bugün
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- tekerlek toplayan cocuk14
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka7
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması7
- kız troller6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- çiçek abbas2
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- yazarların anlık durumları9
- kalabalığı seviyor musunuz6
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- çocuklar niye sünnet edilir7
- avokado yiyen insan8
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- ona bir şey söyle3
- mafya kızı olma isteği6
- kedi yada köpeği olmayan kadın4
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- özel sektör de çalışmak11
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- boğaz ağrısı7
- gece ormanda gezerken pagan ayinine kurban gitmek2
- uykudan ağlayarak uyanmak4
- galatasaray büyüklüğü14
- feminen erkek davranışları6
- arapçayı kutsal sanan gerzek5
- arkadaşlar bakar mısınız14
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- şeker hastalığı9
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- kaslı ve yakışıklı mahalle bakkalı5
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- tayt vs mini etek5
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- ellerim bos gonlum hos14
- eurovision song contest asia4
- kız kankanızı banyoda yıkar mısınız3
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
şimdiki siyasi fikirlerimin sebebi olan adamdır benim babam. zamanın hızlı bir komünistiymiş o ve arkadaşları. aklım yeni yeni ermeye başladığında evde , tozlu raflarda ilk bulduğum kitaplar marx'ın kitaplarıydı ve lenin'in fotoğraflarıydı o kitapların arasına sıkışmış. dostoyevski'nin bütün kitaplarıydı hayatta ilk okuduklarım. raskolnikov 'du okuduğum ilk roman kahramanı. ve her arkadaşının * beni gördüğünde biz babanla zamanında diye başlayan örgütte neler yaptıklarını anlatan sesleriydi ilk duyduğum anılar. eylem, örgüt, mao, thko, hepsini ilk defa o zamanlar duydum.
nazım hikmetin doğum günlerini emep partisinin organizasyonları eşliğinde beni omuzlarına alıp kutlarlardı. sol elini yumruk yapmış havaya kaldıran bir sürü bıyıklı adam ilk defa o zamanlar gördüm. savaşa gidiyoruz korkusu sarardı hep. sloganlar, dövizler, pankartlar hepsine anlam vermeye çalışıyordum.
ama anlayamadığım babam evde hiç böyle bir adam değildi. siyasetten hiç konuşmaz, bizlere anılarını anlatmaz çok vakur bir adamdı. niye arkadaşlarıyla bir araya gelince öyle oluyordu? neden tek başına olmaktan zevk almıyordu? neden, niye...
çocukluğum bunları idrak etmekle geçti durdu. hiç bir fikre kapılmamıştım daha ama bir şeyler beni rahatsız etmişti çoktan. tuhaf bir histi içimdeki, insanlar tüm bu yaptıkları samimi gelmiyordu sanki bana. sanki tek başlarına bir hiçtiler. yıllar geçti sonra, babam iyi bir hayat kurdu kendine, arkadaşları da iyi yaşıyorlardı.rahatları yerindeydi. hatta bazıları lüks içinde bile yaşıyordu. babamın arkadaşlarının çocuklarının çoğu da sıkı bir solcu olmuşlardı. kendi çaplarında bir çok şey yapmaya düzenlemeye çalışıyorlardı. gösteriler, toplantılar vss.. seslendikleri toplum önünde bunları yaparlarken , her yaz antalyanın o güzelim otellerinde, kıbrısta tatil yapmayı da ihmal etmiyorlardı. derken babamda öyle olmaya başladı. kalite diyordu oğlum her şeyin kalitelisi. çok çalışacaksın, çok emek sarfedeceksin ve kaliteli yaşayacaksın.
işte ben o an nefret ettim sosyalizmden, komünizmden. babamdan değil ama, çünkü sosyalizm insan ruhunu, zaafını tartabilecek kadar iyi bir ideoloji değildi. çoğu öyle zaten.
babam haklıydı ama 30 yıl geç kalmıştı haklı olmaya. bu zevki 30 yıl ertelemişti. geç kalmıştı her şeye. örgüt denen o boktan zihniyetten kutulmak için yıllar yılı beklemişti. hayatının yarısını boş bir ideal uğruna harcamıştı. saklanarak yaşamıştı, hapislere atılmıştı. hücrelerde kalmıştı aylarca. ve sonra karanlıktan korkma fobisi yakasını bırakmadı. hala da öyle.
