bugün
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi9
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek6
- çocuğa yabancı isimler vermek6
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı3
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- son 20 yılın en gıcık lafı15
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması7
- dünya kupasında takımları karıştıran spiker2
- havalar da ısındı10
- hep kendini suçlamak12
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- futbol12
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey3
- ona bir şey söyle19
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak7
- aipac'tan iran müzakelerinde israil saldırı hakkı3
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar9
- yayını geren padişaha ok mu nok mu diyen yeniçeri3
- winamp msn messenger half life windows 984
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- 2026 dünya kupası8
- yeni biriyle tanışmak5
- kuran-ı kerim3
- obsesif kompülsif kişilik bozukluğu2
- arkadaşlar bakar mısınız10
- günün şiiri6
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı11
- abd'nin b52 bombardıman uçağının düşmesi2
- en iyi süper kahraman dizisi2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi2
- hangi manifest kızısın10
- yalnız yaşamak12
- hazır mantı6
- sözlük içi etkileşimin düşük olması3
- güne bir şarkı bırak6
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- true'ya arkadan sahip olmak15
- mısır2
- belçika2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı13
- sigarayı tersten yakmak4
- yks'ye öylesine girmek2
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- kabe'deki skandal izdiham görüntüsü2
- adolf hitler'in 6 milyon yahudi öldürdüğü yalanı4
- allah2
- araplaşmış türkler3
- yapay zeka ile kod yazmanın getirdiği tembellik2
- yanlız o hareketi yalnış yapıyorsun4
Gelelim bugün size anlatacağım konuya!
Başlığa baktınız ve ne düşündünüz?
-2 Sayı ve bunlar birbirinin 10 katı.
-“Kelime” kelimesi cümle içinde!
Sizi yormak değil niyetim pek tabi.
Haydi başlayalım o zaman!
Ne kadar gün geçtikçe Facebook, Instagram’ a dönüyor olsa da, bir umut içinde bulunduğumuz ve “PROFESYONEL” anlamda kullanmaya devam ettiğimiz “Linkedin” de bir bağlantımın paylaştığı söz üzerine bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Özlü sözler paylaşmayı milletçe çok seviyoruz ama bu lafın nereye gidebileceği konusunda maalesef pek düşünemiyoruz. Bunun en büyük sebebi de, doğuştan sahip olduğumuz EGO larımız ve maalesef bizi kemiren KiBiRiMiZ!
“200 kelime ile düşünen birisi, 2000 kelime ile düşünen birisini anlayamaz.” Anooshirvan Miyandji/ III. Zekâ ve Yetenek Kongresi
Aslında çok masum görünüyor ve tespit yapılmış gibi duruyor değil mi?
Hatta bu kısmı Türkiye Zeka Vakfı’ da resmi sosyal medya hesabından falan paylaşıyor.
işte asıl olay burada başlıyor.
Bu sözü, bu bahsedilen abinin, o niyetle söylememiş olduğunu varsaysak bile, ülkemizde bu söz direk kutuplaştırma ve diğer insanları küçümseme amacı ile kullanılıyor.
Kimse de çıkıp şunu demiyor. 200 Kelime kullanan adam yani senin hor gördüğün, dışladığın adam senin kadar anlama kapasitesine sahip değil ise, 2000 kelime kullanan sen, müthiş dahi, ülkeyi kurtaran adam, neden bu 2000 kelime içerisinde o hor gördüğün 200 kelime bilen adamın anlayacağı kelimeleri seçerek meramını anlatamıyorsun?
iletişimin en önemli kurallarından birkaçı şudur:
KARŞINIZDAKiNiN ALGILAMA SÜRECiNi GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN: Bir şeyler anlatırken veya anlatıp bitirdikten sonra, küçük bir algı testi faydalı olacaktır. Çünkü her bireyin veya topluluğun algılama süresi farklıdır. Bazı kimseler tabiri caiz ise “Leb demeden Leblebi” kıvamında olabilir fakat bazı kimseler bu kıvamda olmayabilir. Bunu zaten kişinin konuşmalarından tavırlarından ve en iyi anlayabileceğiniz yol olan “SORU SORMA STiLi VE SORDUĞU SORULARDAN” anlayabilirsiniz. Soru sorma stili karşınızda ki hakkında size çok önemli fikirler verir. Soru sormak için soru soruluyor ise konu hiç anlaşılmamış veya ortamda ki kişiler tarafından çok sıkıcı bulunmuştur. Söylediklerinizin içinden ayrıntılar soruluyor ise, dikkat edin, çok dikkatli bir dinleyici grup karşısındasınız demektir. Söylemlerinizi açık verdirmeyecek şekilde seçmeniz gerekir. Konuyu daha ayrıntılı anlatmanız ve en ince detayı bile karşı tarafa aktarmanız gerekir. Siz aktarmazsanız zaten karşı taraf size bunu soracaktır. Eğer, tamamlayıcı sorular denen, anlattıklarınızın tekrarını ve başka türlü bir anlatımının talep edildiği sorular gelir ise, karşı tarafın sizi iyi dinlediği fakat bazı noktaların kafalarında soru işareti kaldığı anlaşılır. Burada tek dikkat etmeniz gereken bu noktaları, karşınızdakinin anlayabileceği bir formata indirgeyip öyle anlatmaktır. Algı süresi testine gelirsek, öyle bilimsel ve deneysel bir şeyden bahsetmeyeceğim hepinizin bildiği “Sizin bana sorularınız var mı- Kafanıza takılan veya eksik kalan bir nokta kaldı mı” benzeri yaklaşımlar size bir fikir verecektir. Burada sizlere yardımcı olacak en önemli konu kişinin surat ifadesi ve konuşmalarıdır. Bu size bir fikir verecektir. Anlayamam diye korkanlar varsa korkmasınlar, bu evrenseldir ve çok kolay anlaşılır.
KELiMELERi iYi SEÇMEK: Kelimeleriniz karşınızdakiler tarafından anlaşılmıyorsa veya onlara hitap etmiyorsa saatlerce duvara konuşursunuz, karşı tarafta sizi dinlemediğini beden dili ile ifade eder( Örneğin; içlerinden küfür ederler, buda surat ifadelerine yansır * . Karşınızdaki insanın eğitim seviyesi sizden daha düşük olabilir, bu o insanın suçu değildir. Siz o kişiye de hitap etmek zorundasınız. Hiçbir şekilde “Ben bunu size nasıl anlatabilirim, anlatsam da anlamazsınız” gibi tavırlara girmemek lazım, her insan dinlenmeyi ve kendisine bir şeyler anlatılmasını hak eder. Her zaman aklınızda bu bulunsun ve ikili ilişkilerinizi bu temele dayandırın.
Kelimeleri nasıl seçeceğinizi bilmediğiniz ortamlarda öncelikle dinleyici olun. Bu yöntem sizin ortamı tanımanızı, davranış ve söylemlerinizi buna göre revize etmenizi sağlayacaktır. Bu yöntemde mutlak işe yarayan bir yöntem olarak bilinmektedir.
Ne güzel demiş Can Yücel:
En uzak mesafe ne Afrika’dır
Ne Çin, ne Hindistan,
Ne seyyareler,
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe;
iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan.
işte bu yüzden kavramları ve özlü sözleri paylaşırken dikkatli olmakta fayda var her zaman.
insanları küçümsemek veya hor görmeyi değil, kendinizi onlara, onların anlayabileceği stilde anlatmayı deneyin!
Bunu iş yerinizde, sokakta veya farklı bir alanda yaşıyor olmanız kaçınılmazdır. Bu problemden kibir yoluyla kaçmak yerine, “iŞ DÜNYASININ POPÜLER KELiMESi” herkesin ağzında ama kimsenin aksiyon konusunda bir şey bilmediği! “PROBLEM ÇÖZME ODAKLI” düşünerek, olaya yaklaşma en önemli girişim olacaktır.
Zaten mevcut duruma baktığınızda ülkemizin OECD Ülkeleri arasında Problem Çözmede sonuncu olduğuna da şaşırmamak gerekiyor.
Türklerin sahip olduğu doğuştan kibir ve kendini üstün görme huyu için “Can Çıkar Huy Çıkmaz” dan daha fazlası ile savunma argümanları edinmeniz lazım abiler, ablalar kardeşler.
Bugünde burada bitirelim ve daha güzel, umut dolu yarınlar dileyelim.
Saygılar.
Sevgiler.
Başlığa baktınız ve ne düşündünüz?
-2 Sayı ve bunlar birbirinin 10 katı.
-“Kelime” kelimesi cümle içinde!
Sizi yormak değil niyetim pek tabi.
Haydi başlayalım o zaman!
Ne kadar gün geçtikçe Facebook, Instagram’ a dönüyor olsa da, bir umut içinde bulunduğumuz ve “PROFESYONEL” anlamda kullanmaya devam ettiğimiz “Linkedin” de bir bağlantımın paylaştığı söz üzerine bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Özlü sözler paylaşmayı milletçe çok seviyoruz ama bu lafın nereye gidebileceği konusunda maalesef pek düşünemiyoruz. Bunun en büyük sebebi de, doğuştan sahip olduğumuz EGO larımız ve maalesef bizi kemiren KiBiRiMiZ!
“200 kelime ile düşünen birisi, 2000 kelime ile düşünen birisini anlayamaz.” Anooshirvan Miyandji/ III. Zekâ ve Yetenek Kongresi
Aslında çok masum görünüyor ve tespit yapılmış gibi duruyor değil mi?
Hatta bu kısmı Türkiye Zeka Vakfı’ da resmi sosyal medya hesabından falan paylaşıyor.
işte asıl olay burada başlıyor.
Bu sözü, bu bahsedilen abinin, o niyetle söylememiş olduğunu varsaysak bile, ülkemizde bu söz direk kutuplaştırma ve diğer insanları küçümseme amacı ile kullanılıyor.
Kimse de çıkıp şunu demiyor. 200 Kelime kullanan adam yani senin hor gördüğün, dışladığın adam senin kadar anlama kapasitesine sahip değil ise, 2000 kelime kullanan sen, müthiş dahi, ülkeyi kurtaran adam, neden bu 2000 kelime içerisinde o hor gördüğün 200 kelime bilen adamın anlayacağı kelimeleri seçerek meramını anlatamıyorsun?
iletişimin en önemli kurallarından birkaçı şudur:
KARŞINIZDAKiNiN ALGILAMA SÜRECiNi GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN: Bir şeyler anlatırken veya anlatıp bitirdikten sonra, küçük bir algı testi faydalı olacaktır. Çünkü her bireyin veya topluluğun algılama süresi farklıdır. Bazı kimseler tabiri caiz ise “Leb demeden Leblebi” kıvamında olabilir fakat bazı kimseler bu kıvamda olmayabilir. Bunu zaten kişinin konuşmalarından tavırlarından ve en iyi anlayabileceğiniz yol olan “SORU SORMA STiLi VE SORDUĞU SORULARDAN” anlayabilirsiniz. Soru sorma stili karşınızda ki hakkında size çok önemli fikirler verir. Soru sormak için soru soruluyor ise konu hiç anlaşılmamış veya ortamda ki kişiler tarafından çok sıkıcı bulunmuştur. Söylediklerinizin içinden ayrıntılar soruluyor ise, dikkat edin, çok dikkatli bir dinleyici grup karşısındasınız demektir. Söylemlerinizi açık verdirmeyecek şekilde seçmeniz gerekir. Konuyu daha ayrıntılı anlatmanız ve en ince detayı bile karşı tarafa aktarmanız gerekir. Siz aktarmazsanız zaten karşı taraf size bunu soracaktır. Eğer, tamamlayıcı sorular denen, anlattıklarınızın tekrarını ve başka türlü bir anlatımının talep edildiği sorular gelir ise, karşı tarafın sizi iyi dinlediği fakat bazı noktaların kafalarında soru işareti kaldığı anlaşılır. Burada tek dikkat etmeniz gereken bu noktaları, karşınızdakinin anlayabileceği bir formata indirgeyip öyle anlatmaktır. Algı süresi testine gelirsek, öyle bilimsel ve deneysel bir şeyden bahsetmeyeceğim hepinizin bildiği “Sizin bana sorularınız var mı- Kafanıza takılan veya eksik kalan bir nokta kaldı mı” benzeri yaklaşımlar size bir fikir verecektir. Burada sizlere yardımcı olacak en önemli konu kişinin surat ifadesi ve konuşmalarıdır. Bu size bir fikir verecektir. Anlayamam diye korkanlar varsa korkmasınlar, bu evrenseldir ve çok kolay anlaşılır.
KELiMELERi iYi SEÇMEK: Kelimeleriniz karşınızdakiler tarafından anlaşılmıyorsa veya onlara hitap etmiyorsa saatlerce duvara konuşursunuz, karşı tarafta sizi dinlemediğini beden dili ile ifade eder( Örneğin; içlerinden küfür ederler, buda surat ifadelerine yansır * . Karşınızdaki insanın eğitim seviyesi sizden daha düşük olabilir, bu o insanın suçu değildir. Siz o kişiye de hitap etmek zorundasınız. Hiçbir şekilde “Ben bunu size nasıl anlatabilirim, anlatsam da anlamazsınız” gibi tavırlara girmemek lazım, her insan dinlenmeyi ve kendisine bir şeyler anlatılmasını hak eder. Her zaman aklınızda bu bulunsun ve ikili ilişkilerinizi bu temele dayandırın.
Kelimeleri nasıl seçeceğinizi bilmediğiniz ortamlarda öncelikle dinleyici olun. Bu yöntem sizin ortamı tanımanızı, davranış ve söylemlerinizi buna göre revize etmenizi sağlayacaktır. Bu yöntemde mutlak işe yarayan bir yöntem olarak bilinmektedir.
Ne güzel demiş Can Yücel:
En uzak mesafe ne Afrika’dır
Ne Çin, ne Hindistan,
Ne seyyareler,
Ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe;
iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan.
işte bu yüzden kavramları ve özlü sözleri paylaşırken dikkatli olmakta fayda var her zaman.
insanları küçümsemek veya hor görmeyi değil, kendinizi onlara, onların anlayabileceği stilde anlatmayı deneyin!
Bunu iş yerinizde, sokakta veya farklı bir alanda yaşıyor olmanız kaçınılmazdır. Bu problemden kibir yoluyla kaçmak yerine, “iŞ DÜNYASININ POPÜLER KELiMESi” herkesin ağzında ama kimsenin aksiyon konusunda bir şey bilmediği! “PROBLEM ÇÖZME ODAKLI” düşünerek, olaya yaklaşma en önemli girişim olacaktır.
Zaten mevcut duruma baktığınızda ülkemizin OECD Ülkeleri arasında Problem Çözmede sonuncu olduğuna da şaşırmamak gerekiyor.
Türklerin sahip olduğu doğuştan kibir ve kendini üstün görme huyu için “Can Çıkar Huy Çıkmaz” dan daha fazlası ile savunma argümanları edinmeniz lazım abiler, ablalar kardeşler.
Bugünde burada bitirelim ve daha güzel, umut dolu yarınlar dileyelim.
Saygılar.
Sevgiler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar