bugün
- iskilipli atıf hoca10
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- millette manyak para var21
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- handjob3
- anın görüntüsü32
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- nar tanelemek5
- yere düşen araba anahtarı3
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor3
- koltukaltını maymun gibi kaşımak3
- erken uyanmak4
- nar2
- quentin tarantino nun en iyi filmi3
- papatya çayı içen erkek11
- sözlük kürdü54
- kardeşlik2
- tbmm de sanayi ve teknoloji bakanlığı bütçesi3
- kezoya baştan aşağı hayır duaları yağdırmak2
- kuzey buz denizi3
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- birader de biraderilyö3
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- platon un mağara alegorisi2
- cuckold2
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- yazılımcının flört edememesi2
- 33 ülkenin stok yapın çağrısı2
- abd arabuluculuğunda ukrayna rusya müzakereleri2
- volkswagen passat10
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- osman pamukoğlu14
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
toplumumuzda kişiyi strese ve bunalıma sürükleyen en önemli zaaftır. sevginin eksik olduğu yerde, yapılan her aktivite anlamsız, konuşulan ve karşılaşılan her kişi sevimsiz, düşünülen ve insanlarla paylaşılan her mevzu da amaçsız ve anlamsız olur.*
sevgi eksikliği dendiği zaman, bu adam da bunu yazıyor demek ki bir hatun problemi var şeklinde yaklaşanlar da pekala olacaktır. onlara yanıt vererek başlamak isterim. sevgi dendiği zaman, sadece karşı cinse duyulan anlaşılmamalıdır. hatta ve hatta, sadece insanlara karşı duyulan sevgi de mevzubahis değildir. dahası, kişinin herhangi bir metaya karşı kendi beslediği sevgiyi anlatmak yeterli gelmeyecektir.
burada anlattığım sevgi, çevremdeki insanların da bana karşı gösterdiği sevgi, yaptıkları işe gösterdikleri sevgi, oturup kalktıkları yere ve nefes aldıkları alana karşı olan sevgiyi de kapsamaktadır.
birşeyleri sevme ihtiyacı hisseden insan, hayattan sevk almaya çalışan bir insandır. hayatını daha iyi yaşamak için her detayı gözden geçiren insan, sadece kendisine değil, başkalarına da yaşama sevinci aşılayabilecek insandır. demek ki, etrafında hayatı bütün herşeyiyle seven, sevmese de sevmeye gayret gösteren insanların varlığı; güzel bir yaşantının da anahtarlarını kişilere verir.
yukarıda anlattıklarımdan yola çıkarak, etrafınızda, içinde gram sevgi barındırmayan insanları anımsayın. bu insanlar, gülümsemesi gereken yerde gülümsemez, egolarını birileri veya birşeyler üzerinden tatmin etmeye çalışır, sadece kendi basit ve adi çıkarları için iğrenç gözükmekten sakınmazlar kendilerini. böyle insanların yaptığı işlere bakın, birazcık insaniyet, birazcık duygu, azıcık estetik barındıran herşeyi darmadağın eder. kapadokya' da tüflerin içine işlenmiş eski dönem dini resimleri kazıyıp üzerine hüseyin was here yazan işte bu zihniyettir; hatta bunlar öyle insanlardır, halihazırda güzel olan birşeyin üzerine sevgisini gösterme amaçlı olduğunu söylediği öyle birşey kondurur ki... biter o noktada; insanlık da, estetik de, izan da, anlayış da, medeniyet de.
bir ressam edasında bir iş yaparken, elindeki kömürtozunu tablonuzun üzerine atarlar bunlar. gerekçe, daha koyu olması gerekliliğidir resmin; ama bir olur o resim ki, ne gecenin matemini yansıtır, ne de artık tarumar olmuş gunışığını. çöpe gider.
yapılması gereken, bu insanları asıp kesmek değil, doğru olanın insanlarla birşeyler paylaşmak olduğunu göstermektir aslında. ama etrafınızda bunlar çoğaldığı zaman, siz de insaniyetten çıkarsınız. ne şarkı dinleyesiniz gelir, ne şarkı söyleyesiniz gelir, ne arkadaşlarınızla oturup laflamak içinizden geçer, ne de sadece keyif için yağmurda yürümek, sadece keyif için günbatımına karşı veya denize karşı birşeyler yudumlamak.
bununla ya sevgisizlik boyutuna geçerek mücadele edeceksinizdir, ya da içinize atarak bir yerde patlamayı beklersiniz.
keza ben de, şu anda burada patlama noktasına gelip kendimce bir açılım yaratmakla meşgulüm. çünkü bir adım sonra ben de sevgisizler kervanına katılacak gibiyim.
durup durup bunu niye yazdığımı merak eden olursa da, 500üncü entrysini 100üncü başlığına giren kişi olmak için derim, geçerim. bu da, kalan sevgimin ortaya çıkarttığı bir üründür kanımca.
sevgi eksikliği dendiği zaman, bu adam da bunu yazıyor demek ki bir hatun problemi var şeklinde yaklaşanlar da pekala olacaktır. onlara yanıt vererek başlamak isterim. sevgi dendiği zaman, sadece karşı cinse duyulan anlaşılmamalıdır. hatta ve hatta, sadece insanlara karşı duyulan sevgi de mevzubahis değildir. dahası, kişinin herhangi bir metaya karşı kendi beslediği sevgiyi anlatmak yeterli gelmeyecektir.
burada anlattığım sevgi, çevremdeki insanların da bana karşı gösterdiği sevgi, yaptıkları işe gösterdikleri sevgi, oturup kalktıkları yere ve nefes aldıkları alana karşı olan sevgiyi de kapsamaktadır.
birşeyleri sevme ihtiyacı hisseden insan, hayattan sevk almaya çalışan bir insandır. hayatını daha iyi yaşamak için her detayı gözden geçiren insan, sadece kendisine değil, başkalarına da yaşama sevinci aşılayabilecek insandır. demek ki, etrafında hayatı bütün herşeyiyle seven, sevmese de sevmeye gayret gösteren insanların varlığı; güzel bir yaşantının da anahtarlarını kişilere verir.
yukarıda anlattıklarımdan yola çıkarak, etrafınızda, içinde gram sevgi barındırmayan insanları anımsayın. bu insanlar, gülümsemesi gereken yerde gülümsemez, egolarını birileri veya birşeyler üzerinden tatmin etmeye çalışır, sadece kendi basit ve adi çıkarları için iğrenç gözükmekten sakınmazlar kendilerini. böyle insanların yaptığı işlere bakın, birazcık insaniyet, birazcık duygu, azıcık estetik barındıran herşeyi darmadağın eder. kapadokya' da tüflerin içine işlenmiş eski dönem dini resimleri kazıyıp üzerine hüseyin was here yazan işte bu zihniyettir; hatta bunlar öyle insanlardır, halihazırda güzel olan birşeyin üzerine sevgisini gösterme amaçlı olduğunu söylediği öyle birşey kondurur ki... biter o noktada; insanlık da, estetik de, izan da, anlayış da, medeniyet de.
bir ressam edasında bir iş yaparken, elindeki kömürtozunu tablonuzun üzerine atarlar bunlar. gerekçe, daha koyu olması gerekliliğidir resmin; ama bir olur o resim ki, ne gecenin matemini yansıtır, ne de artık tarumar olmuş gunışığını. çöpe gider.
yapılması gereken, bu insanları asıp kesmek değil, doğru olanın insanlarla birşeyler paylaşmak olduğunu göstermektir aslında. ama etrafınızda bunlar çoğaldığı zaman, siz de insaniyetten çıkarsınız. ne şarkı dinleyesiniz gelir, ne şarkı söyleyesiniz gelir, ne arkadaşlarınızla oturup laflamak içinizden geçer, ne de sadece keyif için yağmurda yürümek, sadece keyif için günbatımına karşı veya denize karşı birşeyler yudumlamak.
bununla ya sevgisizlik boyutuna geçerek mücadele edeceksinizdir, ya da içinize atarak bir yerde patlamayı beklersiniz.
keza ben de, şu anda burada patlama noktasına gelip kendimce bir açılım yaratmakla meşgulüm. çünkü bir adım sonra ben de sevgisizler kervanına katılacak gibiyim.
durup durup bunu niye yazdığımı merak eden olursa da, 500üncü entrysini 100üncü başlığına giren kişi olmak için derim, geçerim. bu da, kalan sevgimin ortaya çıkarttığı bir üründür kanımca.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar