bugün
- velvet60
- israile atom bombası atmak5
- kendi klanına laf edilince hoplamak4
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- friedrich hegel la bi cay icek14
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması3
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim4
- binanın çatısına cami hoparlörü koymak3
- yazarların favori giyim markası9
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi3
- hayattaki en değerli şeyler7
- spor ayakkabı3
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar6
- gocu bey reyiz birader bey yazardır2
- reis2
- gocu3
- insan olmaya ceyrek kala15
- mohamed salah ghaly4
- alparslan kuytul15
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- 2026 ekonomik krizi16
- bilinçaltı algılama6
- migros'a sorulacak tek soru23
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- mini etek giyen öğretmen2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- iş vs seks2
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- aleksey batrakov28
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- yalnızlıkla sevişmek5
- erotik şiir4
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- victor osimhen20
- hurdacıya gidiyorum7
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- osuruktan şiirler60
- sana ihtiyacımız olmaz diyen akraba3
- sınıfın en güzel kızı4
- akıl3
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- enayimiknatisii6
- tostumu yaptım11
murray bookchin'in ekolojik toplum modeli üzerine inşa edilmiş, türkiye'de ise özellikle bölge illeri için 'özerk belediyecilik' ve 'demokratik modernite' kavramıyla karşımıza çıkan toplumsal model. kurtarılmış bölgeler vesilesiyle inşa edilen kapitalizm içerisinde 'insani' bir yaşam inşa etmek iddiasını taşır. sosyalizmin yenilgiye uğradığı iddiasıyla ve bu yaklaşımın ortaya çıkardığı umutsuzlukla kurulmak istenen düzen. kendi içinde pek çok çelişkiyi ve bulanıklığı barındıran bu yaklaşım, 'dağda-kırda tarlanı yap, organik beslen' yaklaşımının da bizzat teorisidir. doğayla insan arasındaki çelişkiyi bu biçimde yok ettiğini iddia ederken sanayi kapitalizminin sürekli kente göç ettiren durumunu es geçmiştir. emekle sermaye arasındaki çelişkiyi yok saymayan fakat bunun temel çelişki olamayacağını iddia eden özyönetimciler; işçi sınıfının kapitalizme öykündüğü için sınıf olmaktan çıktığını iddia eder. hatta bu iddiayı daha ileri götürerek sayısal anlamda da işçiliğin bittiğini öne sürerler. oysa ki sanayi kapitalizminin ilk ortaya çıktığı dönemlerde karl marx teorisini ortaya attığında dünya daki toplam sanayi işçisi sayısı 10 milyon iken bugün milyarlar mertebesindedir. teknoloji karşısında düştüğü hayreti neticelendirirken ise, 'teknoloji çok gelişti, işler değişti' biçiminde konuşurlar. öyle ki fabrikaları beyaz önlüklü birkaç teknisyen idare edeceğinden işçi sınıfının biteceğini savunurlar. kapitalizmin pazar arayışı, rekabet ve daha fazla kar üzerine kurulduğunu unutmuşlardır. işsiz olmak işçi sınıfından olmamak demektir(!) hammadde işlemek de dahil pek çok başka sanayi dalını ve parça başı işleri unutmaları da cabası. solculuk iddiasıyla ortaya çıkmanın dayanılmaz hafifliğiyle 'biz de yaptık ama geçti o devirler' salvolarını kendilerinden pek sık duyarsınız. hatta ideologları bookchin bile kendisini eski bir militan olarak tanıtır. kapitalizmi bir tercih olarak değerlendirip toplumsal olanı atlama çabası göze çarpar. buradan ekonomik ilişkilerin toplumsal üst yapıyı belirlediğine dair marksist yaklaşımı, insani olanı atlamakla suçlarlar. oysa siz hangi dağda rüzgarı dinlemek, gönlünüzce seyahat etmek isterseniz isteyin, vardiya başladı mı işyerinde olma zorunluluğunuz ortaya çıkar. çalışma koşulları, ücretler vs. müsaade etmedikçe sinemaya gidemez, enstrüman çalamaz... hale gelirsiniz. tercih toplumdan bağımsız ilerlemez, ekonomik ilişkiler kültürel yapıya müsaade ettiği ölçüde hareket edilebilir. eğer orta sınıfa ait bir çalışma ve yaşam koşuluna sahipseniz, bu herkesin sizin gibi olduğu anlamına ya da sonsuza dek kazanılmış hakları hiçbir toplumsal örgütlenme ve mücadele olmadan sürdüreceğiniz anlamına gelmez. bugünün türkiye'sinde öz yönetimi hdp'nin savunuyor olması kürt halkının mağduriyetine yaslanarak onu meşrulaştırmaz. zira yılların kazanımlarını kürtler, kurtarılmış bölgelerle değil özerkliği talep eden somut bir yaklaşımla ete kemiğe bürüyebilir.
Gündemdeki Haberler