bugün

ankara

insanlarını rarlayan bir belediye başkanı var.
bilmiyorum her semt için durum aynı mı fakat bildiğim kadarıyla ego otobüslerinde 'insanı şartlarda yolculuk yapılıp, kimse kimsenin tepesine çıkmadığı için' her güzergahta bir takım değişikliklere gidildi. araç sayısı azaltıldı, saatler seyrekleşti ya da güzergahlar uzatıldı vs.
ayda yılda bir keçiören tepebaşından bu otobüslere binme gereği duyuyorum. asfalt ya da sanatoryum gibi iki alternatifim var fakat ikisinde de durum vahim. ilk duraktan bizim buraya gelene kadar hıncahınç dolan otobüslere binmek için biraz sol omuz çalışmanız lazım. ilk başta da dediğim gibi, insanı şartlarda yolculuk yapılmıyor artık.

peki halka bu zulüm neden?
bu zihniyetin adamları taa güney amerikalara kadar zırhlı araç taşırlarken yarısının oylarını aldıkları vatandaşlara neden üçüncü sınıf insanı şartlarda yolculuğu reva görüyorlar.
ankara'da ulaşım ücretlerine "güncelleme" daha yeni yapılmışken; bu otobüsler daha sık geçse, insanlar birbirlerini ezmeden yolculuk yapsalar bir yerinizden mi eksilir sevgili bürokrasi yetkilileri?

yılın beşte üçünü ankara'da geri kalanını antalya'da geçiriyorum.
antalya'da ulaşım öğrenci için 1.10 türk lirası. ankara'da ise 1.75+0.20
inanın antalya'da belediye otobüsüne bindiğim zaman insanlığımı yeniden hatırlıyorum. halbuki iki belediye de iktidar partisinin elinde.
antalya'da belediyenin ulaşım araçları dışında başka bir alternatif yok. ankara'da ise belediyeden bağımsız her semtin özel halk otobüsleri ve dolmuşları var. başkentteki bu zorakoşmanın birilerine yaranma çabası olduğu da akılların köşesinden geçiyor. yapmayın, vatandaşınızın da sizler gibi insan olduğunu unutmayın.
© copyright 2005 - 2026