bugün
- islam barış dinidir7
- laik teyze4
- caddebostan3
- abur öldü mü lan4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- yeninur ada2
- ona bir şey söyle6
- yazarların favori oyun karakteri11
- futbol14
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- osuruktan şiirler89
- film önerileri3
- para mı aşk mı sorunsalı8
- brezilya7
- tai lung26
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- dolar isterse 100 olsun41
- tütün eksperliği yüksekokulu2
- süper lig7
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- nervio varıdı nerede o11
- velvet50
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- fenerbahçe17
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- ismet gurbuz 202412
- 1948 arap israil savaşı8
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- anın görüntüsü20
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- türkiye5
- ispanya3
- la liga3
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- kasımpaşa4
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- çorum fk4
- sözlük kızlarının babaları5
eğer birisiyle kokusu içine sinerek uyuduysan ve sabahına sarmaş dolaş, nefesi nefesinde uyandıysan, gittiğinde oluşan hissizliği, anlamlarını sadece senin yüklediğin kelimelerle anlatamazdın.
bazı kelimelerin kifayetini kaybettiğini 28 yaşıma gelmiştim ama yeni öğrenmiştim. burnumun ucu sızlıyordu. özlemek öyle bir şey değildi. boğazımda takılı kalan bir şeyler vardı ve ne yutkunabiliyor ne de anlatabiliyordum. orada öylece duruyordu, göğsümden başlayıp her bir hücremi içine katarak derinleşen o ince sızı. hani bilirsiniz, kağıt kesiğine eşdeğer olan o tüm iç organlarınızı ait olmadıkları yerlerdeymiş gibi ağrıtan ve hiç geçmeyecekmiş gibi gelen o his. hiç konuşmuyorduk, susarak da anlaşamıyorduk. sarılarak anlaşabilirdik belki ama sen tüm ihtimalleri alıp da yanına, göç etmiştin doğru bildiğin yanlışlara.
şimdi aramızdaki mesafe dönülemeyecek kadar uzun. sana üzerinde eğreti duran sıfatlar kullandıysam kızma bana. çünkü sen hiç benim gözümden görmedin. hiç uyurken izlemedin mesela beni. nefes alıp verişim hiç huzur vermedi sana ya da uyurken ellerin ellerimde diye mutluluktan uyuyamadığın hiç olmadı. insanlar uyurken severmiş en çok birbirlerini ve sen bunu fark edecek kadar bile kalmamışsın yanımda.
yok saymak en kolayı. sanki hiç var olmamış, sanki öyle sarılmamış, öyle gülmemiş sanki hiç tanışmamış gibi. aslında sana kızgın değilim. çokça özlüyorum işte. biraz da kafamın içini kemiriyorsun, baş ağrılarım hep bundan. çünkü kafamın içinden sana sarılmak biraz zor oluyor. zoruma gidiyor işte. yanında huyunu suyunu, kokusunu bilmediğin bir adamla uyanacak olma ihtimalin geliyor, bir güzel sövüyorum gelmişine gittiğine. ama en çok gittiğine sövüyorum. biliyor musun aslında iyi ki gittin, çünkü kalsaydın...
seninle bir rakı masasında bu ülkeyi kurtarma ihtimalimizi bile sevebilirdim.
https://www.youtube.com/watch?v=5J2UbONCngo
bazı kelimelerin kifayetini kaybettiğini 28 yaşıma gelmiştim ama yeni öğrenmiştim. burnumun ucu sızlıyordu. özlemek öyle bir şey değildi. boğazımda takılı kalan bir şeyler vardı ve ne yutkunabiliyor ne de anlatabiliyordum. orada öylece duruyordu, göğsümden başlayıp her bir hücremi içine katarak derinleşen o ince sızı. hani bilirsiniz, kağıt kesiğine eşdeğer olan o tüm iç organlarınızı ait olmadıkları yerlerdeymiş gibi ağrıtan ve hiç geçmeyecekmiş gibi gelen o his. hiç konuşmuyorduk, susarak da anlaşamıyorduk. sarılarak anlaşabilirdik belki ama sen tüm ihtimalleri alıp da yanına, göç etmiştin doğru bildiğin yanlışlara.
şimdi aramızdaki mesafe dönülemeyecek kadar uzun. sana üzerinde eğreti duran sıfatlar kullandıysam kızma bana. çünkü sen hiç benim gözümden görmedin. hiç uyurken izlemedin mesela beni. nefes alıp verişim hiç huzur vermedi sana ya da uyurken ellerin ellerimde diye mutluluktan uyuyamadığın hiç olmadı. insanlar uyurken severmiş en çok birbirlerini ve sen bunu fark edecek kadar bile kalmamışsın yanımda.
yok saymak en kolayı. sanki hiç var olmamış, sanki öyle sarılmamış, öyle gülmemiş sanki hiç tanışmamış gibi. aslında sana kızgın değilim. çokça özlüyorum işte. biraz da kafamın içini kemiriyorsun, baş ağrılarım hep bundan. çünkü kafamın içinden sana sarılmak biraz zor oluyor. zoruma gidiyor işte. yanında huyunu suyunu, kokusunu bilmediğin bir adamla uyanacak olma ihtimalin geliyor, bir güzel sövüyorum gelmişine gittiğine. ama en çok gittiğine sövüyorum. biliyor musun aslında iyi ki gittin, çünkü kalsaydın...
seninle bir rakı masasında bu ülkeyi kurtarma ihtimalimizi bile sevebilirdim.
https://www.youtube.com/watch?v=5J2UbONCngo
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar