bugün
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek16
- kimseye borç vermeyen insan9
- chp'nin hali ne olacak33
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı3
- bir kadını sözlük yazarı yapıp onunla sex yapmak4
- mecnun bir am için çöllere düşmesi3
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları4
- 35 yaşında şort giyen erkeklerin olması4
- m r e r e c t o19
- aisu3
- mhp li yazarlar5
- lvbel c5 dinlemenin zevkli olması2
- aşkını itiraf edememek2
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak7
- el sıkıştığında ne hissediyorsun7
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması3
- erkek adam dediğin3
- vurdurmayan sözlük yazarları6
- aylık 339 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kızlar kıllı göbek sever mi3
- esat oktay yıldıran4
- özdemir asaf bir gün taksiye biner3
- gram altın5
- eve atılan kızın ekşici çıkması6
- stanley termos almanın mantıklı açıklaması4
- asansöre binerken ayakkabıları çıkartmak2
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı5
- sedat pekmez24
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- saçma sapan şeyleri dert edinmek2
- özgür özel den kılıçdaroğlu'na ihraç uyarısı4
- gocu28
- kayyum kemal8
- sözlükteki porno muhabbetlerini lanetlemek2
- kayseri2
- zayıflamanın en güzel yanı2
- togg t10f3
- tai lung11
- recycled plastic2
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini3
- bitik sözlük4
- ırmak koparan3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- 9 haziran 2026 kılıçdaroğlu'nun ihraç açıklaması3
- her evde en az iki araba olması4
- en sevdiğiniz müzik türü5
- gürsel tekin2
- insan olmaya çeyrek kala5
- 2000 ler rock2
Bir durakta bekliyordum. sabahın erken saatleriydi.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
güncel Önemli Başlıklar
