bugün
- evde kalmış 30 yaşında kız9
- hangi ülke de doğmak isterdin11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak9
- 14 mart 20115
- amedspor22
- çare ismail kartal4
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- asgari ücret3
- sözlükteki zengin yazarlar2
- havaların erken kararmaya başlaması3
- soğuklardan ötürü dudakların çatlaması2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- müzik haram mıdır3
- belediye işçisinin 162 bin tl maaş alması2
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı17
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- dursun adında spor kulübü başkanı olmaz2
- ibo show orkestrası3
- anın görüntüsü26
- pazar günü yapılacak en iyi şey3
- futbol17
- azerbaycan5
- yaran twitter iletileri3
- süper lig9
- herr domdom2
- o paraya mercedes bmw audi var5
- imranlı3
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- eyüpspor3
- arabam nasıl arkadaşlar4
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- avm tuvaleti2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- burhan bayar2
- antu forum dan yorumlar2
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- gocu aslında influncer8
- 6 ocak 20122
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- doğum günü kutlamayan adam2
- 1 kasım3
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- dışarıda yemek yemek4
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
format dışı
yorgun ve uykusuz bir akşam deniz kenarında kuşlar, kediler ve karıncalar ile akşam yemeğine aldığım simitlerim elimde sahile indim. her zaman gittiğim sahilde karanlıkta uygun bir yer bulup oturdum.kediler , kuşlar ,karıncalar ile simitlerimizi tırtıklamaya başladık.dinlenme anlarımızın geleneksel aile yemeğindeydik ve mutluyduk.rüzgar estikçe simit kırıntıları uçuşuyordu.rüzgar bizi sarmalayıp esip giderken içinde sakladığı sesi kulağımıza iletmeye başladı.rüzgarın içine sığınmış hüzünlü bir ses şarkısını söylüyordu. melodi kulağımıza girdikçe beynimizi uyuşturuyordu.ilk kez duyduğum notalar ve sözler bizi yanına çekti.tanımadığım bir hayatın melodisi ve sözleriyle kendini paylaşan sesin geldiği yöne yürüdük kedilerle.
taşa oturmuş , arkasındaki taşa dayanmış bir gölge tüm yalnızlığını notalaştırıyordu.ona yaklaştığımızda gölgemiz yanına düştü. şarkısını hiç kesmeden söylemeye devam ederek başını yavaşca kaldırıp bize baktı.belli belirsiz gülümsedi ve yanına giden kediyi kucağına aldı şarkısına devam ederek.gölgemin düştüğü yere oturdum . simitlerimizi yemeye devam ederken onunla da bölüştük.simidin susamlarından biraz büyük minik parçaları ağzına götürürken hiç bitirmeden tekrar tekrar şarkısına devam etti.
''bak şu kalbimin işine saldı sevdayı başıma
gece gündüz aşk ateşi ile yanarım yanarım kimse bilmez''
kendine ait hislerini sesine olduğu gibi yüklüyordu.rüzgar sesini alıp götürürken o hep denize bakıyordu biz de ona. başını arkasına yaslamış haliyle bir eliyle kediyi okşuyordu bir eliyle simitten aldığı parçaları elinde ovalayıp rüzgara bırakıyordu.üzerindeki grimsi kot montun bazı yerleri yırtılmış iplerini bağlamıştı.ayağındaki botların ucu parçalanmıştı.saçları dağınık ve karışıktı.ellerindeki siyah boya kirli gösteriyordu. yanında bir kaç şişe içkisi, sprey boyalar yanyana özenle sıralanmış duruyordu.
şarkısını hiç durmadan hep baştan alarak söylüyordu.zamandan mekandan koparak onu dinledik.derin derin baktığı ay ışığının yansıyıp dağıldığı denizi izledik. baktığı yerde gördüğünü görmeye çalıştık.söylenen bir şarkı ve söyleyen sesin bütünleşmesi bize çok güzel bir şarkıyı tanıtmış öğretmiş bize ulaştırmıştı.
vakit geldiğinde sessizce kalktık, sessizce girdiğimiz hayatından, gözlerimizle vedalaşarak sessizce ayrıldık. kendimize ait hayatımıza kaldığımız yerden devam ettik.ayrılırken bu notalarda hafızamızda yerini edinmişti ve kulağımızda çınlıyordu.tekrar tekrar.
sadece hüznünü paylaştık.
biz sormadık, o da anlatmadı.
sadece bu şarkıyı söyledi.
https://youtu.be/v-LMSAdL7MY
yorgun ve uykusuz bir akşam deniz kenarında kuşlar, kediler ve karıncalar ile akşam yemeğine aldığım simitlerim elimde sahile indim. her zaman gittiğim sahilde karanlıkta uygun bir yer bulup oturdum.kediler , kuşlar ,karıncalar ile simitlerimizi tırtıklamaya başladık.dinlenme anlarımızın geleneksel aile yemeğindeydik ve mutluyduk.rüzgar estikçe simit kırıntıları uçuşuyordu.rüzgar bizi sarmalayıp esip giderken içinde sakladığı sesi kulağımıza iletmeye başladı.rüzgarın içine sığınmış hüzünlü bir ses şarkısını söylüyordu. melodi kulağımıza girdikçe beynimizi uyuşturuyordu.ilk kez duyduğum notalar ve sözler bizi yanına çekti.tanımadığım bir hayatın melodisi ve sözleriyle kendini paylaşan sesin geldiği yöne yürüdük kedilerle.
taşa oturmuş , arkasındaki taşa dayanmış bir gölge tüm yalnızlığını notalaştırıyordu.ona yaklaştığımızda gölgemiz yanına düştü. şarkısını hiç kesmeden söylemeye devam ederek başını yavaşca kaldırıp bize baktı.belli belirsiz gülümsedi ve yanına giden kediyi kucağına aldı şarkısına devam ederek.gölgemin düştüğü yere oturdum . simitlerimizi yemeye devam ederken onunla da bölüştük.simidin susamlarından biraz büyük minik parçaları ağzına götürürken hiç bitirmeden tekrar tekrar şarkısına devam etti.
''bak şu kalbimin işine saldı sevdayı başıma
gece gündüz aşk ateşi ile yanarım yanarım kimse bilmez''
kendine ait hislerini sesine olduğu gibi yüklüyordu.rüzgar sesini alıp götürürken o hep denize bakıyordu biz de ona. başını arkasına yaslamış haliyle bir eliyle kediyi okşuyordu bir eliyle simitten aldığı parçaları elinde ovalayıp rüzgara bırakıyordu.üzerindeki grimsi kot montun bazı yerleri yırtılmış iplerini bağlamıştı.ayağındaki botların ucu parçalanmıştı.saçları dağınık ve karışıktı.ellerindeki siyah boya kirli gösteriyordu. yanında bir kaç şişe içkisi, sprey boyalar yanyana özenle sıralanmış duruyordu.
şarkısını hiç durmadan hep baştan alarak söylüyordu.zamandan mekandan koparak onu dinledik.derin derin baktığı ay ışığının yansıyıp dağıldığı denizi izledik. baktığı yerde gördüğünü görmeye çalıştık.söylenen bir şarkı ve söyleyen sesin bütünleşmesi bize çok güzel bir şarkıyı tanıtmış öğretmiş bize ulaştırmıştı.
vakit geldiğinde sessizce kalktık, sessizce girdiğimiz hayatından, gözlerimizle vedalaşarak sessizce ayrıldık. kendimize ait hayatımıza kaldığımız yerden devam ettik.ayrılırken bu notalarda hafızamızda yerini edinmişti ve kulağımızda çınlıyordu.tekrar tekrar.
sadece hüznünü paylaştık.
biz sormadık, o da anlatmadı.
sadece bu şarkıyı söyledi.
https://youtu.be/v-LMSAdL7MY
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar