bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- dilekçeye nasıl başlanır9
- açım aç5
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat36
- dincilere laf anlatmakta çalışmak18
- nas suresini duyunca cinler4
- şu an ne isterdin6
- arkadaşlar entry girer misiniz2
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- define videoları izlemek3
- edep sen ne güzel şeysin2
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- kaçak çay18
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- çocukluk arkadaşlığı2
- fon vurgunu54
- mustafa sarıgül pornosu3
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- kürk mantolu madonna6
- borsa istanbul19
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- hakkı bulut3
- cinler3
- from gold from dust34
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- bir adam vardı canı sıkılan2
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- abdülkadir selvi2
- şabat şalom5
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- taksiciyimbebegim5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
yurttaşlar, romalılar, asiller!
önünüze sunulan geleceğin mesleği yalanına sırtınızı dönün ve bu mesleğe giriş yapmayın.
ben lisede girdim. daha kayıt olurken müdür yardımcısı anlatıyordu "hepiniz genel müdür olacaksınız. hepiniz birer müdür olacaksınız."
kısa bir hesap yaptım über matematik zekamla; kayıt olan en aşağı 180 kişi, okul 30 yıldır açık olsa her yıl 180 mezun. 10 yılda 1800 ve 30 yılda 5400 kişi. ülkede kaç otel var amına koyim?
yemedim. tur rehberi olur muyum dedim? müdür olasım yok gezeyim ben bari. olursun olursun tabi dedi. onu da yemedim ama ümit.
ikinci sene bölüm seçmem gerekiyor. tur rehberliği seçeceğim, kaldırdık dediler. kaldırdıysanız götünüze girsin dedim. ön büro diyorum, yok size diyor. servis veya mutfak. servis seçeyim bari dedim. zaten kiloluyuz mutfak gidince boş muhabbetlere maruz kalacağız.
gittim, mis gibi otellerde staj yapıp referansı sağlam tuttum. yetmedi notları yüksek tutup üniversiteyi turizm işletme okudum. geldiğim nokta 26 yaşında resepsiyon.
komilikten garsonluğa, garsonluktan başka otele geçip bellboyluğa, bellboyluktan başka otele geçip resepsiyona geçme başarısını gösterdim. bunların gerçekleştiği esnada da sürekli seviyeyi düşürmek zorunda kaldım. 5 yıldızlı en baba otelde komiyken, bir tık altı başka 5 yıldızlı otelde garsondum. sonrasında butik otelde bellboy. apart otelde resepsiyon. ve şimdi tekrar butik otelde resepsiyon. başladığım otel kalitesine dönebilmek içinse en aşağı 2-3 yıl bu bölümde ter dökmeli, delirmeden çalışmaya devam etmeli veya saati olmayan amk mesleğinde kendimi harap etmeliyim veya bu süre içerisinde çalıştığım otelden seviye olarak eşit olan başka bir otele referans sayesinde müdür olarak geçiş yapıp oradan direkt yolumu bulmaya çalışmalıyım. kariyer planlamasının ne kadar boktan olduğunu farkediyorsunuz bu meslekte. çünkü sabah resepsiyonistler kız olmalı algısı yenilmediği için, 3-11 arasına hapsoluyor ve haftada bir gün gece çalışmak zorunda kalıyorsunuz. sürekli shift değişen otellerde ise gece, öğlen veya gündüz çalışmaları ile kafayı yemiyor olmanıza hayret ediyorsunuz. plan yapıyorsunuz ertelemek zorunda kalıyorsunuz. iş dışında uyku harici bir şeye vaktiniz kalmıyor.
gelelim mesleğin özüne, niye girmeyin diyorum. bir kere benim başladığım dönem 10 sene öncesi en az. lisedeyken. o zaman iyi kötü turist vardı, üç beş tip düşerdi. artık beleşçi araplar dışında gelen olsa bile tip bırakan yok. dolayısıyla hevesiniz de kaçıyor. turizmci maaşa bakmaz genelde, tip ile geçinir. ne geçinmesi ağalar paşalar gibi yaşar. artık öyle değil ama.
onun da ötesinde; üç beş kuruşluk bu turist portföyünün istekleri bitmiyor ve sabrınızı sonuna kadar denemek zorunda hissediyorlar. deniyorlar gerçekten. 100 tane oda geliyor hepsi personel için 7.5-10 puanlaması yaparken, bir davarın egoist tavırları ile otelde havasını basması, oteli beğenmemesi, sanki otel babamın malıymış gibi bana posta koyması ve ses çıkarmamam huyuna gidip memnun etmeye çalışmam bile onu tatmin etmeyip gidip 2.5 puanlama yapıp beni üstlerime rapor vermek zorunda bırakabiliyor. evet bu da gerçek, 100 tane 7.5-10 puanlaması alırsın tebrik eden yoktur ama 2.5 puanlama gelirse bildiğin rapor verirsin. hoş benim patron müdür iyi, tebrik de ediyorlar teşekkür de. edilmediğini de gördüm ama. he tebrik teşekkür ettikleri gibi de hesap soruyorlar. neden kötü geldi diye, işte o sıkıntı.
mesela iş yok odalar dolu değil otel boşalıyor diye yeni bir fiyat listesi yapıp, kendinizi yüzlerce acentaya listeyi tekrar yollarken bulabiliyorsunuz. bir rezervasyon gelse ödemesinde sıkıntı çıksa veya minibar kaçırsanız kendi cebinizden ödüyorsunuz. bu sektör çekilecek sektör değil, inanın bana.
velhasıl kelam, sürekli memnun etmekten sıkılacaksanız girmeyin bu mesleğe. afedersiniz gel bir sakso çek dese misafir, çeker koparırım kökünden ama çekmenizi bekleyenler de olacaktır. böyle yarrak kürek bir meslek.
bir de son olarak, dünya kadar malın olacağına fındık kadar amın olsun.
sokayım böyle sektöre. bu sektörü kadın çalışanlar bitirdi.
sen gelme ulan dayı sen gelme. gelme ki kurtul.
turizm bitti, bizim bitişimiz de yakındır.
ekleme: erdoğan'ın dediği gibi turist yoksa gidip getirmek lazım. gidebilsem geri dönmem amk. geleceğiniz bu kadar işte anlayın.
önünüze sunulan geleceğin mesleği yalanına sırtınızı dönün ve bu mesleğe giriş yapmayın.
ben lisede girdim. daha kayıt olurken müdür yardımcısı anlatıyordu "hepiniz genel müdür olacaksınız. hepiniz birer müdür olacaksınız."
kısa bir hesap yaptım über matematik zekamla; kayıt olan en aşağı 180 kişi, okul 30 yıldır açık olsa her yıl 180 mezun. 10 yılda 1800 ve 30 yılda 5400 kişi. ülkede kaç otel var amına koyim?
yemedim. tur rehberi olur muyum dedim? müdür olasım yok gezeyim ben bari. olursun olursun tabi dedi. onu da yemedim ama ümit.
ikinci sene bölüm seçmem gerekiyor. tur rehberliği seçeceğim, kaldırdık dediler. kaldırdıysanız götünüze girsin dedim. ön büro diyorum, yok size diyor. servis veya mutfak. servis seçeyim bari dedim. zaten kiloluyuz mutfak gidince boş muhabbetlere maruz kalacağız.
gittim, mis gibi otellerde staj yapıp referansı sağlam tuttum. yetmedi notları yüksek tutup üniversiteyi turizm işletme okudum. geldiğim nokta 26 yaşında resepsiyon.
komilikten garsonluğa, garsonluktan başka otele geçip bellboyluğa, bellboyluktan başka otele geçip resepsiyona geçme başarısını gösterdim. bunların gerçekleştiği esnada da sürekli seviyeyi düşürmek zorunda kaldım. 5 yıldızlı en baba otelde komiyken, bir tık altı başka 5 yıldızlı otelde garsondum. sonrasında butik otelde bellboy. apart otelde resepsiyon. ve şimdi tekrar butik otelde resepsiyon. başladığım otel kalitesine dönebilmek içinse en aşağı 2-3 yıl bu bölümde ter dökmeli, delirmeden çalışmaya devam etmeli veya saati olmayan amk mesleğinde kendimi harap etmeliyim veya bu süre içerisinde çalıştığım otelden seviye olarak eşit olan başka bir otele referans sayesinde müdür olarak geçiş yapıp oradan direkt yolumu bulmaya çalışmalıyım. kariyer planlamasının ne kadar boktan olduğunu farkediyorsunuz bu meslekte. çünkü sabah resepsiyonistler kız olmalı algısı yenilmediği için, 3-11 arasına hapsoluyor ve haftada bir gün gece çalışmak zorunda kalıyorsunuz. sürekli shift değişen otellerde ise gece, öğlen veya gündüz çalışmaları ile kafayı yemiyor olmanıza hayret ediyorsunuz. plan yapıyorsunuz ertelemek zorunda kalıyorsunuz. iş dışında uyku harici bir şeye vaktiniz kalmıyor.
gelelim mesleğin özüne, niye girmeyin diyorum. bir kere benim başladığım dönem 10 sene öncesi en az. lisedeyken. o zaman iyi kötü turist vardı, üç beş tip düşerdi. artık beleşçi araplar dışında gelen olsa bile tip bırakan yok. dolayısıyla hevesiniz de kaçıyor. turizmci maaşa bakmaz genelde, tip ile geçinir. ne geçinmesi ağalar paşalar gibi yaşar. artık öyle değil ama.
onun da ötesinde; üç beş kuruşluk bu turist portföyünün istekleri bitmiyor ve sabrınızı sonuna kadar denemek zorunda hissediyorlar. deniyorlar gerçekten. 100 tane oda geliyor hepsi personel için 7.5-10 puanlaması yaparken, bir davarın egoist tavırları ile otelde havasını basması, oteli beğenmemesi, sanki otel babamın malıymış gibi bana posta koyması ve ses çıkarmamam huyuna gidip memnun etmeye çalışmam bile onu tatmin etmeyip gidip 2.5 puanlama yapıp beni üstlerime rapor vermek zorunda bırakabiliyor. evet bu da gerçek, 100 tane 7.5-10 puanlaması alırsın tebrik eden yoktur ama 2.5 puanlama gelirse bildiğin rapor verirsin. hoş benim patron müdür iyi, tebrik de ediyorlar teşekkür de. edilmediğini de gördüm ama. he tebrik teşekkür ettikleri gibi de hesap soruyorlar. neden kötü geldi diye, işte o sıkıntı.
mesela iş yok odalar dolu değil otel boşalıyor diye yeni bir fiyat listesi yapıp, kendinizi yüzlerce acentaya listeyi tekrar yollarken bulabiliyorsunuz. bir rezervasyon gelse ödemesinde sıkıntı çıksa veya minibar kaçırsanız kendi cebinizden ödüyorsunuz. bu sektör çekilecek sektör değil, inanın bana.
velhasıl kelam, sürekli memnun etmekten sıkılacaksanız girmeyin bu mesleğe. afedersiniz gel bir sakso çek dese misafir, çeker koparırım kökünden ama çekmenizi bekleyenler de olacaktır. böyle yarrak kürek bir meslek.
bir de son olarak, dünya kadar malın olacağına fındık kadar amın olsun.
sokayım böyle sektöre. bu sektörü kadın çalışanlar bitirdi.
sen gelme ulan dayı sen gelme. gelme ki kurtul.
turizm bitti, bizim bitişimiz de yakındır.
ekleme: erdoğan'ın dediği gibi turist yoksa gidip getirmek lazım. gidebilsem geri dönmem amk. geleceğiniz bu kadar işte anlayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar