bugün
- göz teması kuramama5
- sabahları nefret edilen şeyler6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- kız troller12
- akp seçmeni4
- true'ya özgürlük5
- kalabalığı seviyor musunuz13
- yalnızlık2
- mustafa sandal'ın gündemde olması4
- aile2
- maaş için birbirine katlanan insanlar4
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka9
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması8
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- aliyev'in türkiye'ye gönderme yapan sözleri4
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- trump'ın süper zeka zirvesinin sonuçları3
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- pazar günü kahvaltı gazete ve kovboy filmi üçlüsü2
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- ona bir şey söyle6
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- yazarların anlık durumları9
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- avokado yiyen insan8
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- özel sektör de çalışmak11
- çocuklar niye sünnet edilir7
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- fiziği güzel sözlük kızları56
- ellerim bos gonlum hos14
- şeker hastalığı9
- morning2
- mafya kızı olma isteği6
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı17
- brad pitt2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- boğaz ağrısı7
Sessizlik.
Saatin tik tak sesi bile yok, köpekler havlamıyor, yoldan geçen bir araba yok, komşunun geceleri sürekli ağlayan bebeği bile susmuş.
Uykun yok. Hareketsizce odanın tavanını izliyorsun, nefes alıp vermektem bile çekiniyorsun.
Sessizliğin büyüsü bozulmamalı.
Karanlık.
Korkuyorsun, kalbin ağzında atıyor. Doğduğundan bu yana zaten hep korkmuşsun. Bu yaşına gelmiş olmana rağmen gök gürültüsü seni korkutuyor, karanlık seni korkutuyor, yatağının altında saklanabilme ihtimali olan şeylerden korkuyorsun.
Annenin ölmesinin düşüncesi bile nefesini kesiyor, insanlara rahatça dokunamıyorsun.
Tenleri seni ürkütüyor ama öldürücü bir şehvete sahipsin. Korktuğun tenlere dokunmak için yanıyorsun.
Şefkat duygun her zaman midene baskı yapıyor.
Anne olmaktan ölesiye korkuyorsun ama bir çocuğu, yeni doğmuş başkasının bebeğini kucağına aldığında kalbin eriyor.
ister istemez kendini bir anne olarak hayal ediyorsun.
Tanrının varlığına hem inanıyorsun hem inanmıyorsun, o senin için hem var hem yok. Bazı geceler yokluk ve varlık arasında dans eden tanrıya dua ediyorsun, bazı geceler isyan ediyorsun, bazı gecelerse umrunda olmuyor.
Bir hiç senin için.
Sırf para kazanıp ev araba sahibi olabilme ihtimali için çalışmayı kabullenemiyorsun. Para umrunda değil, yaşayabilmen için gerekli olandan fazlası sana göre bir çöp.
Her gün etrafına bakıyorsun.
insanlar ne garipler diye düşünüyorsun içten içe kendini onlardan ayrı görüyorsun. Bir anlığına oradaki bütünün parçası olduğunu unutuyorsun.
Bunu daha sonra hatırlayıp, daha sonra kendinden iğrenebilirsin. Şuan bunun bir önemi yok.
Asosyal medyaya takılıp kalan insanları izliyorsun. hiç durmadan, aslında ihtiyaçları olmayan şeyler için sürekli ama sürekli ama sürekli çalışan insanları izliyorsun.
Hayal kurmayı baltalayan bir sistemin içinde sikilen gençleri görüyorsun. Hatta sen de onların arasında iteleniyorsun.
Evlenip, bir şeyler alıp, çocuk yapıp, bir şeyler alıp, gebermekten başka bir isteği kalmamış insanlar arasındasın.
Halbuki sen hayallerinle dünyanı yönetebiliyorsun.
Gözlerini kapattığında bulutların üstüne çıkabilir, herkesi bir anda yok edebilirsin hayattan.
Gözlerini kapattığında, kendi küçük dünyanın tanrısısın.
Ve orada açlar yok.
Orada savaşlar yok.
Orada yemek yiyebilmek için sabah sekiz aksam beş köleliğine istekli bir biçimde kapılıp hayatını çürütenler yok.
Orada katiller yok.
Orada ırkçılar, homofobikler, iki yüzlüler, bağnazlar, düşünmeyi bırakmış, öğrenmek için çabalamayan organizmalar yok.
Orada hayvanlara işkence edilmiyor.
Orada tecavüzcüler yok.
Miden bulanıyor.
Bu şehirden gitmen gerek.
Para harcayarak orgazm olan insanlardan uzaklaşmalısın.
Tek umudu ünlü olmak, sırf saçma bir hesapla takipçi edinmek için aslında umursamadığı acıları kullanarak duyar kasam, kendini vicdanlı görebilmek, suçluluk duygusunu bastırabilmek için başkalarının önünde binbir takla atma gereği duyanlardan uzaklaşmalısın.
Hiç doğmamış olmayı diliyorsun.
Acılarını hiçbir zaman dışarıya yanşıtamamışsın.
Kimseye kendidini tam anlamıyla bırakmamışsın.
Yaşamayı umursamadığın için ölmek de umrunda değil.
Dizlerinde, ellerinde, kollarında morluklar, kesikler, çizikler...
Vücudun yaralarla kaplı.
Belli, boyundan büyük işlere kalkışmışsın.
hiç var olmamış olmayı diliyorsun.
Güneş doğmak üzere.
Miden bulantısını kesmiyor.
Bir cigara yakmalısın.
Saatin tik tak sesi bile yok, köpekler havlamıyor, yoldan geçen bir araba yok, komşunun geceleri sürekli ağlayan bebeği bile susmuş.
Uykun yok. Hareketsizce odanın tavanını izliyorsun, nefes alıp vermektem bile çekiniyorsun.
Sessizliğin büyüsü bozulmamalı.
Karanlık.
Korkuyorsun, kalbin ağzında atıyor. Doğduğundan bu yana zaten hep korkmuşsun. Bu yaşına gelmiş olmana rağmen gök gürültüsü seni korkutuyor, karanlık seni korkutuyor, yatağının altında saklanabilme ihtimali olan şeylerden korkuyorsun.
Annenin ölmesinin düşüncesi bile nefesini kesiyor, insanlara rahatça dokunamıyorsun.
Tenleri seni ürkütüyor ama öldürücü bir şehvete sahipsin. Korktuğun tenlere dokunmak için yanıyorsun.
Şefkat duygun her zaman midene baskı yapıyor.
Anne olmaktan ölesiye korkuyorsun ama bir çocuğu, yeni doğmuş başkasının bebeğini kucağına aldığında kalbin eriyor.
ister istemez kendini bir anne olarak hayal ediyorsun.
Tanrının varlığına hem inanıyorsun hem inanmıyorsun, o senin için hem var hem yok. Bazı geceler yokluk ve varlık arasında dans eden tanrıya dua ediyorsun, bazı geceler isyan ediyorsun, bazı gecelerse umrunda olmuyor.
Bir hiç senin için.
Sırf para kazanıp ev araba sahibi olabilme ihtimali için çalışmayı kabullenemiyorsun. Para umrunda değil, yaşayabilmen için gerekli olandan fazlası sana göre bir çöp.
Her gün etrafına bakıyorsun.
insanlar ne garipler diye düşünüyorsun içten içe kendini onlardan ayrı görüyorsun. Bir anlığına oradaki bütünün parçası olduğunu unutuyorsun.
Bunu daha sonra hatırlayıp, daha sonra kendinden iğrenebilirsin. Şuan bunun bir önemi yok.
Asosyal medyaya takılıp kalan insanları izliyorsun. hiç durmadan, aslında ihtiyaçları olmayan şeyler için sürekli ama sürekli ama sürekli çalışan insanları izliyorsun.
Hayal kurmayı baltalayan bir sistemin içinde sikilen gençleri görüyorsun. Hatta sen de onların arasında iteleniyorsun.
Evlenip, bir şeyler alıp, çocuk yapıp, bir şeyler alıp, gebermekten başka bir isteği kalmamış insanlar arasındasın.
Halbuki sen hayallerinle dünyanı yönetebiliyorsun.
Gözlerini kapattığında bulutların üstüne çıkabilir, herkesi bir anda yok edebilirsin hayattan.
Gözlerini kapattığında, kendi küçük dünyanın tanrısısın.
Ve orada açlar yok.
Orada savaşlar yok.
Orada yemek yiyebilmek için sabah sekiz aksam beş köleliğine istekli bir biçimde kapılıp hayatını çürütenler yok.
Orada katiller yok.
Orada ırkçılar, homofobikler, iki yüzlüler, bağnazlar, düşünmeyi bırakmış, öğrenmek için çabalamayan organizmalar yok.
Orada hayvanlara işkence edilmiyor.
Orada tecavüzcüler yok.
Miden bulanıyor.
Bu şehirden gitmen gerek.
Para harcayarak orgazm olan insanlardan uzaklaşmalısın.
Tek umudu ünlü olmak, sırf saçma bir hesapla takipçi edinmek için aslında umursamadığı acıları kullanarak duyar kasam, kendini vicdanlı görebilmek, suçluluk duygusunu bastırabilmek için başkalarının önünde binbir takla atma gereği duyanlardan uzaklaşmalısın.
Hiç doğmamış olmayı diliyorsun.
Acılarını hiçbir zaman dışarıya yanşıtamamışsın.
Kimseye kendidini tam anlamıyla bırakmamışsın.
Yaşamayı umursamadığın için ölmek de umrunda değil.
Dizlerinde, ellerinde, kollarında morluklar, kesikler, çizikler...
Vücudun yaralarla kaplı.
Belli, boyundan büyük işlere kalkışmışsın.
hiç var olmamış olmayı diliyorsun.
Güneş doğmak üzere.
Miden bulantısını kesmiyor.
Bir cigara yakmalısın.
Gündemdeki Haberler