bugün
- enayimiknatisii35
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı34
- insan olmaya ceyrek kala26
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- fusya semsiyeli yabanci6
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- ismail kartal7
- seri eksici6
- kerem aktürkoğlu5
- ioçk'nın mavi boncuğu toptan alması4
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- ragnarın memeleri5
- herkese mavi boncuk dağıtan kız4
- evde ölü bulunmak4
- beşiktaş8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- hangi renksiniz17
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- milan skriniar4
- kulağa kulaklık başlığı kaçması3
- serhat kılıç11
- mutlu ama tekerlek olsun3
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği2
- sözlükteki futbol başlıkları3
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- s'i l v'e r m'i s t30
- yarın kpssye girecek yazarlar2
- aziz yıldırım4
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması2
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- karmanın sikinde olmaması2
- nervio10
- kırbaç isteyen var mı3
- sigara intihardır3
- orkun kökçü4
- sözlük kadınlarına hak vermek2
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- sözlükteki şer çetesi12
- silik olan entry2
- patlıcan meme2
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı2
- kirpi3
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı2
- amedspor23
- sözlükte herkesin avcı olması12
- yok farzedince yok olan şeyler3
- sözlükteki zorbalar12
- sözlükteki büyücüler7
sınıfsal yapıları çözümleme de kullanılan tarihsel yaklaşımı bir kılavuz gibi kullanmayı sanırım marksistler dışındakilerin kolay kolay yapayacakları gün gibi açıktır. tarihsel gelişimin özündeki sınıf çatışması ne kapitalist sisteme özgüdür ne de bunu sosyalistler çıkartmıştır. bu toplumsal bir gerçektir, sınıflı toplumlarda ilerlemenin motor güüdür.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
kılavuzdan anlaşılması gereken şeyin bambaşka bakış açılarına sahip olmadığı belli. yerelliği dikkate almakla yalnızca ona saplanmak arasındaki farkları görmek ise bir yeteneğin sonucu değildir, yalnızca bakmak yeterli bunun için. bu yüzden türkiye'deki milliyetçiliğin gelişmesinin kendine özgü koşulları olduğu gibi genel geçer olgulardan bağımsız olarak gerçekleşmemiştir. ekonomik belirlenmeciliğin etkisinden söz ediyorsak bu marksist metin çözümlemesinde; altyapının üstyapıyla olan ilişkinin ortaya konmasından başka bir şey değildir. bu olay mekanik bir şekilcilikten uzak, somut koşulların somut çözümlenmesinde yatıyor.
türkiye kapitalizmi, kapitalizmin kendi kurallarına göre(ki bunu ekonomik belirlenmecilikle adlandırıyorsak artık, göreciliciliğin kurbanı olmuşuzdur) gelişiminde eşitsiz gelişmiştir. bölgesel eşitsizlikler, siyasi gerilimlerin süzgecinden çıkınca kimi sorunlarda ortaya çıkmıştır. fakat bu gelişimin batıdaki gibi kendi iç dinamikleriyle olmadığı da besbelli bir durumdur. o nedenle kimi özgün yaklaşımlar içerebilir. yineliyorum ekonomik ve siyasi kaygılar türkiye kapitalizminin gelişimini tetikleyen unsrulardan yalnızca biridir. bu dönemde sınıf çatışmasının olmadığını düşünmek sanırım marks'ın ünlü asya tipi üretim tarzı görüşünün aşırı etkisinde kalmakla alakalı.
genç cumhuriyetimizin iktidarı ele alış biçiminde kimi sınıfsal kaygıların olmadığını düşünmekte bir başka yanlış ve özensizliktir. resmi tarih avcılarının söylediği gibi sınıfsız kaynaşmış kitlenin ideolojik sınıfsal bir eğilimin olmadığını düşünmek gerekiyor. herhalde sınıf çatışmasının genç cumhuriyetin başında olmadığını tarihsel gerçeklikler engelleyecektir. adana'daki tarım işçilerinin ve demiryolu işçilerinin önemsiz grevlerinin üstüne ateş açılması, sendikal hakların tanınmaması, türkiye iktisat kongresine katılan işçi şürası üyelerinin önerisi olan işçi sınıfı örgütlenmesinin kabul edilmemesi, zonguldaki 3-5 madendeki işçilerin grevi, kurtuluş savaşı sırasındaki 1 mayıs günlerinde istanbul işçilerinin işbirlikçi egemen sınıflara karşı direnişi, tkp kurucularının karadeniz'de boğulması( kemalist kadroların bilgisinin olup olmaması bir süre sonra anlamını yitiriyor ve ana noktadan koparıyor tartışmayı) ve daha niceleri sınıf çatışmasının kapitalizmin başlangıçtaki bir ülke için yeter de artar bile.
ekonomik determenizm ile siyasi iradeciliği ve kimi indirgemeci tutumları birbirine karıştırmak bize özgü olmasa gerek. milliyetçilik öyle ya da böyle tarihsel gelişiminde kimi kurallara bağlı olarak gelişir ve değerlendirilirken tarihsel süreçten değil, günümüz koşullarından güç alınır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar