bugün
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- ben geldim kerkenezler13
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız8
- basit bir hayat istemek9
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- velvet36
- konfor alanına yapışıp kalmak4
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- habire1233
- aklın fikrin sekse çalışması6
- sabahlara kadar sexting yapmak3
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon5
- yeni parti13
- her yazdığı artı oy alan yazar4
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri9
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- yazarların özledikleri şeyler8
- çekirgeleri kim gönderdi9
- escorta giden erkek3
- en son alınan hediye9
- gençlere tavsiyeler2
- dişçiye gitmek3
- sevmediğiniz yazarlar2
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek3
- hiç sevgilisi olmamış insan3
- muslettin amca6
- g'i l d'e d l'i l y4
- insan sevmeyen insan5
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- nasreddinhoca4
- kabataş olayı görüntüleri27
- bilgi içerikli başlığa gerek yok4
- kahramanmaraş taki okul saldırısı iddianamesi2
- istanbul un çok pahalı olması27
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- kürdüm5
- agaragar2
- hiç evlenmemiş erkek çocuklu kadın evliliği2
- ben geldim karılarım3
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- akılsızlığın tezahürü2
- fatma soydaş4
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
'Sana elveda diyemedim ki,sadece bu yakar içimi'
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
Arka Sokaklar'ın müziklerinden birinde vardı..Evet gerçekten en acısı da bu.Babamı ilkokuldayken kaybettim.
Annemle babam zaten ayrıydı.Babamın kendine hayrı yoktu ki anneme nafaka versin,abime bana para göndersin.işleri hiçbir zaman yolunda gitmedi.Boş duracak hali yok ya,sürekli farklı işleri deniyordu.En sonunda güvenlik görevlisi olarak istanbul'da iş buldu.Beşiktaş inönü stadında..Has beşiktaşlıdır kendisi,bende öyle.Şehirler de ayrılınca hiçten görüşemez olduk.Ayda bir bazen 2 ayda bir...Kendi için gitmedi yaban ellere eminim,kendine yeterdi her halükarda.Kimin için olacak,bizim için gitti tabii ki.
En son amcamın dükkanında sarıldık vedalaştık babamla,abim en azından otogara kadar onu uğurlamaya gitmişti.Bense amcamın yanında kalmıştım.Görünürden kaybolana kadar arkasından el sallamıştım sadece.Gidiş o gidiş,babamı son görüşüm oydu.Üstünden yaklaşık 1 ay geçti bu süre zarfında 1 yada en fazla 2 kez telefonla konuşmuşuzdur.Bir gün okuldan çıktım ve abimle beraber amcamın dükkanına gittik.Halam da orada çalışıyordu bizimle konuşmak istedi,çocuklar dedi,babanız hastalanmış,bursa'ya hastaneye kaldırılmış,göz yaşlarını tutamadı.Bizde üzüldük fakat babam daha öncede 2-3 defa ciddi ameliyatlar olmuş,yüzde 60-70 ölüm risklerini atlatmıştı.Bu yüzden 'babamızın öleceği' aklımızın ucundan bile geçmezdi.Eve döndük.Ertesi gün okuluma gittim,okul çıkışı 18 mart cuma,çanakkale-anma törenleri yapıldı daha sonra cuma namazını kıldım,ve koyuldum amcamın dükkanının yoluna...
Bu kez gittiğimde dükkan boştu,sizinkiler yan tarafta dediler.Gittim yan dükkana,eniştem vardı.Gel dedenlerin evine gidiyoruz dedi.Orda anlamışsındır zaten ne olduğunu,demeyin!Demeyin çünkü küçük bir çocuğun babasının öldüğünü aklının ucundan geçirmesi sandığınız kadar kolay değildir.Bindik eniştemin arabasına gittik dedemlerin evine,hiç bir şey getirmemiştim ki aklıma sadece öyle toplanıp sohbet edicektik dedemler de ne var ki.içeri girdik ve her taraf insan kaynıyor.Baş örtülü ablalar teyzeler.Ne işiniz vardı lan orada ne diye geldiniz ki siz?Baktım şöyle bir,işte o zaman bir şeyler donk etmeye başladı kafamda.Hiçbir şey söylemiyor sadece bakıyordum millete.Kadının biri gelip enişteme ' başınız sağolsun ' demez mi?Yutkundum..e-e-enişte? ?
dedim.yüz ifadesini de görünce anladım.tamam,tamam oğlum dedi şöyle bir ucundan sarıldı.Ben hemen koltuğa fırladım kafamı yastığa gömdüm ve ağlamaya başladım.Abim benden sonra öğrendi,onuda alıp eve geldiler.Abim ağlayarak içeri girdi,sarıldık..
Öyle işte,öğrenme faslı böyleydi.En zor kısımda bu zaten.Sonrası alışıyorsun...En çok üzüldüğüm iki şeyden biri,en başta da dediğim gibi bir elveda bile diyememem,Diğeri ise babamın tabutunu,sırtlanıp taşıyamamam ve tabutu mezara indirip son bir kez tabutuna dokunamamamdır.Ufacık çocuğum ne bileyim,cenaze namazı biter bitmez millet kapıp götürüverdi,benim akrabaların taa aq,niye unuttunuz ulan beni,oğluyum ben onun.Bende bir akrabanın arabasına biniverip gittim işte peşlerinden.Çok şükür ki bir kürek toprak atabildik onu attırdılar.Bunlar önemli şeyler öyle demeyin,son görev ve veda vakti.Beni bunlardan mahrum bırakan tüm akraba ve yakınlarıma hala kırgın ve kızgınımdır.Dedem evladını,halalarım ve amcalarım kardeşini kaybetmişti.Onlar içinde zordur elbet,fakat babasını kaybedip 'hep eksik' ve 'boynu bükük' kalan çocuklar kadar olduğunu sanmıyorum.
işin komik yanı ya,babam öldükten sonra maddi açıdan babamın bize verdiği destekten daha çoğunu,yetim maaşı denen sosyal yardımı aldık.Abime de bana da birer maaş.'Kör olasıca para' kazanmak için gitmişti babam.Daha çok kör olasıca paramız olmuştu,her ay yatan maaşımız.Ama diyorum ya işte kör olasıca..Milyarlar verseler ne ki,baban olmadıktan sonra.
Bende durumlar böyle,biraz rahatlamış olduk konuyu açan arkadaşa teşekkürler..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar