bugün
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- ikinci defa askere gitmek8
- en sevmediğin insan tipleri9
- kurusıkı3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- tai lung42
- serhat kılıç16
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- bir kızla dalga geçmek6
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- özbek kadınlar14
- claudian clouds22
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sözlük whatsapp grupları13
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- sarapci koala47
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- uludağ itiraf10
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- islam'ın hak dini olması6
- melissa vargas7
- namazın amacı6
- enayimiknatisii32
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- anın görüntüsü25
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- gece vardiyası yazarlar4
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- millet dediğin2
- deccal internetten çıkacak9
- kahverengi gözlü olmak4
- fenerbahçe15
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
şavşat'ta belediye binasının tam karşısındaki restorandır. üst katı otel olarak geçse de hemen hemen hergün sarışın, kızıl rus kadınlarının fink attığı, alt katı ise minibüs şoförlerinin boş vakitlerinde yanık oynadığı kahvehanedir. mario' dan arta kalan zamanlarda sokakta top oynayacak kadar küçük olduğumuz yıllarda bazen bu kadınlardan biri camı açıp ''çozuuuuuuuuk'' diye birimizi çağırır elimize para verip sigara almaya yollardı. koşa koşa gider sigarayı alıp kadına verirdik. sigarayı alan rus kadın*, sbazibi* çozuk deyip bir eliyle saçımı okşar öbür eliyle kafamı vanilya kokulu dolgun göğsüne bastırırdı. çok güzeldi kristina. gözlerine bakınca aklım tutuşurdu. hergün beni sigara almaya yollayıp göğsüne bastırsın diye allem edip kallem edip kahvehaneye çaycı oldum. günler geçti. sigara dumanı akutik pnomoni yapınca kahveden çıkışımız verildi. kahvedeyken kristina' nın yanına her müşteri çıkışında ağladım. kaba saba adamlar kristina' nın odasından çıkıp ayıp şeyler anlatırlardı masalarda, inanmazdım. en sonunda müsait bir zamanını bulup odasına çıktım, ağlayıp boynuna sarıldım, 20 yaş büyük olsam alırdım seni deyip kaçtım. aynı günün akşamı boris yeltsin' televizyonda sekreterini taciz etti. kristina' yı sıkıştıran kaba saba şoförler aklıma geldi gizli gizli ağladım. zaten bir hafta sonra da jandarma geldi götürdü kristina' yı. sırtımda eşşek kadar ilkokul çantamla gördüm asker minibüsüne bindirirlerken. koşa koşa gittim boynuna sarıldım, son kez göğsüne bastırdı, ince gümüşten bilekliğini verdi, minibüse bindi, ağladık.
95'e kadar restoranın tam arkasındaki pazarda ruslar ıvır zıvır sattı. sabah ve ikindi vakitleri hariç genelde restoranın,otelin ve kahvehanenin müşterilerinin çoğunluğu ruslardı o zamanlar. komiser aloyşa dedikleri, ekmeği suyu restorandan karşılanan, göğsü madalyalarla kaplı, gözleri kör, saçı sakalı ağarmış, ikinci dünya savaşında stalingrad cehenneminde topçuluk yapmış, eski bir sovyet askeri kapısında oturur, kombat kombat diye bağırıp oyuncak askerler satardı. öğleden sonra güneş yer değiştirince adamın tepesine güneş vurmasın diye şemsiyesinin yerini değiştirirdim. ahhhh sputnik diye başlayan anlaşılmaz bişeyler söyler, elime tezgahtaki tahta oyuncaklardan bir tane sıkıştırır öyle yollardı. bu dede yüzünden restoranın yaygın ismi hem türkler hem de ruslar tarafından rus lokantası olarak bilinirdi. sovyet rusya dağılınca ruslar da kesildi restorandan. dede mede yalan oldu. kristina' nın ''çozuuuuuk'' diye bağırdığı pencereyle, jandarma minibüsüne binip gözden kaybolduğu yer kaldı hatıralarda...
ek/düz:imla
95'e kadar restoranın tam arkasındaki pazarda ruslar ıvır zıvır sattı. sabah ve ikindi vakitleri hariç genelde restoranın,otelin ve kahvehanenin müşterilerinin çoğunluğu ruslardı o zamanlar. komiser aloyşa dedikleri, ekmeği suyu restorandan karşılanan, göğsü madalyalarla kaplı, gözleri kör, saçı sakalı ağarmış, ikinci dünya savaşında stalingrad cehenneminde topçuluk yapmış, eski bir sovyet askeri kapısında oturur, kombat kombat diye bağırıp oyuncak askerler satardı. öğleden sonra güneş yer değiştirince adamın tepesine güneş vurmasın diye şemsiyesinin yerini değiştirirdim. ahhhh sputnik diye başlayan anlaşılmaz bişeyler söyler, elime tezgahtaki tahta oyuncaklardan bir tane sıkıştırır öyle yollardı. bu dede yüzünden restoranın yaygın ismi hem türkler hem de ruslar tarafından rus lokantası olarak bilinirdi. sovyet rusya dağılınca ruslar da kesildi restorandan. dede mede yalan oldu. kristina' nın ''çozuuuuuk'' diye bağırdığı pencereyle, jandarma minibüsüne binip gözden kaybolduğu yer kaldı hatıralarda...
ek/düz:imla
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar