bugün
- diamond bosphoruss denen yazar21
- sedat pekmez25
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek4
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi3
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması8
- heyt bea6
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- ağız ishali olan yazarlar4
- heyecanlıyım sözlük4
- faik öztrak7
- hakkınızı helal edin arkadaşlar3
- gammazlama aparatı2
- sex asnasında beddua almak3
- sessiz insanların çok gözlem yapması3
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- ne güzel sözlük2
- sarı tekerim deliğine girerim sen mahvederim3
- birine geç kalmak10
- insanlardan nefret etmek9
- ilk maaş4
- true nun çaylak olması2
- uludağ sözlük discord grubu11
- penis boyutunun önemi4
- entry girerken dizleri sızlayan yuzır2
- katılım bankacılığı3
- kaskı miğfer sanan motorcu tip2
- ulan hepiniz oradaydınız2
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- yer sofrası7
- gammazlık müessesinin eski değerini yitirmesi2
- özgürlük2
- özgür özel7
- bruce lee5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- ödemi hiç gitmeyen insan2
- spor sonrası ayna karşısında pazu şişirmek2
- cayır cayır yanan kız13
- online listesi7
- kızlar kıllı göbek sever mi2
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor8
- 2026 dünya kupası10
- m r e r e c t o12
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- larisalisa10
- eve atılan kızın ekşici çıkması5
- satranç haram yasaklansın17
- seni ne mutlu eder sorusu6
seni seviyorum hayat.
sevgilim olur. uzun boylu demiyim ama uzunca, esmer diyim ama beyaz tenli öyle bir kadın... avucumdaki çizgi, alnımda çivi gibi hep aklımda.
hayatı seviyorum. necati de seviyor.
ilişki durumumuz karışık yani; o hep bana karşı mesafeliymiş gibi geliyor. gözleri mavi, dişleri yamuk belki ama bilekleri ince, kemerli burnu ama ince parmakları, pek sık da gülmüyor aslında yine de...
yani..
seviyorum hayatı.
onu hep böyle uzaktan içimde her an sevinçten ağlayacak bir hüzünle izliyorum. o, hep öyle uzaktan ağırdan bir tramvay gibi geçip gidiyor. gözlerindeki maviden, dudağındaki rujdan bir renk düşüyor gözlerime.
ah nasıl sevmeyeyim de bana pek gülmüyor.
kapıcı da öyle. oda bana pek gülmüyor. sanki, neden akşam oluyor diye bana kızıyor.
oysa akşamları ne güzel hele geceler. hayat hiç durur mu çıkar çıkar gelir.
ben içli bir güfte koyarım inceden, aşk müzik olur klarnetten boşalır kulaklarımıza..
hayat kahkaha olur bacakları açılır. uzar geceler.
yorgun oluruz bazen ikimiz bir, sarhoş oluruz sonra, ben almıyım derim zaten sarhoşum...
sonra hayat durgun olur bazı,
mavi gözlerini önüne düşürür, bi zaman susar içimize ağlarız. uzaktan bir gemi geçer belki ona ağlarız.
o gelmezse bir yağmur başlar, ben o diye camlara koşarım. uzak bir gemide belki necati ağlar. o gelmez necati ağlar. ben o yeşil fuları takar takar gece trenlerine binerim. sokaklarda mızıka çalarım.
o gelmez bir istasyon trenden uzaklaşır. aylardan ekim olur Attila ilhan da gelmez. Attila ilhan gelmez ben onu uzaktan dinlerim.
böyle tarifsiz kederlenirim.
sonra Sabah olur.koşar koşar hayata sarılırım.
sahilde martılar olur.
martılar bazen uçar bazen konar.
bazen bir martı ölür.
martılar ölünce konamazlar.
martılar ölünce yere düşerler.
ne zaman bir martı konamazsa annem aklıma gelir.
anneler hep bizi düşünür.
anneler ölünce toprağa düşer.
anneler toprağa düşünce ilk bizi düşünür.
hayatinin bana 50 lira borcu var.
ben bazen çok korkuyorum. o zaman zeytinburnu açıklarında bir gemi necatiye ağlıyor.
hayat ellerimden tutuyor bazen. birlikte borsa yükselmiş mi ona bakıyoruz. grafiklere pembe güller takıyorum gizlice, kader de bir powerpointtir sonuçta sevgilim.
martılar uçmuyorken de kuştur.
evet sevgilim biliyorum yürümüyor. ben kimseyi aramıyorum onlar beni arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
aradan çok zaman geçiyor bir kez daha arıyorlar.
onlar da beni aramıyor. aslında necati arardı ama 50 lira borcu var hayatinin.
yıllar önceki yıllar nasıl geçtiyse öyle geçiyor.
hayat bazen elleri saçında beyaz bir bulut oluyor.
geçiyor.
geçiyor...
Hayat, ah sevgilim bir gün bırakacaksın beni, ayrılacağız hissediyorum. Yani diyorum ki..
yani en azından arkadaş kalsak diyorum?
denize bakarken kimse yalnız değildir.
hayati hariç.
not: yarın Sabah 6:45 de hayatla buluşacaz yatmam lazım. seni tam anlatamadıysam bunda hayatinin suçu büyük sevgilim.
sevgilim olur. uzun boylu demiyim ama uzunca, esmer diyim ama beyaz tenli öyle bir kadın... avucumdaki çizgi, alnımda çivi gibi hep aklımda.
hayatı seviyorum. necati de seviyor.
ilişki durumumuz karışık yani; o hep bana karşı mesafeliymiş gibi geliyor. gözleri mavi, dişleri yamuk belki ama bilekleri ince, kemerli burnu ama ince parmakları, pek sık da gülmüyor aslında yine de...
yani..
seviyorum hayatı.
onu hep böyle uzaktan içimde her an sevinçten ağlayacak bir hüzünle izliyorum. o, hep öyle uzaktan ağırdan bir tramvay gibi geçip gidiyor. gözlerindeki maviden, dudağındaki rujdan bir renk düşüyor gözlerime.
ah nasıl sevmeyeyim de bana pek gülmüyor.
kapıcı da öyle. oda bana pek gülmüyor. sanki, neden akşam oluyor diye bana kızıyor.
oysa akşamları ne güzel hele geceler. hayat hiç durur mu çıkar çıkar gelir.
ben içli bir güfte koyarım inceden, aşk müzik olur klarnetten boşalır kulaklarımıza..
hayat kahkaha olur bacakları açılır. uzar geceler.
yorgun oluruz bazen ikimiz bir, sarhoş oluruz sonra, ben almıyım derim zaten sarhoşum...
sonra hayat durgun olur bazı,
mavi gözlerini önüne düşürür, bi zaman susar içimize ağlarız. uzaktan bir gemi geçer belki ona ağlarız.
o gelmezse bir yağmur başlar, ben o diye camlara koşarım. uzak bir gemide belki necati ağlar. o gelmez necati ağlar. ben o yeşil fuları takar takar gece trenlerine binerim. sokaklarda mızıka çalarım.
o gelmez bir istasyon trenden uzaklaşır. aylardan ekim olur Attila ilhan da gelmez. Attila ilhan gelmez ben onu uzaktan dinlerim.
böyle tarifsiz kederlenirim.
sonra Sabah olur.koşar koşar hayata sarılırım.
sahilde martılar olur.
martılar bazen uçar bazen konar.
bazen bir martı ölür.
martılar ölünce konamazlar.
martılar ölünce yere düşerler.
ne zaman bir martı konamazsa annem aklıma gelir.
anneler hep bizi düşünür.
anneler ölünce toprağa düşer.
anneler toprağa düşünce ilk bizi düşünür.
hayatinin bana 50 lira borcu var.
ben bazen çok korkuyorum. o zaman zeytinburnu açıklarında bir gemi necatiye ağlıyor.
hayat ellerimden tutuyor bazen. birlikte borsa yükselmiş mi ona bakıyoruz. grafiklere pembe güller takıyorum gizlice, kader de bir powerpointtir sonuçta sevgilim.
martılar uçmuyorken de kuştur.
evet sevgilim biliyorum yürümüyor. ben kimseyi aramıyorum onlar beni arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
bir kez daha arıyorlar.
aradan çok zaman geçiyor bir kez daha arıyorlar.
onlar da beni aramıyor. aslında necati arardı ama 50 lira borcu var hayatinin.
yıllar önceki yıllar nasıl geçtiyse öyle geçiyor.
hayat bazen elleri saçında beyaz bir bulut oluyor.
geçiyor.
geçiyor...
Hayat, ah sevgilim bir gün bırakacaksın beni, ayrılacağız hissediyorum. Yani diyorum ki..
yani en azından arkadaş kalsak diyorum?
denize bakarken kimse yalnız değildir.
hayati hariç.
not: yarın Sabah 6:45 de hayatla buluşacaz yatmam lazım. seni tam anlatamadıysam bunda hayatinin suçu büyük sevgilim.
güncel Önemli Başlıklar
