bugün
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması14
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat39
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı7
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik3
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız9
- israil de eski generalin netanyahu planı2
- yılmaz erdoğan6
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek26
- şu an ne isterdin14
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- görükle'deki benzin istasyonundaki market2
- çocukluk arkadaşlığı7
- sabah programları3
- tuvalet kağıdını ters takanlar ruh hastası mı2
- soner sarıkabadayı3
- azrail'in görüldüğü an4
- engin altan düzyatan3
- ığdır'ın baş harfi ığdır2
- devlet bahçeli4
- en güzel öpüşme sahnesi2
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sosyal medyadaki hastalıklı zihniyet2
- melike öcalan2
- cadılar bayramında cadı kesmek3
- yulaf lapası vs tost11
- açım aç9
- recep ivedik 82
- batı şeria2
- herkes nerde4
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- iran2
- güneşli bir günde insanın evde oturma nedenleri3
- bir beden küçük kıyafet almak7
- karpuzcu liboş3
- dinlerin evrensel olmaması3
- fon vurgunu54
- galatasaray vs akp13
- edep sen ne güzel şeysin6
- from gold from dust34
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko7
- mustafa sarıgül pornosu5
- kaçak çay18
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 2027 hedefleri2
- yazarların kahvaltı keyfi3
- fon suresi 2 milyarıncı ayet4
- dilekçeye nasıl başlanır9
- platon un mağara alegorisi6
Bir durakta bekliyordum. sabahın erken saatleriydi.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
Aylardır orayı ve etrafını hatırlamaya çalışıyorum. Bir duvarın önünde, paslanmış demirlerle çevrili birkaç oturağı olan bir duraktı. Duvarın bittiği yerde sağ tarafa doğru bir yokuş uzanıyordu. Ve tam o noktada Bir ağaç vardı sanki. Öyle olmasa da öyle hatırlamak güzel geliyordu. Yani her şeyi daha güzel hatırlıyorsam bir nedeni vardır, olmalıdır.
Durağa pek yaklaşmadan durdum. Yaklaşık 15-20 dakika bekledim. Duvarlara birileri bir şeyler kazımıştı. isimler, isimler, her yana taşan isimler.. Çantama elimi atıp bozuk bir kalem çıkarıp 'B' harfini yazdım. Sonra B geldi. Biraz bakakaldım, başladım b'li cümleler kurmaya. Ben 'b' diyorsam, b'nin boynu büküktür, biliyorum. Aklımı yitirmiş de olabilirim üstelik. 'B' diye bir harf var mı?
-Var,
-var,
-ya yoksa?
Sonra yolun karşısına geçtim. B de geldi. Ben bu kadar güzel bir 'b' görmedim. B'ye uzun uzun bakınca, b 'ben' oluyordu, biraz daha uzun bakarsam 'biz' oluyordu. "biz de ben de, olmasak da, sen b'sin" b'nin hakkı çoktur. B zamanında büyük maceralar yaşamıştır. Bunların bazıları anlatılmaz elbette. Sırdır. Mesela bir keresinde çocukken b'nin ayağı kaymış yere düşmüştür, ben çok üzülmüşümdür. B'yi bir keresinde hastaneye kaldırmışlardır demişimdir yani "ben niçin hastaneye kaldırılmıyorum?". B beceriklidir, elinden her iş gelir. B çok güzel makarna yapar. Şimdi çıkıp biri "makarnayı herkes yapar ulan" diyebilir. Ben ona derim ki: eğer "ulan" demesen sana bunun izahını yapardım ama "ulan" dediğin için anlatmıyorum. Yani önce "ulan" dememeyi öğrenin. Bir de b'ye güvenin. B bir yemek yaptığı zaman parmaklarınızı yersiniz, bir daha o yemeği b'den başkasından yiyesiniz gelmez. Siz şimdi yine "acaba b bu yemeklerin içine sihirli bir şeyler mi koyuyor yani ne bileyim bir büyü filan mı yapıyor?" diye bir soru sorabilirsiniz. Ben de size böyle şeylere pek inancım olmadığını ve b'nin de böyle biri olmadığını söylerim. Tabii b yalnızca yemekleriyle ün yapmış bir b değil. B'nin çizimlerinin seviyesine henüz resim sanatı ulaşamamıştır, b'nin ses sanatçılığının yanında diğerlerinin esamesi okunmaz. Ama bunlar gizlidir. B öyle övülmeyle filan uğraşacak biri değildir. B Kıymetini bileceklere zaten kendini gösterir . Yani siz b'den habersizseniz, bilin ki zaten sanattan manattan çakmıyorsunuz ve ağzınızın tadı da yok. Hani biraz bir yağmur yağsa B gider bir saçağın altında usulca durur, yağmuru izler. benim gibi aptallık edip ıslanmaz. B bir çocuk gördü mü durur, sever. B başka sever çocukları. Sizin benim veya birçoğu gibi eğreti durmaz onun sevmesi. B sevdiği zaman tam sever, anlarsınız sevgi nedir. b'nin bu özelliği de kendini gösterse pedagoji kitaplarına girecek mahiyettedir. B kendisine yanlış yapanları sık sık affeder. B kötülük etmez, zaten bilmez de öyle şeyleri ama bazen kendine çok haksızlık eder. Çıkar der mesela kendi kendine "ben hiç de iyi bir b değilim" ben olsam o an "sen çok iyi bir b'sin, üstelik bunu da b'li cümlelerin hatırına demiyorum, bağımsız diyorum bil" derim. B insaflıdır, vicdanlıdır. Siz gider başka harflerle kafayı bozarsınız ama o yine de vefalıdır "git ulan köpoğlu kafayı bozduğun harflerinle boğul" demez, diyebilir ama demez yani. Siz b'nin b'liğini bilmezsiniz. Siz bir şey bilmezsiniz aslında. Bunu bilseniz yeter.
Sonra b bana bir kapıyı açtı. Ben de bir harftim ama alfabeye henüz konulmamıştım. Zaten ne olduğum da belirsizdi. Hangi harfim ben bilemedim. Eğer belirli Bir harf olsaydım, elimde olsaydı 'm' olmak isterdim. Çünkü 'M'ler bir süre sonra b'ye dönmeye meyillidir. Tabii asırlar gerekebilir ama ne olacak? Bence b'ye dönen her m mutluluktan havalara uçuyordur. inanmayanlar gidip konuşabilir. Ben konuştum ve hepsinin mutluluğuna şahit oldum. Ama dönmediği örnekler de çok. B'ye anlatmadım pek bunları. B'nin zaten gramerle, fonetikle, etimolojiyle falan filanla bir alakası yoktur. Bunlar boş adamların boş vakitlerinde çıkardığı birtakım gereksiz şeylerdir. B hayatı öyle bir yaşar ki aklınız şaşar, siz b ile karşılaşsaydınız zaten kendinizi denize filan atardınız. B size bir baksın, tamamdır. B'siz yaşayamazsınız. B'li de yaşayamazsınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar