bugün
- hewal ebo18
- herkesin artık tanım yapması6
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı5
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz8
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi11
- kuran da namaz yok19
- katatespizartmasi6
- en iyi simit hangi şehirdedir10
- lahmacunu elle yiyen kız6
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil5
- bursa vs edirne6
- gürcistan8
- kendine bir öğüt ver7
- ısparta simidi8
- pforzheim şu an 36 derece4
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- yukarı kattan gelen ahh sesi5
- ateistlerin temel hatası7
- ağızdan araba sesi çıkarmak2
- gocu11
- intersection karma resim sergisi2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj9
- benkimki9
- mülkiyetçi aşk3
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- atatürk'ün kızları2
- hac kesin kayıt işlemleri başladı2
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- yahoo2
- ben ıspartada yaşıyorum4
- z kuşağı7
- sözlük yazarlarının saatleri15
- instagram7
- ioçk adamdır2
- erdal beşikçioğlu6
- bir gammaz çetesinin daha çökertilmiş olması2
- pembeyavuz2
- kadınlar arası rekabet7
- 25 yaşındaki ergenin sözlükte akıl vermesi3
- ırkçı damgası yememenin yolu2
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi2
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- bir geçmiş olsun alırım artık4
- selamun aleyküm2
- velvet19
- memduh bashgan2
Edit: Silinen mesajın revizyona tutulmuş son halidir .
faşizmin niteliksiz niteliklerini belirlemek için kendisinden Daha önce birçok kez yararlanıp,bir sonraki otopsiye kadar tarihin kirli çöplüğüne atıp orada muhafaza ettiğimiz,sosyal bilimler terminolojisinde kendisine''ulen'' ismini vermiş olduğum faşist yazarımsının, silinmemin hemen akabinde cesaretini toplayıp, bir cengaver silüetine bürünüp yazması bendeniz açısından değerlendirildiğinde ''silik'' kavramının yeniden sorgulanması gerektiği sorununu doğuruyor. Bu kavramı iki alt başlık altında incelemek uygun bir tutum olacaktır.Öncelikle görüngülerin doğasını analiz edip,karekteristiğini tahlil ettikten sonra,onları bir kavrama ama doğalarına uygun olacak bir kavrama indirgeyip,örnek vermek gerekirse faşisti faşist olarak belirlemek,köpeği köpek olarak,sığırı sığır olarak belirlemek,,otu ot,boku bok olarak belirlemekten dolayı silinmenin yanında,sözlüğün uçsuz bucaksız okyanusunda hep vatan millet Sakarya adalarına doğru kulaç atıp,bir çember misali aynı yerde başlayıp aynı yerde son bulan ve bu aynı yerde başlayıp aynı yerde son bulma rutinliğini aynı şekilde ve aynı şiddette tekrarlayıp duran,tarih başta olmak üzere tüm sosyal bilimlerin ırzına geçen,vatan millet Sakarya lokalizasyonunun taş çatlasa 5 kelimelik terminolojisiyle insanı ve insanlığı yorumlamaya çalışan modern çağ kompradorlarının nicklerinin silinmemesi bir anlam ifade etmemektedir,zira öz olarak zaten siliktirler,zaten faşizm öz olarak silik olanların ideolojisidir. Charlie Chaplinin o ölümsüz vecizesinde buyurduğu gibi''insanı inceledim,çünkü insanı tanımadan mesleğimde hiçbirşey yapamazdım'',bende bundan yola çıkarak belirtebilirim ki''faşizmin tarihsel otopsisini inceledim,ortaya bu çıktı''. Hatta denilebilir ki faşizm bir nevi insanlıktan çırakılma izolasyonudur. Hemen marks amcamızın beni destekler namda bir belirleniminden bahsedelim ki yazdıklarım tarihin en sağlam bütünselliğinin doktrini tarafından işe yarar bir parça olarak görülme hakkını kazansın''şeylerin özü göründükleri gibi olsaydı bilime gerek kalmazdı'. Tüm belirlenimler faşist görüngünün silüetinden yola çıkılarak değil,kişiliğinin ve farkındalıklarının en uç ve en sığ -ki bu ikisi arasında hemen hemen hiçbir fark yoktu- anlarının analizinin yapılmasıyla ortaya dökülmüştür.Bizler tüm bu belirlenimler çerçevesinde bir faşisti ele aldığımızda elbette onun belirlenimlerinde insanımsı bir payda aramayacağız,doğalarına uygun olmayan bir paydayı onlardan beklemek yada ummak onların karakteristiklerine haksızlık yapmak olacaktır,mesela ''copt-paste yapıyor bu yazar'' diye belirtip akabinde bu copy-paste sendromuna bir örnek verememesi,yazdığını hiçbir veri ile destekleyememesi aslında bizim tezimizi destekleyen bir veri ortaya çıkmasına neden oluyor,bok at izi kalsın saplantısı,tüm bu değerlendirmeler ışığında şu belirlenimi yapmak çok doğru olacaktır,faşizm '' işkembeden sallama etkinliğidir''. Bu faşist bünyeler Obsesyonun(saplantı yazayımda az gri hücre yaksınlar) en bilindik simaları olmayı daha uzunca bir müddet başarıyla sırtlarında taşıyacaklardır,bu konuda bir şüphem yok.
