bugün
- disco disco gezen insan8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek9
- nissan micra kullanan erkek9
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak11
- nemlendirici krem16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- nev18
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın7
- katatespizartmasi13
- askerde özlenen şeyler8
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın3
- sadrazam torununun izmir'in üçte ikisini istemesi7
- sophie dee'nin memeleri4
- sözlük yazarlarının yapay zeka fotoğrafları5
- ağzı kokan arkadaş5
- mokv yaşıyor mu6
- batı trakya müftülük atamalarına ankara tepkisi4
- teleferik6
- birbirine benzeyen ünlüler4
- parayı gazze için katlamak istedim4
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- bakın ne geldi6
- 2006'nın 20 sene önce olması8
- tabağın dibini ekmekle sıyıran kız6
- iri memeler6
- sevgili deyince hemen aklına seks gelen insan3
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek24
- trump'ın iran'ı yeniden bombalama ihtimali2
- çocukluk arkadaşlığı11
- fon vurgunu56
- filiz ankara piyale barilla pastavila mutlu arbela4
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- babaların babası5
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- kalıplaşmış güzellik standartları4
- kedi tırnağı kesmek4
- aziz yıldırım5
- platonik aşık olduğum sözlük yazarının reddetmesi3
- kimsenin memleket takımı tutmaması18
- mustafa sarıgül4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı26
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- nurcanım şarkısının popüler olduğu zamanlar5
- fransızlar yeni bir çağ açacak mı3
- gecenin rap şarkısı2
- oflamak2
oktay ekşi'nin 22 mart 2008 tarihli köşeyazisidir.
BiR adım geri atmadan hedeflerine doğru ilerleyeceklerini Başbakan Tayyip Erdoğan yine söyledi. Partisinin taraftarlarına moral verdi.
Ama neyi "hedeflediği" sorusunun yanıtı henüz net değil.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, söz konusu hedefin en yumuşak ifadeyle "Ilımlı islam Devleti" olduğunu düşündüğü için dava açtı.
Tayyip Erdoğan biliyorsunuz, "Ilımlı islam Devleti" tanımlamasını sevmiyor. "islam'ın ılımlısı ılımsızı olmaz. Bir tek islam vardır" diyor.
islam tek modele indirgenince de Yargıtay Başsavcısı'nın açtığı dava daha büyük önem taşıyor.
Ancak tam bu noktada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) imdadına yine Milliyetçi Hareket Partisi yetişti. "Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak bir Anayasa değişikliği" yapma fikrini ortaya attı.
Şimdi karşımızda, Anayasa'nın hangi koşullarda partilerin kapatılmasına karar verilebileceğini düzenleyen 68 ve 69'uncu maddelerinin değiştirilmesini amaçlayan "değişiklik önerisi" konusu var.
Haberlere göre AKP hem "kapatılmayı zorlaştıran" hem de Anayasa Mahkemesi'ndeki davanın, "kapatma" ile sonuçlanmasını engelleyen bir öneriyi netleştirmiş. Yakında öneri TBMM Başkanlığı'na verilecek, eğer MHP desteklerse 367'yi aşkın oyla, ama MHP desteklemezse sadece AKP milletvekillerinin vereceği en az 330 oyla öneri kabul edilecekmiş.
Önce Anayasa Hukuku Profesörü Erdoğan Teziç'in Fikret Bila'ya söylediği ve dünkü Milliyet'te çıkan sözlerine göz atalım:
Teziç böyle bir değişikliğin, AKP hakkında açılan davayı etkilemeyi amaçladığını vurguluyor. Anayasa'nın 138'nci maddesi, "Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisi'nde (...) görüşme yapılamaz, herhangi bir beyanda bulunulamaz" dediğine göre böyle bir öneri Meclis'te görüşülemez, görüşülürse "Anayasa'ya aykırılık" oluşturur, tezini savunuyor.
"TBMM her istediğini yapar" diyebilirsiniz ama, TBMM';nin "isterse hukuku da çiğneyebileceğini" söyleyemezsiniz.
Hele Anayasa'nın değiştirilmesi "teklif dahi edilemeyen" hükümlerini işlevsizleştirecek önerileri kabul edip yürürlüğe koymak, TBMM'nin de yetkisi dışındadır. Anayasa Mahkemesi de onun için var.
Hadi biraz modaya uyalım... "Velev ki..." dediklerimizin tam tersi yaşandı, yani öneri geldi ve sadece AKP oylarıyla (yani 330'dan fazla ama 367'den az oyla) kabul edildi.
Mesele bitmiyor ki... O zaman yasalaşması için "halkoylamasına" sunulması zorunlu olacak.
işte bu noktada CHP Genel Başkanı Deniz Baykal çok doğru bir laf ediyor. "Böyle bir halkoylaması, laik sistemin halkoylamasına sunulması gibi algılanır" diyor ve "halkoylamasına sunulsaydı laiklik Anayasa'ya girer miydi?" diye soruyor.
Gördüğünüz gibi bu aşamada olay bir siyasi partinin kapatılması veya kapatılmaması tartışmasından çıkıp "laikliği koruyalım mı, vaz mı geçelim?"e dönüşüyor. Bir başka deyişle Anayasal sistemin tamamen tersyüz olması ihtimali gündeme geliyor.
O zaman da Tayyip Erdoğan'ın "bir adım geri atmadan" hangi hedefe ulaşmak istediği önem kazanıyor.
kaynak:http://www.hurriyet.com.t...1&gid=61&sz=92800
BiR adım geri atmadan hedeflerine doğru ilerleyeceklerini Başbakan Tayyip Erdoğan yine söyledi. Partisinin taraftarlarına moral verdi.
Ama neyi "hedeflediği" sorusunun yanıtı henüz net değil.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, söz konusu hedefin en yumuşak ifadeyle "Ilımlı islam Devleti" olduğunu düşündüğü için dava açtı.
Tayyip Erdoğan biliyorsunuz, "Ilımlı islam Devleti" tanımlamasını sevmiyor. "islam'ın ılımlısı ılımsızı olmaz. Bir tek islam vardır" diyor.
islam tek modele indirgenince de Yargıtay Başsavcısı'nın açtığı dava daha büyük önem taşıyor.
Ancak tam bu noktada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) imdadına yine Milliyetçi Hareket Partisi yetişti. "Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıracak bir Anayasa değişikliği" yapma fikrini ortaya attı.
Şimdi karşımızda, Anayasa'nın hangi koşullarda partilerin kapatılmasına karar verilebileceğini düzenleyen 68 ve 69'uncu maddelerinin değiştirilmesini amaçlayan "değişiklik önerisi" konusu var.
Haberlere göre AKP hem "kapatılmayı zorlaştıran" hem de Anayasa Mahkemesi'ndeki davanın, "kapatma" ile sonuçlanmasını engelleyen bir öneriyi netleştirmiş. Yakında öneri TBMM Başkanlığı'na verilecek, eğer MHP desteklerse 367'yi aşkın oyla, ama MHP desteklemezse sadece AKP milletvekillerinin vereceği en az 330 oyla öneri kabul edilecekmiş.
Önce Anayasa Hukuku Profesörü Erdoğan Teziç'in Fikret Bila'ya söylediği ve dünkü Milliyet'te çıkan sözlerine göz atalım:
Teziç böyle bir değişikliğin, AKP hakkında açılan davayı etkilemeyi amaçladığını vurguluyor. Anayasa'nın 138'nci maddesi, "Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisi'nde (...) görüşme yapılamaz, herhangi bir beyanda bulunulamaz" dediğine göre böyle bir öneri Meclis'te görüşülemez, görüşülürse "Anayasa'ya aykırılık" oluşturur, tezini savunuyor.
"TBMM her istediğini yapar" diyebilirsiniz ama, TBMM';nin "isterse hukuku da çiğneyebileceğini" söyleyemezsiniz.
Hele Anayasa'nın değiştirilmesi "teklif dahi edilemeyen" hükümlerini işlevsizleştirecek önerileri kabul edip yürürlüğe koymak, TBMM'nin de yetkisi dışındadır. Anayasa Mahkemesi de onun için var.
Hadi biraz modaya uyalım... "Velev ki..." dediklerimizin tam tersi yaşandı, yani öneri geldi ve sadece AKP oylarıyla (yani 330'dan fazla ama 367'den az oyla) kabul edildi.
Mesele bitmiyor ki... O zaman yasalaşması için "halkoylamasına" sunulması zorunlu olacak.
işte bu noktada CHP Genel Başkanı Deniz Baykal çok doğru bir laf ediyor. "Böyle bir halkoylaması, laik sistemin halkoylamasına sunulması gibi algılanır" diyor ve "halkoylamasına sunulsaydı laiklik Anayasa'ya girer miydi?" diye soruyor.
Gördüğünüz gibi bu aşamada olay bir siyasi partinin kapatılması veya kapatılmaması tartışmasından çıkıp "laikliği koruyalım mı, vaz mı geçelim?"e dönüşüyor. Bir başka deyişle Anayasal sistemin tamamen tersyüz olması ihtimali gündeme geliyor.
O zaman da Tayyip Erdoğan'ın "bir adım geri atmadan" hangi hedefe ulaşmak istediği önem kazanıyor.
kaynak:http://www.hurriyet.com.t...1&gid=61&sz=92800
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar