bugün

merhume

'Lisedeyken kara kuru bir kızla birbirimizi sevmiştik. Bir müddet sular seler gibi okuyup deliler gibi seviştik. Derken Zehra, ufacık boyuyla okuduklarını tatbik etmek istedi, o vakitler henüz bir seksenlerde gezinen ayığımla benim gözüm kesmedi. O hapse düştü, ben üniversiteye düştüm. O bana bin mektup yazdı, ben ona iki bin mektup yazdım. O yakıp öldürülerek hayata döndürüldü, ben ölüp tıka basa kitap dolu bir odaya gömüldüm.'

murat uyurkulak, merhume, s. 52-53
© copyright 2005 - 2026