Faşist bir bünyenin hiç anlayamadığı,anlayamayacağı değerlendirmeleri okuması sırasında''seni en fazla ben okuyorum'' sanrısının ortaya çıkması normal karşılanabilir bir sanrıdır,5 kelimelik faşist terminolojiye sahip, vatan millet Sakarya lokalizasyonunda tutuklu kalmış ,Harun yahva kod isimli Adnan oktar'ın müridleriyle bahçe sohbetleri yapmasından yola çıkarak onu bir filozof hatta bahçede ders vermekten başka ortak yanı olmayan Sokrates ile eşdeğer gören,evrim aldatmacası isimli tarihin en trajikomik Vodvilinden yola çıkarak Adnan hocayı Darwinizmin alternatifi bir pozisyonda gören-ki Harun yahva denen beyefendi doğal seleksiyonu reddetmektedir,ki doğal seleksiyon düşüncesi faşistlerin beklide tek adam akıllı kabullenişleridir,zira bu ülke Türklerindir,biz çoğunluğuz,çoğunluk nicelik olarak az,nitelik olarak fazla olanı ezme ve yok etme hakkına sahiptir diye höykürmektedirler.,ama bilimsel terminolojideki karşılığı ''ulen'' olan faşist bünye savunduğu ideolojiye dair gram bilgi sahibi olmadığından ötürü bunuda es geçmektedir,olsun geçsindir,bizi güldürüyordur-,evet Adnan hocayı darwinizmin alternatifi olarak gören,felsefeyi ve diğer sosyal bilimleri bu farkındalıklar ile resmedip şekillendiren bu bünyenin obsesyonun ete kemiğe bürünmüş imgesi olduğu konusunda bir şüphe kalmış mıdır?.Üstüne üstlük silinen yazara silinmesinden dolayı ''evet şimdi ona bir şeyler yazabilirim,nede olsa silindi'' diye düşünüp yapay bir cengaverlik silüetine bürünüp yazan,yazdığı cümleler arasına bir eleştiri birde şimdiden özür dilerim şeklinde totolojiler yerleştirip,''....ve yazacağınıda biliyorum'' diye yazaraktan yazısını yazdığı anda titrediğinin fark edilmemesi mümkün değil,neyzenimizinde buyurduğu üzere'' kimilerinin gururlarının boyu o kadar küçüktür ki,yere tükürdüğünde tükürüğü yüzüne sıçrar''. Eevet aynen durum bu şekilde,gururun yere yakınlık katsayısının düşük olması sorunsalı bir kesinlik ve sonsuzluk arzetmektedir,zira genetiğe dahil olmuş bir sorundur bu,ayak parmakların üzerinde yükselip o şekilde tükürsen bile yine sıçrar suratına.
Faşist yazarımsının yazısının bir yerinde belirtmiş olduğu,ama yine çok yanlış bir değerlendirmeyede değinmek gerekiyor,faşist kompradorların özünü oluşturan şovenist arzuyu,kendi otopsisini yapan kişiye uygun bir atıf olarak gören turkish nicolas chauvin şunu bilmeliki gurur katsayılarımız çok farklı irtifalarda,yukarıdan aşağıya bakınca baktığın şeyi karınca olarak göreceğin irtifa ile aşağıdan yukarıya bakınca baktığın şeyi uçan bir fil yada kelime yığınları olarak göreceğin irtifa arasındaki irtifa farkı menzilsizdir.Ayrıca bu ütü tutmaz kadavranın terminolojisindeki ironi kavramı bir an önce insansal faaliyetler alanına çekilmelidir,ironiyi asıp kesme,linç etme,nicelik olarak az olup nitelik olarak fazla olanları doğal seleksiyona kurban etme etkinliklerinin meşru bir zemini olarak görme yanılsaması bir an önce bertaraf edilmeldir.Ezik bir pus(t)kin edasına bürünüp her daim duello sanrısının etkisindeki bu kendi tükürüğünde boğulan faşist dimagları otopsiye tabi tutma etkinlikleri devam edecektir,bir başka etkinlikte buluşana kadar esenlik dolu günler efendim.
Not:kadavra takası yapılır,elimde marksisten kullanılmış, fazlasıyla deforme olmuş bilmem kaçıncı el,ütü tutmaz faşist kadavralar bulunmaktadır.
faşizmin niteliksiz niteliklerini belirlemek için kendisinden Daha önce birçok kez yararlanıp,bir sonraki otopsiye kadar tarihin kirli çöplüğüne atıp orada muhafaza ettiğimiz,sosyal bilimler terminolojisinde kendisine''ulen'' ismini vermiş olduğum faşist yazarımsının, silinmemin hemen akabinde cesaretini toplayıp, bir cengaver silüetine bürünüp yazması bendeniz açısından değerlendirildiğinde ''silik'' kavramının yeniden sorgulanması gerektiği sorununu doğuruyor. Bu kavramı iki alt başlık altında incelemek uygun bir tutum olacaktır.Öncelikle görüngülerin doğasını analiz edip,karekteristiğini tahlil ettikten sonra,onları bir kavrama ama doğalarına uygun olacak bir kavrama indirgeyip,örnek vermek gerekirse faşisti faşist olarak belirlemek,köpeği köpek olarak,sığırı sığır olarak belirlemek,,otu ot,boku bok olarak belirlemekten dolayı silinmenin yanında,sözlüğün uçsuz bucaksız okyanusunda hep vatan millet Sakarya adalarına doğru kulaç atıp,bir çember misali aynı yerde başlayıp aynı yerde son bulan ve bu aynı yerde başlayıp aynı yerde son bulma rutinliğini aynı şekilde ve aynı şiddette tekrarlayıp duran,tarih başta olmak üzere tüm sosyal bilimlerin ırzına geçen,vatan millet Sakarya lokalizasyonunun taş çatlasa 5 kelimelik terminolojisiyle insanı ve insanlığı yorumlamaya çalışan modern çağ kompradorlarının nicklerinin silinmemesi bir anlam ifade etmemektedir,zira öz olarak zaten siliktirler,zaten faşizm öz olarak silik olanların ideolojisidir. Charlie Chaplinin o ölümsüz vecizesinde buyurduğu gibi''insanı inceledim,çünkü insanı tanımadan mesleğimde hiçbirşey yapamazdım'',bende bundan yola çıkarak belirtebilirim ki''faşizmin tarihsel otopsisini inceledim,ortaya bu çıktı''. Hatta denilebilir ki faşizm bir nevi insanlıktan çırakılma izolasyonudur. Hemen marks amcamızın beni destekler namda bir belirleniminden bahsedelim ki yazdıklarım tarihin en sağlam bütünselliğinin doktrini tarafından işe yarar bir parça olarak görülme hakkını kazansın''şeylerin özü göründükleri gibi olsaydı bilime gerek kalmazdı'. Tüm belirlenimler faşist görüngünün silüetinden yola çıkılarak değil,kişiliğinin ve farkındalıklarının en uç ve en sığ -ki bu ikisi arasında hemen hemen hiçbir fark yoktu- anlarının analizinin yapılmasıyla ortaya dökülmüştür.Bizler tüm bu belirlenimler çerçevesinde bir faşisti ele aldığımızda elbette onun belirlenimlerinde insanımsı bir payda aramayacağız,doğalarına uygun olmayan bir paydayı onlardan beklemek yada ummak onların karakteristiklerine haksızlık yapmak olacaktır,mesela ''copt-paste yapıyor bu yazar'' diye belirtip akabinde bu copy-paste sendromuna bir örnek verememesi,yazdığını hiçbir veri ile destekleyememesi aslında bizim tezimizi destekleyen bir veri ortaya çıkmasına neden oluyor,bok at izi kalsın saplantısı,tüm bu değerlendirmeler ışığında şu belirlenimi yapmak çok doğru olacaktır,faşizm '' işkembeden sallama etkinliğidir''. Bu faşist bünyeler Obsesyonun(saplantı yazayımda az gri hücre yaksınlar) en bilindik simaları olmayı daha uzunca bir müddet başarıyla sırtlarında taşıyacaklardır,bu konuda bir şüphem yok.
Faşist bir bünyenin hiç anlayamadığı,anlayamayacağı değerlendirmeleri okuması sırasında''seni en fazla ben okuyorum'' sanrısının ortaya çıkması normal karşılanabilir bir sanrıdır,5 kelimelik faşist terminolojiye sahip, vatan millet Sakarya lokalizasyonunda tutuklu kalmış ,Harun yahva kod isimli Adnan oktar'ın müridleriyle bahçe sohbetleri yapmasından yola çıkarak onu bir filozof hatta bahçede ders vermekten başka ortak yanı olmayan Sokrates ile eşdeğer gören,evrim aldatmacası isimli tarihin en trajikomik Vodvilinden yola çıkarak Adnan hocayı Darwinizmin alternatifi bir pozisyonda gören-ki Harun yahva denen beyefendi doğal seleksiyonu reddetmektedir,ki doğal seleksiyon düşüncesi faşistlerin beklide tek adam akıllı kabullenişleridir,zira bu ülke Türklerindir,biz çoğunluğuz,çoğunluk nicelik olarak az,nitelik olarak fazla olanı ezme ve yok etme hakkına sahiptir diye höykürmektedirler.,ama bilimsel terminolojideki karşılığı ''ulen'' olan faşist bünye savunduğu ideolojiye dair gram bilgi sahibi olmadığından ötürü bunuda es geçmektedir,olsun geçsindir,bizi güldürüyordur-,evet Adnan hocayı darwinizmin alternatifi olarak gören,felsefeyi ve diğer sosyal bilimleri bu farkındalıklar ile resmedip şekillendiren bu bünyenin obsesyonun ete kemiğe bürünmüş imgesi olduğu konusunda bir şüphe kalmış mıdır?.Üstüne üstlük silinen yazara silinmesinden dolayı ''evet şimdi ona bir şeyler yazabilirim,nede olsa silindi'' diye düşünüp yapay bir cengaverlik silüetine bürünüp yazan,yazdığı cümleler arasına bir eleştiri birde şimdiden özür dilerim şeklinde totolojiler yerleştirip,''....ve yazacağınıda biliyorum'' diye yazaraktan yazısını yazdığı anda titrediğinin fark edilmemesi mümkün değil,neyzenimizinde buyurduğu üzere'' kimilerinin gururlarının boyu o kadar küçüktür ki,yere tükürdüğünde tükürüğü yüzüne sıçrar''. Eevet aynen durum bu şekilde,gururun yere yakınlık katsayısının düşük olması sorunsalı bir kesinlik ve sonsuzluk arzetmektedir,zira genetiğe dahil olmuş bir sorundur bu,ayak parmakların üzerinde yükselip o şekilde tükürsen bile yine sıçrar suratına.
Faşist yazarımsının yazısının bir yerinde belirtmiş olduğu,ama yine çok yanlış bir değerlendirmeyede değinmek gerekiyor,faşist kompradorların özünü oluşturan şovenist arzuyu,kendi otopsisini yapan kişiye uygun bir atıf olarak gören turkish nicolas chauvin şunu bilmeliki gurur katsayılarımız çok farklı irtifalarda,yukarıdan aşağıya bakınca baktığın şeyi karınca olarak göreceğin irtifa ile aşağıdan yukarıya bakınca baktığın şeyi uçan bir fil yada kelime yığınları olarak göreceğin irtifa arasındaki irtifa farkı menzilsizdir.Ayrıca bu ütü tutmaz kadavranın terminolojisindeki ironi kavramı bir an önce insansal faaliyetler alanına çekilmelidir,ironiyi asıp kesme,linç etme,nicelik olarak az olup nitelik olarak fazla olanları doğal seleksiyona kurban etme etkinliklerinin meşru bir zemini olarak görme yanılsaması bir an önce bertaraf edilmeldir.Ezik bir pus(t)kin edasına bürünüp her daim duello sanrısının etkisindeki bu kendi tükürüğünde boğulan faşist dimagları otopsiye tabi tutma etkinlikleri devam edecektir,bir başka etkinlikte buluşana kadar esenlik dolu günler efendim.
Not:kadavra takası yapılır,elimde marksisten kullanılmış, fazlasıyla deforme olmuş bilmem kaçıncı el,ütü tutmaz faşist kadavralar bulunmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar