bugün
- şanssız bir insan olmak5
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık10
- beni özleyenler elime mum diksin14
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı4
- hırvatistan6
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması8
- sümer dili4
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor13
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım8
- yuzır ismet gurbuzi hazretleri4
- almanya11
- kadir mısıroğlu3
- iq testi4
- bey biraderler beydirler3
- 2026 ağustos ayı nasıl geçecek3
- diyetteyken kitap okumak2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek5
- yunanistan29
- ayak bileğine dövme yaptıran erkek2
- arkadaşlar naber ya4
- arkadaşlar yeni ağırlıklarım nasıl3
- inşaat gürültüsü4
- slip mayo giyen erkek4
- volvo v702
- türk ateisti7
- fransa5
- en köylü özelliğiniz4
- ispanya5
- her gördüğünü jandarmaya ihbar eden köylü3
- portekiz5
- beynin dopamin salgılamaması3
- yanık akrep dumanı çekmek5
- nervio ile travertenlere gitmek4
- la diyen kadın3
- ioçk'nın müziği4
- erkeklerden hoşlanan erkek3
- yeni gelin adayının çıldırtan talepleri2
- en son aldığınız iltifat14
- zorunlu eğitim7
- arkadaşlar bu ne kitabı yahu2
- ali vefa7
- sidretü l münteha4
- sözlük çok bozdu3
- çomar müzikleri3
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- tiroidli hanım3
- mayışı çekmek3
- metrobüs2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- sevişirken video çekmek10
la migliore offerta italya 2013 yapımı giuseppe tornatore filmi. baş rollerde geoffrey rush, jim sturgess, sylvia hoeks ve donald sutherland var. 7.8 imdb puanına sahip.
yıllar önce kafam dağınık iken izleyip üzerinde hiç durmamıştım ama sonra tekrar izleyince arşivime layik olduğunu gördüm. ilk izlediğimde film hakkında tek bir bilgim dahi yoktu, sadece jim sturgess in varlığı ve yönetmenin tornatore olması beni filme çeken iki etkendi.
--çok ağır spoylır uyarmadı deme--
virgil insanlarla arasına mesafe koyan, prensipleri öncelikleri olan titiz, yalnız varlıklı bir müzayedecidir. yaşamı boyunca kadınlardan ve gönül ilişkilerinden uzak durmuştur. insanlara ve eşyalara dokunmayı sevmediği için eldiven giyip peçete kullanan bu efendi adam kadın tablolarının düşkünüdür. bu tabloları arkadaşı ve iş ortağı billy ile yaptığı zekice çakallıklarla, değerinin çok çok altında elde ediyordur.
virgil claire e ilgi duymaya başlayınca olayı çaktım, film ilerledikçe yanılmadığımı gördüm. yaşlı bekçinin o parçaları virgilin arabasına götürmesi, claire in saçma sapan tripleri vs açık etti her şeyi, ki yönetmenin de isteği bu zaten. virgil tüm içtenliği ile o kıza yardım edip sonrasında aşık olmuşken, filmin sonunda göt gibi kalacağını anlamıştım, yani son benim için surpriz değildi. claire ın aşkına inananlar virgil gibi çok safmış, kız oldukça yapmacık ve sahteydi. virgil çok zeki olsa da, ömrünü gerçeği sahtesinden ayırmaya adasa da, aşk gözünü öyle bir kör etmiş ki, bu zayıf kurgulanmış tiyatroya kandı. oysa başta claire olmak üzere, robert ve kız arkadaşı, eziklediği billy, hatta yaşlı bekçi bile defalarca açık vermişti. ulan yıllarca dışarı adım atmayan kız nasıl iki günde sosyal oldu? evini bırakıp otele taşındı? robertla arkadaş oldu? daha düne kadar kapı arkasından konuşunca bile kriz geçiren kız, dış dünyaya nasıl bu kadar çabuk ayak uydurdu? bu kadarla kalsa iyi, billy robert claire üçlüsünün plan yapmaları, nasıl tanışıp organize olduklarını ve en esasta tabloları kimse görmeden otelden nasıl çıkardıkları büyük bir sır olarak kaldı. açıklanmayan gizemi yüzünden 3 puan kırmak zorunda kaldım, keşke ucundan kıyısından gösterselerdi azıcık.
kafedeki engelli kadın (gerçek claire) başından beri ilgimi çekmişti, bir diğer ilgimi çeken şey, virgilin karakola kadar gelip kapıdan dönmesi oldu. lan insan 500 milyonu aşkın serveti ne diye basit bir şifre ile korur ki? bu kadar zeki iken, bu kadar mal olunur mu arkadaş? ayrıca hırsızların tipi belli adı belli, ver interpole yakalat dimi? ama yok adam akıl hastanesine düşüp, claire in umutsuz aşkına sadık kalmayı seçiyor. tabi polisin bunca serveti nasıl elde ettiğini soruşturacağını bildiği için, hapse atılmak korkusundan karakola gitmemiş olabilir. filmden anladığımız bazı arkadaşların dediği gibi, duyguların da takliti olur deyimi değil. kıssadan hisse şu, "kimseye güvenmeyin! insanlara özelinizi açmayın! özellikle de çok paranız varsa.."
--spoylır bitmiştir okumaya devam--
mantık hataları ve cevapsız kalan sorulardan ötürü 3 puan kırınca filme 7/10 gibi değerlendirme yapıyorum. bunun dışında müzikleri, mekanları, anlatımı ve zarifliği ile çok kaliteli bir yapım. ayrıca sabahın 6 sında bana kol kadar entry yazdırmış ender filmlerden biri, mutlaka izleyin görsel
yıllar önce kafam dağınık iken izleyip üzerinde hiç durmamıştım ama sonra tekrar izleyince arşivime layik olduğunu gördüm. ilk izlediğimde film hakkında tek bir bilgim dahi yoktu, sadece jim sturgess in varlığı ve yönetmenin tornatore olması beni filme çeken iki etkendi.
--çok ağır spoylır uyarmadı deme--
virgil insanlarla arasına mesafe koyan, prensipleri öncelikleri olan titiz, yalnız varlıklı bir müzayedecidir. yaşamı boyunca kadınlardan ve gönül ilişkilerinden uzak durmuştur. insanlara ve eşyalara dokunmayı sevmediği için eldiven giyip peçete kullanan bu efendi adam kadın tablolarının düşkünüdür. bu tabloları arkadaşı ve iş ortağı billy ile yaptığı zekice çakallıklarla, değerinin çok çok altında elde ediyordur.
virgil claire e ilgi duymaya başlayınca olayı çaktım, film ilerledikçe yanılmadığımı gördüm. yaşlı bekçinin o parçaları virgilin arabasına götürmesi, claire in saçma sapan tripleri vs açık etti her şeyi, ki yönetmenin de isteği bu zaten. virgil tüm içtenliği ile o kıza yardım edip sonrasında aşık olmuşken, filmin sonunda göt gibi kalacağını anlamıştım, yani son benim için surpriz değildi. claire ın aşkına inananlar virgil gibi çok safmış, kız oldukça yapmacık ve sahteydi. virgil çok zeki olsa da, ömrünü gerçeği sahtesinden ayırmaya adasa da, aşk gözünü öyle bir kör etmiş ki, bu zayıf kurgulanmış tiyatroya kandı. oysa başta claire olmak üzere, robert ve kız arkadaşı, eziklediği billy, hatta yaşlı bekçi bile defalarca açık vermişti. ulan yıllarca dışarı adım atmayan kız nasıl iki günde sosyal oldu? evini bırakıp otele taşındı? robertla arkadaş oldu? daha düne kadar kapı arkasından konuşunca bile kriz geçiren kız, dış dünyaya nasıl bu kadar çabuk ayak uydurdu? bu kadarla kalsa iyi, billy robert claire üçlüsünün plan yapmaları, nasıl tanışıp organize olduklarını ve en esasta tabloları kimse görmeden otelden nasıl çıkardıkları büyük bir sır olarak kaldı. açıklanmayan gizemi yüzünden 3 puan kırmak zorunda kaldım, keşke ucundan kıyısından gösterselerdi azıcık.
kafedeki engelli kadın (gerçek claire) başından beri ilgimi çekmişti, bir diğer ilgimi çeken şey, virgilin karakola kadar gelip kapıdan dönmesi oldu. lan insan 500 milyonu aşkın serveti ne diye basit bir şifre ile korur ki? bu kadar zeki iken, bu kadar mal olunur mu arkadaş? ayrıca hırsızların tipi belli adı belli, ver interpole yakalat dimi? ama yok adam akıl hastanesine düşüp, claire in umutsuz aşkına sadık kalmayı seçiyor. tabi polisin bunca serveti nasıl elde ettiğini soruşturacağını bildiği için, hapse atılmak korkusundan karakola gitmemiş olabilir. filmden anladığımız bazı arkadaşların dediği gibi, duyguların da takliti olur deyimi değil. kıssadan hisse şu, "kimseye güvenmeyin! insanlara özelinizi açmayın! özellikle de çok paranız varsa.."
--spoylır bitmiştir okumaya devam--
mantık hataları ve cevapsız kalan sorulardan ötürü 3 puan kırınca filme 7/10 gibi değerlendirme yapıyorum. bunun dışında müzikleri, mekanları, anlatımı ve zarifliği ile çok kaliteli bir yapım. ayrıca sabahın 6 sında bana kol kadar entry yazdırmış ender filmlerden biri, mutlaka izleyin görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar