bugün
- tavuk gibi erkenden yatan sözlük kızları4
- macar tv sinde haber yayınının durdurulması3
- köfteci yusuf2
- kiraz cicegi kolonyasi35
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle20
- bir anne sözü bırak4
- mersin de 41 sürücüye 3 milyon lira ceza3
- hastane randevusu2
- yazarların en sevdiği meyve8
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite7
- 1000 liralık boxer giymek6
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği sözler9
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- b ehliyete 125ccnin sonbaharda olmasının nedeni2
- kuran da namazın olmaması21
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari3
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- kadın yazarların kavga etmesi11
- velvet38
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak3
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- mantra grubu6
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 10 temmuz 20265
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- yapay zeka ile yazılımcı olmak2
- saraca finch house25
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kürdistan5
- 2026 dünya kupası24
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- fas11
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler15
- fransa8
- sözlükteki tatlı su solcuları2
- futbol21
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- ctrlx10
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
biz türkler hep “lider” arayan bir milletiz. bu vücuda bir baş lazım zihniyetimizi ta orta asya’ dan buralara yüzyıllar boyunca taşımışız.
peki lider dediğimiz kişiler “yönetim kabiliyeti” kazanmak için ne yapıyorlar?
bilmiyorum
ben sadece kendi açımdan “yönetim kabiliyeti” nasıl kazanılır? aktarmaya çalışacağım.
öncelikli olarak, ilkokul döneminde “sınıf başkanlığı” süreci. dedim ya biz hep lider arayan bir milletiz, mini mini birlerimize çalışkan ikilerimize de “kendi liderlerini seçme” fırsatını veriyoruz. bazı okullarda ciddi anlamda yönetimsel beceriler gerektiren bu mezıyet ile şanslı öğrencimiz bir adım öne geçmiş oluyor. tabi ilkokulda bu ya popüler çocuk olur, ya da sınıfın en çalışkanları arasından hoca seçer.
geldik mi lise’ ye.. artık işin rengi değişti! okullarda sınıf başkanı haricinde “onur kurulu” olmaya başladı. onur kurulu başkanı, okulun öğrenci kategorisindeki “obama” sı… ortalıkta adeta bir kahraman edası ile dolaşır. okulun belalıları ona yaklaşmaz, ülkü ocakları veya diğer siyasi görüşlü öğrenciler “o” nu kendi saflarına çekmek için açıktan teklifler ile yanına yaklaşırlar. sınıflarda “onur kurulu üye” öğrencileri seçilir ve “bakanlar kurulu misali” “onur kurulu öğrenci meclisi” tarzında birşey ortaya çıkar. bu oluşum içinde yer alan öğrencilerde hep bir adım öndedir ama başkan hep daha öndedir * …
evet zurnanın “zırt” dediği yer olan “üniversite” geldi çattı.
sudan çıkmış balık gibi olan gençlerimiz, artık üniversiteye kapağı attık rahatız, gibisinden düşüncelere girişirken, sosyalleşme derdine de düşmüşlerdir.
sosyalleşme çabası içerisinde iken, öğrenci kulüpleri ile tanışan gençler, istedikleri öğrenci kulübüne üye olmaktadırlar. bence olmalıdırlar da. tabi üniversite gruplarında “yöneticilik” oynayan arkadaşlarımıza da buradan bir selam çakarak (kusura bakmayın ama sizinle dalga geçmeye hep devam edeceğim, çünkü dışarıdan çok komik görünüyorsunuz), yazımı devam ettirmek istiyorum.
ayrıca artık işe alımlarda popüler olan bir kavramı keşfeden bir güruhta ortaya çıkar üniversitede. “hakemlik” olayına atılırlar yada takım sporlarına tekrar başlarlar. özellikle mülakatlarda bunu ik cıya satmaya çalışan arkadaşlar sistemdeki “bug” ı bulmuş demektir. buradan ik cı arkadaşlara da böyle seslenmiş olalım.
grup başkanlıkları, grup başkan vekillikleri vs. derken iş hayatına atılan gencimiz, bazı durumların ve yeteneklerin yükselmeye ve liderlik kabiliyetlerini göstermeye izin vermediğini çabucak anlar. devlette ise (ki bu olay artık özel sektör için bile geçerli) torpil ve dedikodu, özel sektörde ise ayak kaydırma ve türlü karaktersizlik ile yükselme ve liderlik fırsatının geldiğini görür.
tabi bu durumlar her yerde geçerli mi? diye kendi kendine sormadan edemez. türkiye’ nin en büyük ölçekli şirketlerinde bile duyduklarımızdan sonra “o” da er geç sonucu anlar..
sözün özü şu; siz istediğiniz kadar “sınıf başkanlığı, onur kurulu bilmemneliği, hakemlik, sporculuk kaptanlık vs” yapın.
bu ülkede “yönetim kabiliyeti” kazanılmaz, kazandırılır.
kazandırılan yöneticinin peşinden koşmakta, donanımlı bireylere düşer!
sonra da “vay efendim neden gelişemedik? neden bizden lider çıkmıyor?” gibi saçma sapan gündemlerle kendimizi oyalar dururuz…
biraz sert oldu farkındayım ama olması gereken bu maalesef..
herkes payına düşeni alır umarım…
saygılarımla..
peki lider dediğimiz kişiler “yönetim kabiliyeti” kazanmak için ne yapıyorlar?
bilmiyorum
ben sadece kendi açımdan “yönetim kabiliyeti” nasıl kazanılır? aktarmaya çalışacağım.
öncelikli olarak, ilkokul döneminde “sınıf başkanlığı” süreci. dedim ya biz hep lider arayan bir milletiz, mini mini birlerimize çalışkan ikilerimize de “kendi liderlerini seçme” fırsatını veriyoruz. bazı okullarda ciddi anlamda yönetimsel beceriler gerektiren bu mezıyet ile şanslı öğrencimiz bir adım öne geçmiş oluyor. tabi ilkokulda bu ya popüler çocuk olur, ya da sınıfın en çalışkanları arasından hoca seçer.
geldik mi lise’ ye.. artık işin rengi değişti! okullarda sınıf başkanı haricinde “onur kurulu” olmaya başladı. onur kurulu başkanı, okulun öğrenci kategorisindeki “obama” sı… ortalıkta adeta bir kahraman edası ile dolaşır. okulun belalıları ona yaklaşmaz, ülkü ocakları veya diğer siyasi görüşlü öğrenciler “o” nu kendi saflarına çekmek için açıktan teklifler ile yanına yaklaşırlar. sınıflarda “onur kurulu üye” öğrencileri seçilir ve “bakanlar kurulu misali” “onur kurulu öğrenci meclisi” tarzında birşey ortaya çıkar. bu oluşum içinde yer alan öğrencilerde hep bir adım öndedir ama başkan hep daha öndedir * …
evet zurnanın “zırt” dediği yer olan “üniversite” geldi çattı.
sudan çıkmış balık gibi olan gençlerimiz, artık üniversiteye kapağı attık rahatız, gibisinden düşüncelere girişirken, sosyalleşme derdine de düşmüşlerdir.
sosyalleşme çabası içerisinde iken, öğrenci kulüpleri ile tanışan gençler, istedikleri öğrenci kulübüne üye olmaktadırlar. bence olmalıdırlar da. tabi üniversite gruplarında “yöneticilik” oynayan arkadaşlarımıza da buradan bir selam çakarak (kusura bakmayın ama sizinle dalga geçmeye hep devam edeceğim, çünkü dışarıdan çok komik görünüyorsunuz), yazımı devam ettirmek istiyorum.
ayrıca artık işe alımlarda popüler olan bir kavramı keşfeden bir güruhta ortaya çıkar üniversitede. “hakemlik” olayına atılırlar yada takım sporlarına tekrar başlarlar. özellikle mülakatlarda bunu ik cıya satmaya çalışan arkadaşlar sistemdeki “bug” ı bulmuş demektir. buradan ik cı arkadaşlara da böyle seslenmiş olalım.
grup başkanlıkları, grup başkan vekillikleri vs. derken iş hayatına atılan gencimiz, bazı durumların ve yeteneklerin yükselmeye ve liderlik kabiliyetlerini göstermeye izin vermediğini çabucak anlar. devlette ise (ki bu olay artık özel sektör için bile geçerli) torpil ve dedikodu, özel sektörde ise ayak kaydırma ve türlü karaktersizlik ile yükselme ve liderlik fırsatının geldiğini görür.
tabi bu durumlar her yerde geçerli mi? diye kendi kendine sormadan edemez. türkiye’ nin en büyük ölçekli şirketlerinde bile duyduklarımızdan sonra “o” da er geç sonucu anlar..
sözün özü şu; siz istediğiniz kadar “sınıf başkanlığı, onur kurulu bilmemneliği, hakemlik, sporculuk kaptanlık vs” yapın.
bu ülkede “yönetim kabiliyeti” kazanılmaz, kazandırılır.
kazandırılan yöneticinin peşinden koşmakta, donanımlı bireylere düşer!
sonra da “vay efendim neden gelişemedik? neden bizden lider çıkmıyor?” gibi saçma sapan gündemlerle kendimizi oyalar dururuz…
biraz sert oldu farkındayım ama olması gereken bu maalesef..
herkes payına düşeni alır umarım…
saygılarımla..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar