bugün
- ota boka devşirme diyen hırto27
- true nickli namussuz yazar15
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- bir sarma yapmışım7
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- alınmış en ağır cevap4
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu15
- sabah nasıl uyanıyorsunuz6
- kadınlar neden iyi sevişen erkekleri terk edemez3
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- giresun çocuğuyum her yerde sevişirim4
- yalnızken yapılan saçmalıklar3
- türkan saylan7
- pkklı cenazesi bombalamak4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- fetö nün siyasi ayağı19
- ateistlerin nursuz olması13
- daşşakları vantilatöre doğrultmak2
- heves3
- umudu yeşerten bazı detaylar3
- türkiye'nin en güvenilir siyasetçileri9
- fırının başında beklemek4
- yeniçeriye özenmek2
- böceklerin tek tabanca gezmesi5
- kürtlerin tekelinde olan meslekler13
- kadın çantasında olmazsa olmaz üç şey3
- tabiatındaki dengesizliği maharetle kullanmak6
- galette4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı9
- ahbap18
- giresun çocuğu5
- testo taylan2
- yurtdışında arap mısın diye sorulması12
- kezolara duyduğum ateşli ilgi5
- fabrikadan çıkmış yazarlar5
- ıssız adaya düşerken yanına ilk kendini almak2
- heves eden yol alir2
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar12
- kemalim yapmaz öyle şey7
- haluk levent'e bile devletten daha çok güvenmek10
- anın görüntüsü20
- dünya yılanlar günü2
- karışık kızartma10
- yurtdışında hintli misin diye sorulması9
- borsa istanbul2
- testo taylan true ziyareti5
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- sinir bozucu şeyler20
- cookie3
- köpekten daha murdar yuzır3
Basketbolu izlememin ve basketbol oynamamın sebebi olan insan üstü bir varlık. Daha 5-6 yaşlarında yuvaya giden bir çocuktum, malum zaman farkı yüzünden Lakers maçları 5.30da başlardı, ben de saat 6da yuvaya gitmek için uyanır sabahki çizgi film kuşağı için show Tv'yi açardım, her zaman çizgi film olmazdı, bazen sarı mor formalı bir takımın, daha haberim olmayan bir spor dalında maç yaptığını izlerdim. ilk başlarda çok sinir olduğumu hatırlardım bu duruma, en sevdiğim çizgi filmler show tv'deydi ama lanet olası bir spor yüzünden zaten hiç sevmediğim yuvaya bir de moralsiz gidiyordum. Sonra yavaş yavaş öğrenmeye başladım sporu, topu daha çok çemberin içinden geçiren kazanıyordu maçı ve genelde hep şu sarı mor formalı önünde Lakers yazan takım kazanıyordu maçları. Çocukken hep kazananı seversin ya bi anda Lakers kazansın diye izlemeye başlamıştım maçları ama bir kişinin oyunu bana çok farklı geliyordu, daha adını bile okuyamıyordum ama 8 numara diyordum, smaç vuruyor, şut atıyor, pas veriyor, takımda başka yıldızlar da vardı tabi ama ne bileyim işte çocuk aklı ile, sempatik de bi suratı olan 8 numara beni cezbetmişti. işte ta o günlerden beri ben o 8 numarayı takip ediyorum, onun sayesinde daha küçük yaşta basketbol oynamaya ve takip etmeye başladım, belki geçirdiğim pek çok sakatlık yüzünden bi basketbolcu olamadım ama hayatımda çok büyük bir yer kapladı hep basketbol ve Kobe. Lakers'ı onun sayesinde sevdim, küçükken arkadaşlarım Lakers mı bjk mi dediğinde bile Lakers derdim. En büyük hayalim bi gün onu canlı izlemekti. Olmadı belki bunu yapamadım ama bana o kadar çok şey öğretti ve kattı ki, onu görmemek büyük bi pişmanlık değil benim için artık. Asla vazgeçmemeyi öğretti, ne olursa olsun işimi yapmayı öğretti, herkes bana karşı dursa da yerimi korumayı öğretti. inatçılığımı, birşey yaparken herşeyimi vermeyi belki ondan öğrendim ( doğrusu bu durum fiziksel olarak çok zarar verdi.). Bana pek çok şey kattığı kesin ve bugün onu son kez oynarken görücem. Şimdiden gözlerim yaşlı, akşam ne halde olurum bilmem. 5..4..3..2..1... Seni hep sevicem Kobe!!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar