bugün
- galatasaray neden transfer yapamıyor9
- günlük tutan erkek8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek6
- devalüasyon yakın mı6
- sözlük yazarlarını evlendirmek5
- yavrum diye hitap eden erkek6
- velvet hanım çay içelim mi5
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- kotor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei2
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- dar kot pantolon ile uyumak3
- kale3112 entry ni beğendi3
- kadın yazar çekme başlıkları6
- geldimgittim5
- sırbistan3
- kemalettin tuğcu eserleri ile büyümüş nesil2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- türkiye de iş hayatı4
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- tai lung12
- mekke anlaşması2
- mine tugay3
- sineklik olmasına rağmen giren sinek3
- yeni tanıştığı kadına tatlım diyen adam2
- b tipi likit fon2
- kısa aralıklarla kaka yapmak3
- kiraz vs vişne4
- mustafa kemal2
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- şenay gürler3
- çerçeve yasanın adalet komisyonu ndan geçmesi2
- kafaya kuş sıçması5
- sinek sokması3
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- nasıl zengin olunur2
- nazi sineması2
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- lex luthor'un babası2
- hegelci giremez2
turgut özakmanın çanakkale deniz ve kara savaşlarını; muhtelif kaynaklardan destekleyerek, belgeleyerek belgesel- roman tarzında yazmış olduğu roman. kitabın belgesel kısmını oluşturvn kaynakları; günlükler, dönemin gazete ve mecmuaları, resmi yazışmalar ve mektuplar. roman kısmını oluşturan ise yazarın kurgulamaları, hamasi satırları ve kendi yorumudur. kitabın önsözünde çanakkale savaşlarına bu zamana kadar olan yaklaşımı ele alarak yapmış olması kitap için okuyucuda ilgi uyandırsada diğer sayfalarda bu ilgi dağılmaya, yazarın tarafsız bir araştırmadan ziyade feci halde taraflı kurgularla romanını devam ettirdiğini görmekteyiz. yazar; önsözde belirttiği çanakkale savaşlarına yaklaşımı üç şekilde
sıralamış;
1- çanakkale savaşlarını M. Kemal atatürksüz düşünen, onun adını dahi almayan gurup.
2- ç.kale savaşlarında m.kemal atatürk'ün görevlerini küçümseyen gurup.
3- mucizeler ve kerametlerle savaşın kazanıldığına inanan grup.
şimdi önsözde okunan bu tespitlerden sonra az çok anlaşılıyorki kitap hamasetten uzak, kurgulamalar kesinlikle belgelerin doğruladığı şekilde devam edecek; ve belli bir kesime de hayır öyle değiil böyle, hatta ezber niteliği bozacak türden vesikalarla ispatlanarak bu büyük savaşın hurafelerle değil salt bir inanışla kazanıldığı ortaya konacak.
Kitap ilerledikçe işte bu ümitler yerini tedirginliğe bırakmaya başlıyor zira yazarımız kitabı hamasetten bir türlü uzaklaştırıp konunun can alıcı yerlerine getiremiyor. kitapta çok dikkat çekici bir diğer noktada türklük kavramını ve türkçülük ideolojisini bu savaşla ortaya koyuyor olmasıdır. zira biraz araştıran bilirki bu fikir 1800 lü yılların başında osmanlı aydınını etkilemiş, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında da başta istanbul olmak üzere anadolununn büyük vilayetlerinde halka kadar inmiştir. bu tarihi şaşırtmacayı kitabın her bölümünde bulmak mümkündür.
Başlarda anlamsız bulunan dönemin kadın hareketleri ile ilgili konular sayfalar ilerledikçe osmanlıda kadını gayet güzel ancak mübalağlı anlatılmış, avrupa kadınlarından örnekler verilerek te kurgulanan dönemin kadın hareketleri günümüz siyasi gündemini eleştirel bir hale sokmuştur. yazarın bu konuda ki bilgi eksikliği hemen göze çarpmaktadır zira kadının çalıştırılmasına izin verilmediği, kadının askeri güç olarak kullanılmadığını düşünmesi ancak bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilir. nedir bu bilgi eksikliği yada eksik olan bilgi; çanakkale savaşlarında takım ölçüsünde keskin nişancı olarak görev alan kadın askerleri yazmamış olması ve dünyada ki belkide ilk toplu kadın iş sözleşmesinin osmanlıda yapılıyo oluşunu atlamış olması * *
anlatımın çok akıcı olan dirilişte; M.Kemal atatürkün bu savaşlarda neleri nasıl yaptığını teferruatlıca anlatması bakımından yazarın önsözde yaptığı birinci ve ikinci yaklaşımı ile bu savaşı ele alanlara güzel bir cevaptır ancak bu cevabı vermeye çalışan ve oldukçada başarılı olan yazar bu savaşta yer alan diğer kahramanları biraz ihmal etmiş bir kaç kurgu ile önemli isimlere değinmiştir.
sonuç olarak diriliş; diğer çanakkale savaşlarını ele alan roman, araştırma ve makalelerden tek farkı yazarın şu çılgın türkler isimli ve oldukçada başarılı romanının kredisini kullanarak satıyo oluşudur. ezber bozan,vay dedirten hiç bir paragrafa veyahut tespite yer vermemiş olan yazar birazda kendi ideolojisinin etkisinde kalmış görmezden gelemiyeceği konuları kısa bilgiler halinde kurgulayarak değil belge niiteliğinde vermiştir. şu çılgın türkler kadar şart olmasada meraklısı için her kitaplıkta bulunmalıdır.
sıralamış;
1- çanakkale savaşlarını M. Kemal atatürksüz düşünen, onun adını dahi almayan gurup.
2- ç.kale savaşlarında m.kemal atatürk'ün görevlerini küçümseyen gurup.
3- mucizeler ve kerametlerle savaşın kazanıldığına inanan grup.
şimdi önsözde okunan bu tespitlerden sonra az çok anlaşılıyorki kitap hamasetten uzak, kurgulamalar kesinlikle belgelerin doğruladığı şekilde devam edecek; ve belli bir kesime de hayır öyle değiil böyle, hatta ezber niteliği bozacak türden vesikalarla ispatlanarak bu büyük savaşın hurafelerle değil salt bir inanışla kazanıldığı ortaya konacak.
Kitap ilerledikçe işte bu ümitler yerini tedirginliğe bırakmaya başlıyor zira yazarımız kitabı hamasetten bir türlü uzaklaştırıp konunun can alıcı yerlerine getiremiyor. kitapta çok dikkat çekici bir diğer noktada türklük kavramını ve türkçülük ideolojisini bu savaşla ortaya koyuyor olmasıdır. zira biraz araştıran bilirki bu fikir 1800 lü yılların başında osmanlı aydınını etkilemiş, yine aynı yüzyılın ikinci yarısında da başta istanbul olmak üzere anadolununn büyük vilayetlerinde halka kadar inmiştir. bu tarihi şaşırtmacayı kitabın her bölümünde bulmak mümkündür.
Başlarda anlamsız bulunan dönemin kadın hareketleri ile ilgili konular sayfalar ilerledikçe osmanlıda kadını gayet güzel ancak mübalağlı anlatılmış, avrupa kadınlarından örnekler verilerek te kurgulanan dönemin kadın hareketleri günümüz siyasi gündemini eleştirel bir hale sokmuştur. yazarın bu konuda ki bilgi eksikliği hemen göze çarpmaktadır zira kadının çalıştırılmasına izin verilmediği, kadının askeri güç olarak kullanılmadığını düşünmesi ancak bilgi eksikliğinden kaynaklandığı düşünülebilir. nedir bu bilgi eksikliği yada eksik olan bilgi; çanakkale savaşlarında takım ölçüsünde keskin nişancı olarak görev alan kadın askerleri yazmamış olması ve dünyada ki belkide ilk toplu kadın iş sözleşmesinin osmanlıda yapılıyo oluşunu atlamış olması * *
anlatımın çok akıcı olan dirilişte; M.Kemal atatürkün bu savaşlarda neleri nasıl yaptığını teferruatlıca anlatması bakımından yazarın önsözde yaptığı birinci ve ikinci yaklaşımı ile bu savaşı ele alanlara güzel bir cevaptır ancak bu cevabı vermeye çalışan ve oldukçada başarılı olan yazar bu savaşta yer alan diğer kahramanları biraz ihmal etmiş bir kaç kurgu ile önemli isimlere değinmiştir.
sonuç olarak diriliş; diğer çanakkale savaşlarını ele alan roman, araştırma ve makalelerden tek farkı yazarın şu çılgın türkler isimli ve oldukçada başarılı romanının kredisini kullanarak satıyo oluşudur. ezber bozan,vay dedirten hiç bir paragrafa veyahut tespite yer vermemiş olan yazar birazda kendi ideolojisinin etkisinde kalmış görmezden gelemiyeceği konuları kısa bilgiler halinde kurgulayarak değil belge niiteliğinde vermiştir. şu çılgın türkler kadar şart olmasada meraklısı için her kitaplıkta bulunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar