bugün
- rica etsem beni linçler misiniz14
- silver ile evlenecek erkek41
- ellerim bos gonlum hos29
- ruhun bir bedenden diğerine geçmesi5
- ne mutlu türküm diyene3
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası7
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın6
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- avukat sevgili8
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- sözlükte yapılacak en büyük hata4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- teomancalmasur5
- sözlüğün toplam zekası6
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- can yok olmaz sadece biçim değiştirir2
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- morkstar6
- silik yemek5
- tarihin üç kırılma noktası2
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- katatespizartmasi16
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- tuzlu kahve dizisi7
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- ortama girince herkesin susması11
- sarhoş olmak3
- parayla saadet olması18
- motordan düşmek6
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı30
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- sözlük yazarlarının kombinleri12
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- özel mesaj ifşası5
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sırplarda dusan isminin yaygın olması3
- sarapci koala61
- amedspor19
önce nietzche tanrı'yı öldürdü.
hiç değilse insan kaldı dedik.
sonra yapısalcılar insanı öldürdü.
şimdi boku yedik dedik.
sonra yapısalcılık, hermenötik gibilerinin keskin soyutlamalarının ardından doğrudan gündelik ve gerçek hayata dair olmakla beraber derinliğe karşı alerjisi olan postmodernistler atölyelerden, resim galerilerinden, romanlardan, anlatılardan küratörleriyle, tracey emin'leriyle, sebastian knight'larıyla hepimizi bir güzel enstalasyonladılar.
bunun bizdeki ayrangönüllü bayileri dekonstrüktivist çobanlar ya da minimalist bakkallar olarak fordist üretim bandından mobius şeridine plastik bir anlatı peşinde su konferansa dahil olup bu projeyi derdest ederekten nadiren dirsek çürütüp çoğunlukla -kendilerinki dahil- dinleyenlerin, okuyanların dimağını paraladılar.
tamam, moderniteden, pozitivizmden, ampirizmden sıtkımız sıyrıldı lakin körfez savaşı'nın olduğundan şüphelenmek için tavşanı hiç görmeyip sadece havuca bakmak hadi postmodern söyleyeyim, nasıl bir resepsiyon'dur kuzum allasen. sonra, the postmodern condition'un yazarının kozmik entropi, astral seyahat çalışmaya başladığını duyunca büyük türk kompozitörü serdar ortaç'ın, "gezegendeki son gemiye binip çek git" sözü aklımıza gelmedi değil.
ancak yine de postmodern zamanların alamet-i farikası olan -ve memlekette moda olmadan çıkıp derinleşmesini umup, dilediğimiz- kültürel çalışmaların hatrına temkinli bir bekleyişe geçilmedi de değil ama bu -çok şükür ki- sadece julia kristeva ya da luce irigaray'ın banyodan yeni çıkmış makbule tokmak hallerinin hatrına olmadı...
üstelik postmodernistler tıpkı neoliberaller gibi, toplumsal normlardan, özgün değerlerden, verili hiyerarşilerden, otoriter standartlardan, toplumsal anlaşma kodlarından, geleneksel pratiklerden yoğun şüphe duyup bunu da parantezlerle, tırnak içinde tırnaklarla, metinlerarası göndermelerle sürekli kendini dinleyen, gözden geçiren, sorgulayan adeta nesnel gerçeklik yokmuş gibi kendi söylemi dahil söylemler tahlili barındıran ve bunlardan ibaret olan bir üslupla üstümüze boca ettiler. söylemden, conceptten, resepsiyondan, enstalasyondan etraf seçilemez oldu...
şüphesiz bir insan modelleri vardı; merkezsiz, hazcı, kendini yeniden üreten, alıveriş merkezine girince: "sınıfsız toplum işte bu, diyen..."
hiç değilse insan kaldı dedik.
sonra yapısalcılar insanı öldürdü.
şimdi boku yedik dedik.
sonra yapısalcılık, hermenötik gibilerinin keskin soyutlamalarının ardından doğrudan gündelik ve gerçek hayata dair olmakla beraber derinliğe karşı alerjisi olan postmodernistler atölyelerden, resim galerilerinden, romanlardan, anlatılardan küratörleriyle, tracey emin'leriyle, sebastian knight'larıyla hepimizi bir güzel enstalasyonladılar.
bunun bizdeki ayrangönüllü bayileri dekonstrüktivist çobanlar ya da minimalist bakkallar olarak fordist üretim bandından mobius şeridine plastik bir anlatı peşinde su konferansa dahil olup bu projeyi derdest ederekten nadiren dirsek çürütüp çoğunlukla -kendilerinki dahil- dinleyenlerin, okuyanların dimağını paraladılar.
tamam, moderniteden, pozitivizmden, ampirizmden sıtkımız sıyrıldı lakin körfez savaşı'nın olduğundan şüphelenmek için tavşanı hiç görmeyip sadece havuca bakmak hadi postmodern söyleyeyim, nasıl bir resepsiyon'dur kuzum allasen. sonra, the postmodern condition'un yazarının kozmik entropi, astral seyahat çalışmaya başladığını duyunca büyük türk kompozitörü serdar ortaç'ın, "gezegendeki son gemiye binip çek git" sözü aklımıza gelmedi değil.
ancak yine de postmodern zamanların alamet-i farikası olan -ve memlekette moda olmadan çıkıp derinleşmesini umup, dilediğimiz- kültürel çalışmaların hatrına temkinli bir bekleyişe geçilmedi de değil ama bu -çok şükür ki- sadece julia kristeva ya da luce irigaray'ın banyodan yeni çıkmış makbule tokmak hallerinin hatrına olmadı...
üstelik postmodernistler tıpkı neoliberaller gibi, toplumsal normlardan, özgün değerlerden, verili hiyerarşilerden, otoriter standartlardan, toplumsal anlaşma kodlarından, geleneksel pratiklerden yoğun şüphe duyup bunu da parantezlerle, tırnak içinde tırnaklarla, metinlerarası göndermelerle sürekli kendini dinleyen, gözden geçiren, sorgulayan adeta nesnel gerçeklik yokmuş gibi kendi söylemi dahil söylemler tahlili barındıran ve bunlardan ibaret olan bir üslupla üstümüze boca ettiler. söylemden, conceptten, resepsiyondan, enstalasyondan etraf seçilemez oldu...
şüphesiz bir insan modelleri vardı; merkezsiz, hazcı, kendini yeniden üreten, alıveriş merkezine girince: "sınıfsız toplum işte bu, diyen..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar