bugün
- arkadaşlar size bi soru sorucam57
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı73
- erkeği karizmatik gösteren şeyler22
- herkes istediği yazarı yazsın20
- beni neden sevmediniz13
- sevgiliye saat hediye etmek5
- bekar erkeklerin en büyük neşesi8
- sözlükteki galatasaraylılar7
- keşke benim olsa denilen yazarlar10
- ne kadar paranız var9
- galatasaray8
- cadılar bayramında ne olacaksınız16
- baloncan çakır5
- 24 yaşına kadar hiç kız arkadaşı olmamış insan15
- arkadaşlar ben nişanlanıyorum12
- kendin hakkında bir gerçek bırak2
- sözlük erkeklerine bir hediye bırak7
- marksizm bu topraklarda biterse dünyada biter3
- meksika açmazı macerası14
- victor osimhen5
- 2027 de neler olsun8
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası43
- 12 eylül kemalizm'in reddidir2
- sevgilinin bisepsinden sushi yemek6
- hayat felsefesi yapılabilecek en güzel söz3
- youtube shorts6
- yavuz sultan selim16
- ortadoğuda kartlar dağıtılıyor4
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok28
- ilham aliyev28
- lamine yamal2
- simko332
- kafkasyayı kemalistler sovyetize ettiler2
- yapay zeka cin kavmiyle çevrimiçi sohbetten ibaret2
- çorba8
- ofsaytımsı vol 220
- arkadaşlar bi bakar mısınız5
- misafir ağırlamak2
- çok film izleyen insandan zarar gelmez29
- ingiliz yaprağı2
- trump'ın erdoğan'a saygı açıklaması2
- nişanlının abisini traveler'a ayarlamak4
- gs stadında seslerin kesilmesi2
- sabahattin ali3
- maçı şeyine takmayan barçadan 4 yemek2
- miss turkey 20262
- yağmurlu havada buluşmayan erkek4
- paradox interactive boykotu4
- satılık cennet arsası2
- uludağ sözlük cadılar bayramı partisi6
tanım: feci koyar adama.
hz ebubekir der ki "ağladığım nice günler oldu , gün geldi, ağladığım günler için ağladım".
sadi şirazi ise " ben doğduğum da herkes gülüyordu ben ağlıyordum. ben öldüğüm de ise herkes ağlıyordu , ben gülüyordum".
bir şarkı , başka bir şarkı daha, kelimeler, süslü cümleler kurmak, için can atsa da, şu an tek gerçek olan elde ağlayamamanın verdiği acı.
oysa , elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi, mahalle de arkadaşlarından dayak yiyip eve giden çocuk gibi masum ağlamak istersin .
orta da ne büyük günahlar , ne vicdan muhasebesi vardır. anneler ilk eline aldıklarında bebeklerini , babalar kahve köşelerinde asker de oğlum dediklerindeki gibi o zevkle omutlulukla ağlamak .
bir minübüs şoförünün , dinlediği o arabesk şarkıdaki en acı kelime düşer içine insanın bazen de bir hırsızın , lüks bir evin salonunda kala kalmışlığı korku içinde ,artık güneşin doğmayacağını ,gece den sabaha çıkamayacağını düşünürsün.
yemyeşil ovalar da annelerine koşan kuzulurdan, çiftçinin yeşermiş buğdaylarından bir tanesi bile olmak istersin.
buğulu camlara isim yazmak yine ,kimse görmesin diye tekrar silmek ,imzalar atmak o cama , o buğuya.
bazen rüyalardan uyanınca insan , gerçek hangisi , diye düşünür.
oysa sadece istediği huzurdur. elinde bir zeytin, bir hurma , iftar sofrasında ezanın okunmasını bekleyen çocuk gibi.
içinden şarkılar , kelimeler geçer, en süslüsünden , en püslüsünden, hiçbiri yetmez ,o duyguyu anlatmaya .
oysa gelinlik içinde son kez anne evinden çıkan o gelin ağlar , annesi ağlar, iki türlü bir mutluluk vardır ortada . iki tür bir hüzün.
bilinen tek şey ,ağlayamamak . kötü koyar adama.
hz ebubekir der ki "ağladığım nice günler oldu , gün geldi, ağladığım günler için ağladım".
sadi şirazi ise " ben doğduğum da herkes gülüyordu ben ağlıyordum. ben öldüğüm de ise herkes ağlıyordu , ben gülüyordum".
bir şarkı , başka bir şarkı daha, kelimeler, süslü cümleler kurmak, için can atsa da, şu an tek gerçek olan elde ağlayamamanın verdiği acı.
oysa , elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi, mahalle de arkadaşlarından dayak yiyip eve giden çocuk gibi masum ağlamak istersin .
orta da ne büyük günahlar , ne vicdan muhasebesi vardır. anneler ilk eline aldıklarında bebeklerini , babalar kahve köşelerinde asker de oğlum dediklerindeki gibi o zevkle omutlulukla ağlamak .
bir minübüs şoförünün , dinlediği o arabesk şarkıdaki en acı kelime düşer içine insanın bazen de bir hırsızın , lüks bir evin salonunda kala kalmışlığı korku içinde ,artık güneşin doğmayacağını ,gece den sabaha çıkamayacağını düşünürsün.
yemyeşil ovalar da annelerine koşan kuzulurdan, çiftçinin yeşermiş buğdaylarından bir tanesi bile olmak istersin.
buğulu camlara isim yazmak yine ,kimse görmesin diye tekrar silmek ,imzalar atmak o cama , o buğuya.
bazen rüyalardan uyanınca insan , gerçek hangisi , diye düşünür.
oysa sadece istediği huzurdur. elinde bir zeytin, bir hurma , iftar sofrasında ezanın okunmasını bekleyen çocuk gibi.
içinden şarkılar , kelimeler geçer, en süslüsünden , en püslüsünden, hiçbiri yetmez ,o duyguyu anlatmaya .
oysa gelinlik içinde son kez anne evinden çıkan o gelin ağlar , annesi ağlar, iki türlü bir mutluluk vardır ortada . iki tür bir hüzün.
bilinen tek şey ,ağlayamamak . kötü koyar adama.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar