bugün

istanbul

"onlarca yildir burada yasiyorum" diyebiliyorum artik.

16 yasinda geldim; yapayalniz ama hic korkmadan... o kadar cok agladim ki bu sehirde... o kadar cok guldum, o kadar sevdim, sevildim, uzdum, uzuldum... istanbul'la ilgisi yok, nerede olsaydim bunlari yasayacaktim belki, buyuyordum cunku; ama istanbul tum bunlarin ortasinda olunca; tum klise sarkilarin, siirlerin, romanlarin soyledigi gibi bir yere donusuyor sehir. buyulu bir yere donustu benim icin de, sonunda.

en cok yalniz kaldim. en cok agladim burda, evet. kotulukler gordum, kimseye soylemediklerimi bir kitaba sarilip agladim.

birakip gitmek istedi bir yanim, bir ses hep "gidemezsin" dedi. "gitme..." hala gidemedim. gitmek istiyorum, gidemiyorum... tutan bir sey yok, gidemiyorum. yani gitmek zorunda olmak istememisim aslinda belki. ya da zamani var, gelmedi. bir sen biliyorsun.

evim olmustur artik. terk ettiler, gittiler, ben kaldim... ben hic korkmadim. korkmuyorum. uzdugume uzuldugum bir sensin, senden ozurler diledim. yetmiyor mu, uzuluyorum. bir tek sen affet yeter, burdaki yillarimi.

tek seni uzmeye, uzmus olmaya dayanamiyorum.

sen varsin hep; her yerde, hep yanimda, icimde. yalniz degilim aslinda.

sen nasil istersen oyle olsun. ne dersen o olsun. hic gormeden inaniyorum; seni o kadar cok seviyorum, icimden tasiyor, agliyorum. ne istiyorsan sen benim icin; ben bilmeden, yasamadan raziyim, yine en iyi sen biliyorsun...

istanbul'u bana yasattigin icin sana tesekkur ederim. beni terk etmedigin, bana darilmadigin, yalniz birakmadigin ve tum merhametin icin tesekkur ederim istanbul.
© copyright 2005 - 2026