bugün
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması26
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay4
- ibne6
- ispanya da maricarmen isyanı3
- fiziği güzel sözlük kızları42
- recep tayyip erdoğan20
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması6
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- arap aksanı2
- memeleri kafam kadar kız21
- fatma betül sayan kaya58
- çaylaklar bizi okuyor mu sorunsalı2
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- çanakkale savaşı4
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- çiftlik bank4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı12
- sabahları sevilen şeyler4
- cabrio araba2
- yine uyanmış olmak2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- patrick bateman2
- metroda osuran adam2
- tinder da eşleşme algoritması2
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- turbocu abla2
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- afyon civarı pasif var mı7
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- türkiye33
- eve escort çağırmak6
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- romanya53
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- ne kadar yaşlısın15
turgut özakmanın çanakkale deniz ve kara savaşlarını; muhtelif kaynaklardan destekleyerek, belgeleyerek belgesel- roman tarzında yazmış olduğu roman. kitabın belgesel kısmını oluşturvn kaynakları; günlükler, dönemin gazete ve mecmuaları, resmi yazışmalar ve mektuplar. roman kısmını oluşturan ise yazarın kurgulamaları, hamasi satırları ve kendi yorumudur. kitabın önsözünde çanakkale savaşlarına bu zamana kadar olan yaklaşımı ele alarak yapmış olması kitap için okuyucuda ilgi uyandırsada diğer sayfalarda bu ilgi dağılmaya, yazarın tarafsız bir araştırmadan ziyade feci halde taraflı kurgularla romanını devam ettirdiğini görmekteyiz. yazar; önsözde belirttiği çanakkale savaşlarına yaklaşımı üç şekilde
sıralamış;
1- çanakkale savaşlarını M. Kemal atatürksüz düşünen, onun adını dahi almayan gurup.
2- ç.kale savaşlarında m.kemal atatürk'ün görevlerini küçümseyen gurup.
3- mucizeler ve kerametlerle savaşın kazanıldığına inanan grup.
şimdi önsözde okunan bu tespitlerden sonra az çok anlaşılıyorki kitap hamasetten uzak, kurgulamalar kesinlikle belgelerin doğruladığı şekilde devam edecek; ve belli bir kesime de hayır öyle değiil böyle, hatta ezber niteliği bozacak türden vesikalarla ispatlanarak bu büyük savaşın hurafelerle değil salt bir inanışla kazanıldığı ortaya konacak.
Kitap ilerledikçe işte bu ümitler yerini tedirginliğe bırakmaya başlıyor zira yazarımız kitabı hamasetten bir türlü uzaklaştırıp konunun can alıcı yerlerine getiremiyor. kitapta çok dikkat çekici bir diğer noktada türklük kavramını ve türkçülük ideolojisini bu savaşla ortaya koyuyor olmasıdır. zira biraz araştıran bilirki bu fikir 1800 lü yılların başında osmanlı aydınını etkilemiş, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında da başta istanbul olmak üzere anadolununn büyük vilayetlerinde halka kadar inmiştir. bu tarihi şaşırtmacayı kitabın her bölümünde bulmak mümkündür.
Başlarda anlamsız bulunan dönemin kadın hareketleri ile ilgili konular sayfalar ilerledikçe osmanlıda kadını gayet güzel ancak mübalağlı anlatılmış, avrupa kadınlarından örnekler verilerek te kurgulanan dönemin kadın hareketleri günümüz siyasi gündemini eleştirel bir hale sokmuştur. yazarın bu konuda ki bilgi eksikliği hemen göze çarpmaktadır zira kadının çalıştırılmasına izin verilmediği, kadının askeri güç olarak kullanılmadığını düşünmesi ancak bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilir. nedir bu bilgi eksikliği yada eksik olan bilgi; çanakkale savaşlarında takım ölçüsünde keskin nişancı olarak görev alan kadın askerleri yazmamış olması ve dünyada ki belkide ilk toplu kadın iş sözleşmesinin osmanlıda yapılıyo oluşunu atlamış olması * *
anlatımın çok akıcı olan dirilişte; M.Kemal atatürkün bu savaşlarda neleri nasıl yaptığını teferruatlıca anlatması bakımından yazarın önsözde yaptığı birinci ve ikinci yaklaşımı ile bu savaşı ele alanlara güzel bir cevaptır ancak bu cevabı vermeye çalışan ve oldukçada başarılı olan yazar bu savaşta yer alan diğer kahramanları biraz ihmal etmiş bir kaç kurgu ile önemli isimlere değinmiştir.
sonuç olarak diriliş; diğer çanakkale savaşlarını ele alan roman, araştırma ve makalelerden tek farkı yazarın şu çılgın türkler isimli ve oldukçada başarılı romanının kredisini kullanarak satıyo oluşudur. ezber bozan,vay dedirten hiç bir paragrafa veyahut tespite yer vermemiş olan yazar birazda kendi ideolojisinin etkisinde kalmış görmezden gelemiyeceği konuları kısa bilgiler halinde kurgulayarak değil belge niiteliğinde vermiştir. şu çılgın türkler kadar şart olmasada meraklısı için her kitaplıkta bulunmalıdır.
sıralamış;
1- çanakkale savaşlarını M. Kemal atatürksüz düşünen, onun adını dahi almayan gurup.
2- ç.kale savaşlarında m.kemal atatürk'ün görevlerini küçümseyen gurup.
3- mucizeler ve kerametlerle savaşın kazanıldığına inanan grup.
şimdi önsözde okunan bu tespitlerden sonra az çok anlaşılıyorki kitap hamasetten uzak, kurgulamalar kesinlikle belgelerin doğruladığı şekilde devam edecek; ve belli bir kesime de hayır öyle değiil böyle, hatta ezber niteliği bozacak türden vesikalarla ispatlanarak bu büyük savaşın hurafelerle değil salt bir inanışla kazanıldığı ortaya konacak.
Kitap ilerledikçe işte bu ümitler yerini tedirginliğe bırakmaya başlıyor zira yazarımız kitabı hamasetten bir türlü uzaklaştırıp konunun can alıcı yerlerine getiremiyor. kitapta çok dikkat çekici bir diğer noktada türklük kavramını ve türkçülük ideolojisini bu savaşla ortaya koyuyor olmasıdır. zira biraz araştıran bilirki bu fikir 1800 lü yılların başında osmanlı aydınını etkilemiş, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında da başta istanbul olmak üzere anadolununn büyük vilayetlerinde halka kadar inmiştir. bu tarihi şaşırtmacayı kitabın her bölümünde bulmak mümkündür.
Başlarda anlamsız bulunan dönemin kadın hareketleri ile ilgili konular sayfalar ilerledikçe osmanlıda kadını gayet güzel ancak mübalağlı anlatılmış, avrupa kadınlarından örnekler verilerek te kurgulanan dönemin kadın hareketleri günümüz siyasi gündemini eleştirel bir hale sokmuştur. yazarın bu konuda ki bilgi eksikliği hemen göze çarpmaktadır zira kadının çalıştırılmasına izin verilmediği, kadının askeri güç olarak kullanılmadığını düşünmesi ancak bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilir. nedir bu bilgi eksikliği yada eksik olan bilgi; çanakkale savaşlarında takım ölçüsünde keskin nişancı olarak görev alan kadın askerleri yazmamış olması ve dünyada ki belkide ilk toplu kadın iş sözleşmesinin osmanlıda yapılıyo oluşunu atlamış olması * *
anlatımın çok akıcı olan dirilişte; M.Kemal atatürkün bu savaşlarda neleri nasıl yaptığını teferruatlıca anlatması bakımından yazarın önsözde yaptığı birinci ve ikinci yaklaşımı ile bu savaşı ele alanlara güzel bir cevaptır ancak bu cevabı vermeye çalışan ve oldukçada başarılı olan yazar bu savaşta yer alan diğer kahramanları biraz ihmal etmiş bir kaç kurgu ile önemli isimlere değinmiştir.
sonuç olarak diriliş; diğer çanakkale savaşlarını ele alan roman, araştırma ve makalelerden tek farkı yazarın şu çılgın türkler isimli ve oldukçada başarılı romanının kredisini kullanarak satıyo oluşudur. ezber bozan,vay dedirten hiç bir paragrafa veyahut tespite yer vermemiş olan yazar birazda kendi ideolojisinin etkisinde kalmış görmezden gelemiyeceği konuları kısa bilgiler halinde kurgulayarak değil belge niiteliğinde vermiştir. şu çılgın türkler kadar şart olmasada meraklısı için her kitaplıkta bulunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar