erdirdiler. slavlar yüzyıllardır avusturya imparatorluğu içerisinde yaşamıştı. fakat hırvat-sloven-çek halkları germanic ırklarla bol bol karıştıkları gibi katolik inançları yüzünden imparatorluğa sadık kalmıştı. alfabeleri bile farklıydı slav kimliğini önemsemezlerdi. fakat bosna-hersek bölgesi bunun aksine müslüman-ortodoks slavların %80 üzerinde nüfusu oluşturdukları yerdi. 1908 yılında bölgenin avusturya tarafından ilhakı durumu değiştirdi ve sırpların büyük tepkisini çekti. balkan savaşları sonrası sırp milliyetçileri için avusturya-macaristan toprakları dışında bütün sırplar özgürleşmişti. dolayısıyla bölge kaynıyordu.
franz ferdinand sıradan bir arşidük değildi. vizyonu çok genişti. alman milliyetçiliğini sadowa'da gömmüşlerdi, onlar birleşmek için yüzyılları bekleyen alman değil, hep habsburg hanedanlığı ile büyük olmuş avusturya milletiydi. kendilerini çok beğenmiş orta-asya göçmeni macarlardan nefret ederdi. bunun yerine alt alta topladığı zaman ülkenin en unsuru gelebilecek olan slavların hakların verilmediğini düşünüyordu. üçlü bir monarşi kurup üçüncü tacı slavlara vermek istiyordu. tüm tehlikeye ve uyarılara rağmen saraybosna ziyaretinden vazgeçmedi. biricik slav dostlarının kendisine kıyması mümkün değildi. imparatorluğun sırplara ve diğer slavlara karşı yaptırım uygulamasını sürekli olarak engelleyen kişi kendisiydi.
şüphesiz ki slav halkı da arşidükü çok seviyordu. sırp milliyetçileri hariç bütün slav unsurlar arşidük kahramandı. fakat bu durum sırp milliyetçilerini çok daha fazla kızdırıyordu. kurmak istedikleri büyük sırbıstan'ın önünde en büyük arşidük'ün ta kendisiydi ve yaşlı imparator ölmek üzereyken tahta çok yakındı. saraybosna gezisi çok büyük felaketlere yol açabilir zaten sayıları azalmış sırp milliyetçilerinin tabanını kaybetmesine sebep olabilirdi. bu sebeple arşidük ayaklarına kadar gelmişken öldürülmeli ve slavlara karşı avusturya imparatorunun baskısının artması ile tabana yayılma imkanı bulabileceklerdi.
princip yaptığı suikast ile milyonların ölümüne sebep oldu desek yanlış olmaz. avusturya-macaristan almanya'nın gazıyla sırbistan'a savaş açtı. peşinden olaylar gelişti. eğer suikast başarısız olsa 2 yıl sonra başa geçen franz ferdinand ile sırp meselesi barışcıl yolla çözülmesi muhakkaktı.
neyse dönelim avrupa'ya. ciddi ciddi savaşmak istemeyen çok fazla devlet vardı. bunların başında büyük britanya yer almaktaydı. güneş batmayan imparatorluğa sahip ingilizler savaş ile bir şey kazanamayacakları gibi kaybedebilecekleri çok şey vardı. eğer almanya belçika'yı işgal etmese hiç girmeye niyetleri yoktu. ruslar hamiliğini yaptı sırpları ne olursa olsun bırakamayacakları için girdiler savaşa yoksa kendileri de lehler, finliler, baltık milletleri, türki halklar ve ukraynalıların isyanlarından bıkmıştı. kendileri gibi karışık avusturya'nın yıkılmasını hiç istemezdi. fransızlar almanlardan çekinse de ruslar gibi müttefiklerini kaybederlerse kıta avrupasında yalnız kalacaklarını bildikleri için girdiler savaşa. osmanlı zaten istemezdi bildiğimiz üzere, savaşı sevmeyip sonlarında fırsatçı olarak dahil olan italya'da istemiyordu savaşmayı. tek savaşı isteyen almanya idi. yoksa onun desteği olması avusturya-macaristan sırplara savaş ilan edemezdi.
dönelim avusturya-macaristan imparatorluğuna. alman konfederasyonundan kovulduktan sonra alman milliyetçiliğini tümden terkedip çift başlı monarşiye geçiş yapmışlardı. zaten kendi toprakları dışındaki bütün almanlar onları terketmişti ülkenin çeyreği alman kalmıştı doğal olarak en kalabalık ikinci unsur olan macarları yönetime dahil edip iç karışıklığı sona erdirdiler. slavlar yüzyıllardır avusturya imparatorluğu içerisinde yaşamıştı. fakat hırvat-sloven-çek halkları germanic ırklarla bol bol karıştıkları gibi katolik inançları yüzünden imparatorluğa sadık kalmıştı. alfabeleri bile farklıydı slav kimliğini önemsemezlerdi. fakat bosna-hersek bölgesi bunun aksine müslüman-ortodoks slavların %80 üzerinde nüfusu oluşturdukları yerdi. 1908 yılında bölgenin avusturya tarafından ilhakı durumu değiştirdi ve sırpların büyük tepkisini çekti. balkan savaşları sonrası sırp milliyetçileri için avusturya-macaristan toprakları dışında bütün sırplar özgürleşmişti. dolayısıyla bölge kaynıyordu.
franz ferdinand sıradan bir arşidük değildi. vizyonu çok genişti. alman milliyetçiliğini sadowa'da gömmüşlerdi, onlar birleşmek için yüzyılları bekleyen alman değil, hep habsburg hanedanlığı ile büyük olmuş avusturya milletiydi. kendilerini çok beğenmiş orta-asya göçmeni macarlardan nefret ederdi. bunun yerine alt alta topladığı zaman ülkenin en unsuru gelebilecek olan slavların hakların verilmediğini düşünüyordu. üçlü bir monarşi kurup üçüncü tacı slavlara vermek istiyordu. tüm tehlikeye ve uyarılara rağmen saraybosna ziyaretinden vazgeçmedi. biricik slav dostlarının kendisine kıyması mümkün değildi. imparatorluğun sırplara ve diğer slavlara karşı yaptırım uygulamasını sürekli olarak engelleyen kişi kendisiydi.
şüphesiz ki slav halkı da arşidükü çok seviyordu. sırp milliyetçileri hariç bütün slav unsurlar arşidük kahramandı. fakat bu durum sırp milliyetçilerini çok daha fazla kızdırıyordu. kurmak istedikleri büyük sırbıstan'ın önünde en büyük arşidük'ün ta kendisiydi ve yaşlı imparator ölmek üzereyken tahta çok yakındı. saraybosna gezisi çok büyük felaketlere yol açabilir zaten sayıları azalmış sırp milliyetçilerinin tabanını kaybetmesine sebep olabilirdi. bu sebeple arşidük ayaklarına kadar gelmişken öldürülmeli ve slavlara karşı avusturya imparatorunun baskısının artması ile tabana yayılma imkanı bulabileceklerdi.
princip yaptığı suikast ile milyonların ölümüne sebep oldu desek yanlış olmaz. avusturya-macaristan almanya'nın gazıyla sırbistan'a savaş açtı. peşinden olaylar gelişti. eğer suikast başarısız olsa 2 yıl sonra başa geçen franz ferdinand ile sırp meselesi barışcıl yolla çözülmesi muhakkaktı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar