bugün
- beyazsemsiyeliyabanci43
- yorgun mermi26
- gammazlama yapmamak13
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- sözlükte erkekleri istemiyoruz7
- aşık olmak8
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- aziz yıldırım11
- onu seviyor muyum yoksa silkmek mi istiyorum2
- kızının düğününde oynayan baba5
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- togg'a lpg taktırmak2
- haysenin1212
- einstein'ın karısı2
- ölüm4
- satranç haram yasaklansın7
- kabalcı3
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- vurdurmayan sözlük yazarları3
- para amaç değil araçtır2
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- çağrı isimli yazar5
- bu köyden olsam ne olacak8
- gina carano13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır3
- rte tanrı değildir2
- sözlükteki vatan hainleri4
- sözlükteki deliler2
- yapay zeka moderatörü15
- canına okuyacağım2
- hallelujah2
- sözlüğe messi trasfer olmuş5
- azınlık için çoğunluğu görmezden gelmek2
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- yaz geceleri4
- en gey özelliğiniz15
- çengel bulmaca çözer gibi entry giren yazar2
- beyazpenisliyabancı2
- omurgasız tekerlek5
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
- diamond bosphoruss denen yazar7
- hatırlanan en eski reklam sloganı5
- galatasaray sözlük2
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı8
- anın görüntüsü21
- evlenilecek kadında aranan özellikler2
- katatespizartmasi15
- aylık 336 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
sınıfsal yapıları çözümleme de kullanılan tarihsel yaklaşımı bir kılavuz gibi kullanmayı sanırım marksistler dışındakilerin kolay kolay yapayacakları gün gibi açıktır. tarihsel gelişimin özündeki sınıf çatışması ne kapitalist sisteme özgüdür ne de bunu sosyalistler çıkartmıştır. bu toplumsal bir gerçektir, sınıflı toplumlarda ilerlemenin motor güüdür.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