babam şimdi bu yaşadıklarıyla gurur mu duymalı yoksa üzülmeli kaçan yıllarına. gençliğinde bir kız arkadaşıyla bir yerde en güzel dakikalarını, aşkını yaşaması varken
belinde silah faşist avına çıkıyordu. ne için ?
babam da amerikanın ve rusyanın tuzağına düşmüş , kandırılmış bir gençti, gençliğini mahvetmişti.
sıkı bir devrimciydi ama sıkı bir zekası yoktu o zamanlar. diğer bütün arkadaşlarının olmadığı gibi.
işte ben böyle nefret komünizmden. babam yüzünden.
nazım hikmetin doğum günlerini emep partisinin organizasyonları eşliğinde beni omuzlarına alıp kutlarlardı. sol elini yumruk yapmış havaya kaldıran bir sürü bıyıklı adam ilk defa o zamanlar gördüm. savaşa gidiyoruz korkusu sarardı hep. sloganlar, dövizler, pankartlar hepsine anlam vermeye çalışıyordum.
ama anlayamadığım babam evde hiç böyle bir adam değildi. siyasetten hiç konuşmaz, bizlere anılarını anlatmaz çok vakur bir adamdı. niye arkadaşlarıyla bir araya gelince öyle oluyordu? neden tek başına olmaktan zevk almıyordu? neden, niye...
çocukluğum bunları idrak etmekle geçti durdu. hiç bir fikre kapılmamıştım daha ama bir şeyler beni rahatsız etmişti çoktan. tuhaf bir histi içimdeki, insanlar tüm bu yaptıkları samimi gelmiyordu sanki bana. sanki tek başlarına bir hiçtiler. yıllar geçti sonra, babam iyi bir hayat kurdu kendine, arkadaşları da iyi yaşıyorlardı.rahatları yerindeydi. hatta bazıları lüks içinde bile yaşıyordu. babamın arkadaşlarının çocuklarının çoğu da sıkı bir solcu olmuşlardı. kendi çaplarında bir çok şey yapmaya düzenlemeye çalışıyorlardı. gösteriler, toplantılar vss.. seslendikleri toplum önünde bunları yaparlarken , her yaz antalyanın o güzelim otellerinde, kıbrısta tatil yapmayı da ihmal etmiyorlardı. derken babamda öyle olmaya başladı. kalite diyordu oğlum her şeyin kalitelisi. çok çalışacaksın, çok emek sarfedeceksin ve kaliteli yaşayacaksın.
işte ben o an nefret ettim sosyalizmden, komünizmden. babamdan değil ama, çünkü sosyalizm insan ruhunu, zaafını tartabilecek kadar iyi bir ideoloji değildi. çoğu öyle zaten.
babam haklıydı ama 30 yıl geç kalmıştı haklı olmaya. bu zevki 30 yıl ertelemişti. geç kalmıştı her şeye. örgüt denen o boktan zihniyetten kutulmak için yıllar yılı beklemişti. hayatının yarısını boş bir ideal uğruna harcamıştı. saklanarak yaşamıştı, hapislere atılmıştı. hücrelerde kalmıştı aylarca. ve sonra karanlıktan korkma fobisi yakasını bırakmadı. hala da öyle.
babam şimdi bu yaşadıklarıyla gurur mu duymalı yoksa üzülmeli kaçan yıllarına. gençliğinde bir kız arkadaşıyla bir yerde en güzel dakikalarını, aşkını yaşaması varken
belinde silah faşist avına çıkıyordu. ne için ?
babam da amerikanın ve rusyanın tuzağına düşmüş , kandırılmış bir gençti, gençliğini mahvetmişti.
sıkı bir devrimciydi ama sıkı bir zekası yoktu o zamanlar. diğer bütün arkadaşlarının olmadığı gibi.
işte ben böyle nefret komünizmden. babam yüzünden.
Gündemdeki Haberler