bugün
- arkadaşlar öldünüz mü7
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak18
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz8
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması3
- yapay zekayı destekleyen mallar4
- sabah menemen yaparken kış güneşi dinlemek3
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi3
- nemlendirici krem19
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri13
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması11
- clio klitorisin kısaltılmışıdır5
- src belgesi2
- kadir mısıroğlunun yezid hayranlığı2
- güne jelatinli ananas suyu ile başlamak2
- dabbe2
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması2
- öğretmenlerin teneffüse ihtiyacı olması5
- nissan micra kullanan erkek11
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- nev18
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın9
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- mony tontana birader2
- zorunlu askerlik ve liberteryan itiraz2
- disco disco gezen insan8
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- katatespizartmasi12
- kedi tırnağı kesmek5
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- fon vurgunu56
- borsa 10 000 lere gidebilir mi2
- israil alpen2
- cinler6
- erlik4
- askerde özlenen şeyler8
- hırsıza verilmeyen ceza hırsızı teşviktir2
- suavi yle çorba içmeye gitmek2
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- ab'nin birliğe almadan önce 15 yıl deneme süresi2
- çocukluk arkadaşlığı11
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı55
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- from gold from dust34
nurdan özdemirin roportajından
murat çelik kimdir?
müzikhal olarak 93 yılında profesyonel olarak düş sokağı sakinlerinin düş sokağıyla beraber profesyonelliğe adım attık. ondan beri de profesyonelce müziğe devam ediyoruz. bu arada istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi bölümünü bıraktım. başka ne diyebilirim bilmiyorum.
müzik tarzınızdan biraz bahsedebilir misiniz?
müzik tarzı maalesef onu ben de bilmiyorum. bunun en güzel tarafı bunu dinleyenlerin belirlemesi tabi. ama bir sürü öğeler var. roctan da öğeler var, etnil müzikten de öğeler var. yani her şeyden etkiler var. olmaması da mümkün değil zaten. çünkü yeni hiçbir şey yok. hepsi birbirine değişik bir şekilde bina edilmiş.
fısıltıyla konuşuyorsunuz. sizi sadece tanıyanlar duyabiliyorlar. reklam yapmadığınız halde küçümsenemeyecek bir dinleyici kitlesine sahipsiniz. ama biz müzik marketlerde albümünüzü bulmakta zorlandık. kendinizi fazla ön planda tutmamanızın sebebi nedir?
baştan beri benim benimsediğim bir şey bu. yani ön planda olmak istemiyorum. geri planda olmak istiyorum. insanın kesinlikle kendisini koruması gerekir kendinden maksat egosunu, benliğini koruması. yani insan bu duygusunu kontrol edemediği zaman canavarlaşır. o yüzden insanın kendisini mümkün olduğunca saklaması gerekiyor. bu bir tavır değil, bir imaj değil... ben de halimce kendimi korumaya çalışıyorum. çünkü ben de insanım ve benim de nefsim var. ve böylesinin daha doğru olduğuna inanıyorum.
müzik marketlerde bu albümün pek bulunmayışı da dediğiniz gibi reklam tarzı bir şey yok. yaptığım müzikte reklamın pek de geçerliliğine inanmıyorum. tabi bunun çok çeşitli nedenleri var; ekonomik nedenler bunlardan biri. ancak benim çok sevdiğim bir olay var. bunun daha sağlam olduğuna inanıyorum. işte siz dinliyorsunuz, arkadaşlarınıza tavsiye ediyorsunuz. o ona tavsiye ediyor o ona o ona... biraz zaman uzun oluyor ama çok sağlıklı bir biçimde olduğuna inanıyorum. böyle olması benim için çok daha iyi. o yüzden afiş, reklam, bu işle biraz daha bana suni geliyor. yani klip olayları da öyle. çıkıyorsunuz , müzik ikinci plana atılıyor.
baştan beri benim benimsediğim bir şey bu. yani ön planda olmak istemiyorum. geri planda olmak istiyorum. insanın kesinlikle kendisini koruması gerekir kendinden maksat egosunu, benliğini koruması. yani insan bu duygusunu kontrol edemediği zaman canavarlaşır. o yüzden insanın kendisini mümkün olduğunca saklaması gerekiyor. bu bir tavır değil, bir imaj değil... ben de halimce kendimi korumaya çalışıyorum. çünkü ben de insanım ve benim de nefsim var. ve böylesinin daha doğru olduğuna inanıyorum.
bir albümü dinlediğimizde şarkı sözlerinden, o albümün sahibinin ve dinleyici kitlesinin ruh hallerini ve yaşam tarzlarını az da olsa anlayabiliyoruz. günümüz şarkı sözlerine baktığımızda bir kısırlaşmanın bir tek düzeliğin olduğunu görüyoruz. anlamlı olan şarkı sözlerinin de yaşanılabilirliğinin olmadığından söz ediliyor. oysa şarkı sözleriniz, sizin ruh dünyanızın ve hayatınızın birer yansıması. bu derinliğe nasıl ulaştınız ve bu derinliği nasıl koruyorsunuz?
baştan beri inanın ki bunu hiç bilmiyorum. bunu samimi olarak söylüyorum. bilmiyorum,yani bu parçalar nasıl çıkıyor,o sözler nasıl geliyor. inanın ki allah-ü tealanın bir lütfu. yalnız bunu söylerken insanın çalışması gerektiğini arkasına sığınarak söylüyorum. yani onu göz ardı etmeden söylüyorum. allah-ü teala bir ayetinde şöyle diyor işte insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.şüphesiz ki bunlar bu müzik sözleri, bu şarkıların çıkması ilhamın dışında insanın yaşadıkları,mutlulukları,acıları... bundan da önemlisi insanın kendini geliştirme yönünde attığı adımlar. çok okuması,çok dinlemesi ve sazı ile bütünleşmeye çalışması...bütün bunların sonucunda bütün bu söylediklerim insanın içinde yoğruluyor ve bir şekilde ortaya çıkıyor. ama tabi okudukça,dinledikçe bakış açınız biraz daha değişiyor. o yüzden de tıpkı bir şairin şiirine olan saygısı gibi yani her şeyi ortaya koymaksızın şiir diye... bu müzikte de öyle. ben senede bir tane parça ya yazabilen ya yazamayan adamım. ama yazabilirim. fakat bunun pek etkisi olmaz. yani beni tatmin etmediği müddetçe bir başkasını tatmin etmesi çok zor. bu yüzden de dediğim gibi şairin şiirine olan sorumluluğu gibi bir müzisyenin de bestelerine karşı sorumlu olması lazım. hep en güzele doğru gitmek lazım. ben de onu deniyorum allah nasip ederse...
murat çelik kimdir?
müzikhal olarak 93 yılında profesyonel olarak düş sokağı sakinlerinin düş sokağıyla beraber profesyonelliğe adım attık. ondan beri de profesyonelce müziğe devam ediyoruz. bu arada istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi bölümünü bıraktım. başka ne diyebilirim bilmiyorum.
müzik tarzınızdan biraz bahsedebilir misiniz?
müzik tarzı maalesef onu ben de bilmiyorum. bunun en güzel tarafı bunu dinleyenlerin belirlemesi tabi. ama bir sürü öğeler var. roctan da öğeler var, etnil müzikten de öğeler var. yani her şeyden etkiler var. olmaması da mümkün değil zaten. çünkü yeni hiçbir şey yok. hepsi birbirine değişik bir şekilde bina edilmiş.
fısıltıyla konuşuyorsunuz. sizi sadece tanıyanlar duyabiliyorlar. reklam yapmadığınız halde küçümsenemeyecek bir dinleyici kitlesine sahipsiniz. ama biz müzik marketlerde albümünüzü bulmakta zorlandık. kendinizi fazla ön planda tutmamanızın sebebi nedir?
baştan beri benim benimsediğim bir şey bu. yani ön planda olmak istemiyorum. geri planda olmak istiyorum. insanın kesinlikle kendisini koruması gerekir kendinden maksat egosunu, benliğini koruması. yani insan bu duygusunu kontrol edemediği zaman canavarlaşır. o yüzden insanın kendisini mümkün olduğunca saklaması gerekiyor. bu bir tavır değil, bir imaj değil... ben de halimce kendimi korumaya çalışıyorum. çünkü ben de insanım ve benim de nefsim var. ve böylesinin daha doğru olduğuna inanıyorum.
müzik marketlerde bu albümün pek bulunmayışı da dediğiniz gibi reklam tarzı bir şey yok. yaptığım müzikte reklamın pek de geçerliliğine inanmıyorum. tabi bunun çok çeşitli nedenleri var; ekonomik nedenler bunlardan biri. ancak benim çok sevdiğim bir olay var. bunun daha sağlam olduğuna inanıyorum. işte siz dinliyorsunuz, arkadaşlarınıza tavsiye ediyorsunuz. o ona tavsiye ediyor o ona o ona... biraz zaman uzun oluyor ama çok sağlıklı bir biçimde olduğuna inanıyorum. böyle olması benim için çok daha iyi. o yüzden afiş, reklam, bu işle biraz daha bana suni geliyor. yani klip olayları da öyle. çıkıyorsunuz , müzik ikinci plana atılıyor.
baştan beri benim benimsediğim bir şey bu. yani ön planda olmak istemiyorum. geri planda olmak istiyorum. insanın kesinlikle kendisini koruması gerekir kendinden maksat egosunu, benliğini koruması. yani insan bu duygusunu kontrol edemediği zaman canavarlaşır. o yüzden insanın kendisini mümkün olduğunca saklaması gerekiyor. bu bir tavır değil, bir imaj değil... ben de halimce kendimi korumaya çalışıyorum. çünkü ben de insanım ve benim de nefsim var. ve böylesinin daha doğru olduğuna inanıyorum.
bir albümü dinlediğimizde şarkı sözlerinden, o albümün sahibinin ve dinleyici kitlesinin ruh hallerini ve yaşam tarzlarını az da olsa anlayabiliyoruz. günümüz şarkı sözlerine baktığımızda bir kısırlaşmanın bir tek düzeliğin olduğunu görüyoruz. anlamlı olan şarkı sözlerinin de yaşanılabilirliğinin olmadığından söz ediliyor. oysa şarkı sözleriniz, sizin ruh dünyanızın ve hayatınızın birer yansıması. bu derinliğe nasıl ulaştınız ve bu derinliği nasıl koruyorsunuz?
baştan beri inanın ki bunu hiç bilmiyorum. bunu samimi olarak söylüyorum. bilmiyorum,yani bu parçalar nasıl çıkıyor,o sözler nasıl geliyor. inanın ki allah-ü tealanın bir lütfu. yalnız bunu söylerken insanın çalışması gerektiğini arkasına sığınarak söylüyorum. yani onu göz ardı etmeden söylüyorum. allah-ü teala bir ayetinde şöyle diyor işte insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.şüphesiz ki bunlar bu müzik sözleri, bu şarkıların çıkması ilhamın dışında insanın yaşadıkları,mutlulukları,acıları... bundan da önemlisi insanın kendini geliştirme yönünde attığı adımlar. çok okuması,çok dinlemesi ve sazı ile bütünleşmeye çalışması...bütün bunların sonucunda bütün bu söylediklerim insanın içinde yoğruluyor ve bir şekilde ortaya çıkıyor. ama tabi okudukça,dinledikçe bakış açınız biraz daha değişiyor. o yüzden de tıpkı bir şairin şiirine olan saygısı gibi yani her şeyi ortaya koymaksızın şiir diye... bu müzikte de öyle. ben senede bir tane parça ya yazabilen ya yazamayan adamım. ama yazabilirim. fakat bunun pek etkisi olmaz. yani beni tatmin etmediği müddetçe bir başkasını tatmin etmesi çok zor. bu yüzden de dediğim gibi şairin şiirine olan sorumluluğu gibi bir müzisyenin de bestelerine karşı sorumlu olması lazım. hep en güzele doğru gitmek lazım. ben de onu deniyorum allah nasip ederse...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar