bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- sinek as6
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- insanı yoran duygular6
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- tavuğun neden kanatları var11
- patso3
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- spora başladım4
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- at eti yemek3
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- pandela 310
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- taliban7
- sözlüğün en masum yazarları18
- izmir yanıyor5
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- özgüven3
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük deli istilası4
- gocu34
- uludağ sözlük size ne kattı27
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- sonbahar depresyonu4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- queen ravennadan mesaj var11
- kulaklık6
- kız düşürmenin kısa yolu19
- komünistlerin tatar sürgünü2
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
Bir durakta bekliyordum. sabahın erken saatleriydi.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar