bugün
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi11
- meal kuran değildir25
- çoğu yazarları donuzlamış olmam7
- ıban at3
- hayatımdaki şeylerin yolunda gitme süresi3
- bir sözlük kızıyla sevişmek4
- bakarız2
- zarif sözlüğün tekrar yayına girmesi2
- psikologa verdiğin mal iyi değilmiş demek2
- iremga ekşide lanetli çaylak olmuş2
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- kendini anlatamamak6
- bir erkeği erkek yapan özellikler2
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak4
- katatespizartmasi dm bakar mısın2
- ikizler erkeği akrep kadını2
- memeler baş vermeden gel2
- gocu bak bakim sözlüğün kralı kim2
- zengin olmanın yolları3
- velvet13
- kız arkadaş kiralamak8
- sanattan anlayan erkek3
- christopher nolan vs mahsun kırmızıgül2
- güneşi gördüm2
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- inci sözlük2
- para2
- iremga11
- bir kızı reddedebilen erkek2
- afrika nasıl kalkınabilir15
- carrefour2
- bilmediğin dilde film dizi izlemek2
- uçan spagetti canavarının kutsal kitabı3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek4
- beni tanıdılar siz kaçın3
- kadın yazarların daha çok beğeni alması3
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir6
- hızlı ve öfkeli de oynamak için kel mi olmak lazım2
- crocs giyen erkek2
- libidonuz yükselince ne yapıyorsunuz3
- danimarka da askerlik süresinin 11 aya çıkarılması4
- kemal kılıçdaroğlu7
- had bildirmek7
- bir dakikada yapılacak güzel yemekler4
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- kocasını döven kadın3
- son harfi uzatarak yazmak3
- arkadaşlar bakar mısınız9
- uygulamadan market siparişi vermek3
Onur akın albümlerinde şiirleriyle yer alan şair. onur akın'ın albüm çalışmlarının daha ilk dönemlerinde şiirlerini onur akına bırakıp çok kısa bir süre sonra kanserden ölen şiirleriyle hala yaşamakta olan şair.
Denizin ıslak aynasında
Okşarken üşüyen yakamozları
Kefensiz yldız sağnağında
Yorgun dümenine ışık arayan mavnalar;
Mavi tene gülümseyecek gülüm mü kaldı?
Ömrümü rüzgarında erittiğim yıllar
içimdeki baharı söküp aldı...
Ufkumu duvara çakarcasına
Hasreti bağrımda yakarcasına
isyankar yanımı dağlara çarparcasına
Vakitli, vakitsiz
Gidiyorum işte.
Var mı gitme kal diyenim?
Damlası hicran dalgası
içimdeki fırtınaları dindirebilenim
Gidiyorum işte.
Örselenirken koynunda, kördüğümlere bağlandığım
Yaslanırken aydınlığına, düşlerime yol aradığım
Düş yorgunu bu şehirde
Var mı yolumun kesilen damarına
Gözlerinin mendilini saranım?
Elveda;
Gözlerinde kırılmış gökkuşağı
Yedi salkım hülya, Yedikule,
Kuşlarıyla cıvıldaşan Nakkaştepe
Dizlerinde yediperçemi uğur meleği,
Yedi gül veren, yedi rüya gören yeditepe
Ve gebeşleriyle mutlu
Kibar entelleriyle ufku kesilmiş boğaz sefası
Dalga dalga pür neşe
Renk renk demlenen Bebek sahili
Elveda gitmeyen anılarımda yalnız kaldığım rıhtımlar
Yıkıldığım deniz, dağıldığım gökyüzü
Elveda;
içindeki çöplükte sıcak somun kokusuyla
Ömrümün dişlerini terleten,
Yarınları hünkar sofralarına meze
içimin boğazlanmış sancısı
Mengenede yürek acısı
Tiner, bali müptelası
Kentli sefaletin dibe vurmuş tortusu
Ela gözlü esmer çocuk
Gidiyorum işte;
Varmı yüreğimin bahar sokağında
Yüreğinizi gezdirdiğim günleri hatırlayanım?
Elveda;
Efkarıma hicazkar çalan kemancı
Çay haydi çal
Kesmekeş bulutlara,
Sise, dumana aldırmadan
Çal korkmadan, fasılasız sabaha kadar durmadan
Çığlıklar iki yakamda kalsın, kalacak
Gidiyorum işte;
Ellerimi iki yakasında bırakarak
Yüreğinin kabuğunda yaşayanların...
Selam sana;
Dağların kamburunda kalbime vuran güneş
Selam sana;
Gülek boğazı, Aspava yaylası
Yüreğim bugün neden Nuh demez peygamber demez
Nemrut kadar asi?
Öyle fırtınalar varki içimde
Sisli, kirli duman, deli poyraz gibi savuracak
Aydınlanacak fabrikalarda alın teri
Selam sana;
Omuzundaki ağır yükü
Ve gülmeyi unutmuş çehresiyle
Dolara bağımlı, bileşik endeksli hayatın
Yarattığı sefaletten dokuz doğuranlar.
Elveda tecritin abidesi Kızkulesi
Selam sana;
Yüreğimdeki mevsimin baharı, Diyarbekir Kalesi,
Bingöl Şeraffettin yaylası,
Zemherimin sisi Muş ovası
Selam sana;
Mağrur ve mahsun motkan damarım
Son direğim,
Dar gün dayanağım, sümbül balı
Meteris kekliği, yavan ekmeğimin katığı
Sıra sıra tütün tarlası
içimin çığ koparan fırtınası
Yorgun toprağım
Bir yanı sürgün, vurgun, talan
Bir yanı katliam kefen kefen
Amerikan bezine sarılmış
Virjinya purosuna satılmış
Oy benim dili lal olmuş
Gözyaşları sahipsiz memleketim.
Katarından kopmuş yaralı bir kuş gibi
Özgürüm şimdi
Elveda;
Gidiyorum işte...
Denizin ıslak aynasında
Okşarken üşüyen yakamozları
Kefensiz yldız sağnağında
Yorgun dümenine ışık arayan mavnalar;
Mavi tene gülümseyecek gülüm mü kaldı?
Ömrümü rüzgarında erittiğim yıllar
içimdeki baharı söküp aldı...
Ufkumu duvara çakarcasına
Hasreti bağrımda yakarcasına
isyankar yanımı dağlara çarparcasına
Vakitli, vakitsiz
Gidiyorum işte.
Var mı gitme kal diyenim?
Damlası hicran dalgası
içimdeki fırtınaları dindirebilenim
Gidiyorum işte.
Örselenirken koynunda, kördüğümlere bağlandığım
Yaslanırken aydınlığına, düşlerime yol aradığım
Düş yorgunu bu şehirde
Var mı yolumun kesilen damarına
Gözlerinin mendilini saranım?
Elveda;
Gözlerinde kırılmış gökkuşağı
Yedi salkım hülya, Yedikule,
Kuşlarıyla cıvıldaşan Nakkaştepe
Dizlerinde yediperçemi uğur meleği,
Yedi gül veren, yedi rüya gören yeditepe
Ve gebeşleriyle mutlu
Kibar entelleriyle ufku kesilmiş boğaz sefası
Dalga dalga pür neşe
Renk renk demlenen Bebek sahili
Elveda gitmeyen anılarımda yalnız kaldığım rıhtımlar
Yıkıldığım deniz, dağıldığım gökyüzü
Elveda;
içindeki çöplükte sıcak somun kokusuyla
Ömrümün dişlerini terleten,
Yarınları hünkar sofralarına meze
içimin boğazlanmış sancısı
Mengenede yürek acısı
Tiner, bali müptelası
Kentli sefaletin dibe vurmuş tortusu
Ela gözlü esmer çocuk
Gidiyorum işte;
Varmı yüreğimin bahar sokağında
Yüreğinizi gezdirdiğim günleri hatırlayanım?
Elveda;
Efkarıma hicazkar çalan kemancı
Çay haydi çal
Kesmekeş bulutlara,
Sise, dumana aldırmadan
Çal korkmadan, fasılasız sabaha kadar durmadan
Çığlıklar iki yakamda kalsın, kalacak
Gidiyorum işte;
Ellerimi iki yakasında bırakarak
Yüreğinin kabuğunda yaşayanların...
Selam sana;
Dağların kamburunda kalbime vuran güneş
Selam sana;
Gülek boğazı, Aspava yaylası
Yüreğim bugün neden Nuh demez peygamber demez
Nemrut kadar asi?
Öyle fırtınalar varki içimde
Sisli, kirli duman, deli poyraz gibi savuracak
Aydınlanacak fabrikalarda alın teri
Selam sana;
Omuzundaki ağır yükü
Ve gülmeyi unutmuş çehresiyle
Dolara bağımlı, bileşik endeksli hayatın
Yarattığı sefaletten dokuz doğuranlar.
Elveda tecritin abidesi Kızkulesi
Selam sana;
Yüreğimdeki mevsimin baharı, Diyarbekir Kalesi,
Bingöl Şeraffettin yaylası,
Zemherimin sisi Muş ovası
Selam sana;
Mağrur ve mahsun motkan damarım
Son direğim,
Dar gün dayanağım, sümbül balı
Meteris kekliği, yavan ekmeğimin katığı
Sıra sıra tütün tarlası
içimin çığ koparan fırtınası
Yorgun toprağım
Bir yanı sürgün, vurgun, talan
Bir yanı katliam kefen kefen
Amerikan bezine sarılmış
Virjinya purosuna satılmış
Oy benim dili lal olmuş
Gözyaşları sahipsiz memleketim.
Katarından kopmuş yaralı bir kuş gibi
Özgürüm şimdi
Elveda;
Gidiyorum işte...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar