bugün
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- akplisin yani27
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- duanın bir şeye yaramaması27
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri4
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- fon vurgunu52
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- fatma betül sayan kaya22
- ne yapıyorsun8
- aykirikadin13
- akp li akp li bakan tip8
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- kısa boylu ama kaba erkek3
- çirkin ama fakir erkek7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı24
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek4
- ayak fetişisti ateist ama zengin erkek3
- biberiye turşusu3
- geliyorum diyen erkek4
- neden 50 tane arap devleti var12
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim4
- ayak fetişisti ama fakir erkek3
- dudak dolgusu2
- sözlük çok bozdu4
- menuet4
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- ben memeye meme demem halka arz edilmedikten sonra5
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de4
- ahlak anlayışı apış arasına sıkışmış tipler2
- akşamki tantana15
- at gözlüklü insanlar6
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- sözlüğün politize olması5
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- en iyi televizyon3
- fingirdeklerin kabuklarına çekilmesi7
- az kişinin bildiği müthiş lezzetler7
- dölüm geldi diyen erkek2
- kalın dudaklı erkekler5
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- asla akp'ye oy vermem tabi ki devlet bahçeli6
- bugün uyuyakalmışım11
sınıfsal yapıları çözümleme de kullanılan tarihsel yaklaşımı bir kılavuz gibi kullanmayı sanırım marksistler dışındakilerin kolay kolay yapayacakları gün gibi açıktır. tarihsel gelişimin özündeki sınıf çatışması ne kapitalist sisteme özgüdür ne de bunu sosyalistler çıkartmıştır. bu toplumsal bir gerçektir, sınıflı toplumlarda ilerlemenin motor güüdür.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar