bugün
- tai lung37
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler16
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sevgilim var8
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- keçiboynuzu5
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- ateistlerin kendilerin fazla akıllı zannetmeleri3
- rahat yaşamak3
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- deizm4
- anın görüntüsü22
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- melih gökçek14
- bu dünya hayatının ebedi olması2
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar4
- avrupa daki tecavüzcülerin ırklarına göre dağılımı3
- sürekli kötü konularla meşgul olmak2
- kiliselerde onbinlerce kız çocuğuna tecavüz2
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- şarap4
- salata ile başlanan gün7
- kan lekesi çıkartan deterjan reklamları4
- allah her zaman iyi kullarının yanındadır2
- tayland a giden erkeğin asıl amacı6
- kürdüm2
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- sarapci koala55
- kabak çekirdeği3
- türkiye19
- sadece 4000 kişi kalmış olması10
- allah cennetten birçok meleği düşürdü4
- bir babanın valiliğe yazdığı ötenazi dilekçesi5
- 14 eylül 2026 okulların açılması4
- eski sevgiliyle karşılaşmak6
- minnoş bir kalbim var diyen erkek7
- un certain regard ile gece yolculuğu2
- sezen aksu şarkılarında geçen acımasız sözler5
- vurdurma vur yüreğim vur3
- ölümden korkmamak6
- s'i l v'e r m'i s t29
- mazotun litresi 90 lira13
- özgür özel10
- iremga6
- türkiye de sosyal piyasa olmalı2
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
usulca yaklaştı yanıma...
omzuma düşen elinden anladım babamın geldiğini...
kafamı kaldırıp da durgun yüzüne baktığımda, gözlerini naif bir şekilde gözlerimle buluşturarak şu cümleleri söyledi: '' evladım, kıymetini bil... bazı şeylerin kıymetini bil... şayet kıymet bilmezsen, allah muhafaza, kıymetini bilmediğin şeylerle imtihan edilirsin de sonra anlarsın değerini...''
gözlerimi açtığımda akşamdan kurduğum çalar saatin yüksek sesi doluyordu odaya...
öylesine mahcup bir halde uyandım ki rüyadan, o hislerle ne yapacağımı bilemeyip koşar adım gittim saate doğru.
vakit erkendi, kahvaltı yapabilir ya da bir parça daha uyuyabilirdim.
fakat ne iştahım vardı ne de uyuyacak yüzüm.
gömleğimi sırtıma geçirip, yüzümü buz gibi suya tuttum lavaboda.
koltuğa çöküp de bakakaldığım tavanın beyazlığında kendime gelmeye çalıştım bir müddet.
içime sızdığını fark ettiğim pişmanlık hali gittikçe ağırlaşmaya başlıyordu.
duvarlar ne kadar da boğucuymuş böyle...
boyun bağımı alelacele dolayıp, montumu da giydikten sonra attım kendimi dışarı...
telefon açmak için daha fazla bekleyemezdim.
--spoiler--
-baba?
+efendim malajor.
-müsait misin baba?
+evet söyle, müsaitim.
-farkında olmadan gönlünü mü kırdım, bir cahillik mi ettim ben?
+(bir müddet duraksadıktan sonra) hayırdır böyle, sabah sabah...
-rüyamdaydın baba... bana nasihat ediyordun, uyarıyordun. ben, galiba mahcup oldum.
+allah hayır etsin. ne gördün?
-(rüyayı anlattıktan sonra) baba hakkını helal et lütfen, ben cahillik etmiş olabilirim. seni üzecek kelimeler söylemiş olabilirim. belki sen içine atmışsındır, söylememişsindir. ne bileyim işte haddimi aşmış olabilirim. özür dilerim...
ve böyle devam etti...
--spoiler--
bazen, motomot bir istikamet tutturur ya insan;
sığ olmasına, anlamdan uzak olmasına aldırış etmeden...
hızla, hınçla...
gençliğin serkeşliği ile...
kırar döker insan, ruhunun billurlarını;
kıymet bilmez bir cahillikle...
bilmeli oysa ki, idrak etmeli;
hiçbir şeyin sınırsız, sonsuz olmadığını...
ve hatırlamalı...
evvel safhalarını hikayenin...
kıymet bilenlerden olmak temennisi ile...
kahır çeken, çile çeken elleri öpülesi babalara hürmetle...
omzuma düşen elinden anladım babamın geldiğini...
kafamı kaldırıp da durgun yüzüne baktığımda, gözlerini naif bir şekilde gözlerimle buluşturarak şu cümleleri söyledi: '' evladım, kıymetini bil... bazı şeylerin kıymetini bil... şayet kıymet bilmezsen, allah muhafaza, kıymetini bilmediğin şeylerle imtihan edilirsin de sonra anlarsın değerini...''
gözlerimi açtığımda akşamdan kurduğum çalar saatin yüksek sesi doluyordu odaya...
öylesine mahcup bir halde uyandım ki rüyadan, o hislerle ne yapacağımı bilemeyip koşar adım gittim saate doğru.
vakit erkendi, kahvaltı yapabilir ya da bir parça daha uyuyabilirdim.
fakat ne iştahım vardı ne de uyuyacak yüzüm.
gömleğimi sırtıma geçirip, yüzümü buz gibi suya tuttum lavaboda.
koltuğa çöküp de bakakaldığım tavanın beyazlığında kendime gelmeye çalıştım bir müddet.
içime sızdığını fark ettiğim pişmanlık hali gittikçe ağırlaşmaya başlıyordu.
duvarlar ne kadar da boğucuymuş böyle...
boyun bağımı alelacele dolayıp, montumu da giydikten sonra attım kendimi dışarı...
telefon açmak için daha fazla bekleyemezdim.
--spoiler--
-baba?
+efendim malajor.
-müsait misin baba?
+evet söyle, müsaitim.
-farkında olmadan gönlünü mü kırdım, bir cahillik mi ettim ben?
+(bir müddet duraksadıktan sonra) hayırdır böyle, sabah sabah...
-rüyamdaydın baba... bana nasihat ediyordun, uyarıyordun. ben, galiba mahcup oldum.
+allah hayır etsin. ne gördün?
-(rüyayı anlattıktan sonra) baba hakkını helal et lütfen, ben cahillik etmiş olabilirim. seni üzecek kelimeler söylemiş olabilirim. belki sen içine atmışsındır, söylememişsindir. ne bileyim işte haddimi aşmış olabilirim. özür dilerim...
ve böyle devam etti...
--spoiler--
bazen, motomot bir istikamet tutturur ya insan;
sığ olmasına, anlamdan uzak olmasına aldırış etmeden...
hızla, hınçla...
gençliğin serkeşliği ile...
kırar döker insan, ruhunun billurlarını;
kıymet bilmez bir cahillikle...
bilmeli oysa ki, idrak etmeli;
hiçbir şeyin sınırsız, sonsuz olmadığını...
ve hatırlamalı...
evvel safhalarını hikayenin...
kıymet bilenlerden olmak temennisi ile...
kahır çeken, çile çeken elleri öpülesi babalara hürmetle...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar