bugün
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov25
- tanımadığı kadına tokat atan adam18
- canın edirne ciğeri tavası çekmesi4
- queen ravennanın aşırı güzel olması15
- kırıkkaleli olmak istemek7
- değişik meslekler4
- nükleer bomba5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı25
- mazot 3 euro olabilirmiş4
- sözlükteki galatasaraylı yazarlar4
- okan buruk4
- dedenize sahip çıkar mısınız6
- chpkk akpkk mhpkk2
- 3 kasım 2026 villarreal psg maçı2
- almanyada doğanlar alman vatandaşı mı3
- eski uzun kış gecelerinde anlatılan yaratıklar3
- melis babadağ'ın ayakları3
- yagmurcu çık açıkla10
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- yarın fenerbahçe liverpool maçı 20 45 te trt 1 de2
- 35 yaşına gelmiş hala ayaklarını yalatmamış kız2
- seni içinin demir parmaklıklarından azat edeceğim3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- the elder scrolls vi3
- media markt'ın çinlilere satılması2
- sözlük dedeleri6
- hayvan düşmanı2
- galatasaray 2 vfb stuttgart 02
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak3
- atatürk düşmanı5
- kablosuz mouse13
- arap götü9
- 9 haziran 20052
- durkheimın intihar teorisi6
- iskilipli atıf hoca20
- son talika2
- cevheri güven4
- futbol14
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- uefa şampiyonlar ligi4
- öylesine bir şeyler yaz4
- galatasaray3
- ismet gürbüz'ün almanyada doğması2
- vfb stuttgart2
- türkiye10
- sözlük kürdü55
- kale3112 tarzı entry girmek8
gerçekten hayatımda oynadığım en gereksiz, en salak fpslerden birisi. her yönden zayıf.
zaten ilk f.e.a.r.'ın da hayranı değildim fazla, ama severdim. level design iyiydi, ai her görevde canımdan bezdiriyordu, milletin üstüne slow-mo'da koşup drop-kick atmak aşırı zevkliydi, atmosfer, hikaye anlatımı açısından da gayet ortalamanın üstündeydi. e peki madem bu kadar güzel, niye hayranı değilsin, hayranı olunmayacak ne var derseniz, şöyle ki bu oyun action-horror dediğimiz, benim pek tutmadığım bir janraya dahil olmakta. bazen sanki god mode açmışsınız gibi hissediyorsunuz, bazen de deli gibi tırsıyorsunuz. sinir bozuyor yani. ama bu durum ilk oyunda, bu zıkkım ikinci oyuna göre çok daha iyi oluşturulmuş, dengelenmiş ve oturtulmuştu.
işte ilk oyunun başarılı olduğu ne kadar nokta varsa, ikinci oyun hepsinde birkaç adım gerisinde.
aklıma gelen birkaç görev dışında level design berbat, level design kötü olunca ai'dan da verim alamıyorsunuz. habire bomba atıyorlar, ki bu güzel aslında, biraz koşturuyor adamı, ama sonra mal gibi duruyorlar, çıkıp vuruyorsunuz.
en zorda oynamanıza rağmen hiç zorlanmıyorsunuz. zaten hitboxlar o kadar geniş ki, nişan almanıza bile gerek yok sağı solu tarayın illaki birkaç adam öldürüyorsunuz.
silahlar deseniz aşırı güçlü kalıyor düşmanlar karşısında, yani kısacası zaten deli gibi kolay oyun bir noktadan sonra daha da aşırı bir şekilde kolaylaşıyor.
işte bu bence oyunun düzenlenişindeki en sikim hatadır. hani bir oyunun en zor modda dahi kolay olması zaten kabul edilemez de, bu tarz bir oyunda durum iyice kötü bir hal alıyor.
şöyle ki, şimdi oyunda nerede gerileceğiniz ve nerede adam vuracağınız açık şekilde size belli ediliyor ve bunun sizi korkutması bekleniyor. ama siz zaten kolaylaşmış oyunu iyice taşak modunda oynamaya başladığınızdan alma'yı falan siklemeden bildiğin depar atarak geçiyorsunuz sözde "korkunç" bölümleri.
zaten salak salak jumpscarelere dayalı olan korku faktörü böylece çökmüş ve oyunun büyük bölümünü oluşturması gereken "gerilim" olayı bir anda yok olmuş oluyor.
yahu şu oyunu azcık zor yap. bırak alma'yı, karşıma en zayıf askerlerden dahi çıkınca gerileyim yani. öyle yap ki, oyun sıkacağına heyecanlandırsın. bir hareket olsun. ilk oyunda vardı bu. hatta şu nailgun tarzı silahı olan adamlarla ilk karşılaşmamı hala hatırlarım. onu da zorda oynamıştım. alma'yı çatışmaya yeğler duruma geldiğim noktalar vardı. açmaya çekindiğim kapılar vardı lan. bunun yanına dahi yaklaşılamamış. bilmiyorum belki de bu oyundan önce call of cthulhu'yu bitirdiğim için böyle geldi bana. yine de bu yönden kesinlikle zayıf olduğu kanaatindeyim.
ayrıca artık türk korku filmlerinde bile kullanılması günah sayılacak olan jumpscare olayına yönelmek de ayrı aptallık. ilk oyundaki psikolojik gerilimden eser yok, cutsceneler aşırı özensiz zaten.
sonuç olarak bence monolith, fear 2'yi ciddiye alarak, ilk oyundaki istekle yapmamış. zaten oyun konsollar için birçok yönden kırpılmış bir halde piyasaya çıktı. büyük ihtimalle yapımcı firmanın istekleri çerçevesinde de ellerinden ancak bu kadar derli toplu bir şey çıkabildi.
evet oyunu bu kadar yerdim. ama türü seviyorsanız, ilk oyunu bitirdiyseniz ve sizi kesmediyse gayet açıp oynanacak bir oyun olmuş. onun dışında bitirdikten sonra silip bir daha da aklınıza getirmeyeceğiniz oyunlar listesine de kafadan girmiş.
zaten ilk f.e.a.r.'ın da hayranı değildim fazla, ama severdim. level design iyiydi, ai her görevde canımdan bezdiriyordu, milletin üstüne slow-mo'da koşup drop-kick atmak aşırı zevkliydi, atmosfer, hikaye anlatımı açısından da gayet ortalamanın üstündeydi. e peki madem bu kadar güzel, niye hayranı değilsin, hayranı olunmayacak ne var derseniz, şöyle ki bu oyun action-horror dediğimiz, benim pek tutmadığım bir janraya dahil olmakta. bazen sanki god mode açmışsınız gibi hissediyorsunuz, bazen de deli gibi tırsıyorsunuz. sinir bozuyor yani. ama bu durum ilk oyunda, bu zıkkım ikinci oyuna göre çok daha iyi oluşturulmuş, dengelenmiş ve oturtulmuştu.
işte ilk oyunun başarılı olduğu ne kadar nokta varsa, ikinci oyun hepsinde birkaç adım gerisinde.
aklıma gelen birkaç görev dışında level design berbat, level design kötü olunca ai'dan da verim alamıyorsunuz. habire bomba atıyorlar, ki bu güzel aslında, biraz koşturuyor adamı, ama sonra mal gibi duruyorlar, çıkıp vuruyorsunuz.
en zorda oynamanıza rağmen hiç zorlanmıyorsunuz. zaten hitboxlar o kadar geniş ki, nişan almanıza bile gerek yok sağı solu tarayın illaki birkaç adam öldürüyorsunuz.
silahlar deseniz aşırı güçlü kalıyor düşmanlar karşısında, yani kısacası zaten deli gibi kolay oyun bir noktadan sonra daha da aşırı bir şekilde kolaylaşıyor.
işte bu bence oyunun düzenlenişindeki en sikim hatadır. hani bir oyunun en zor modda dahi kolay olması zaten kabul edilemez de, bu tarz bir oyunda durum iyice kötü bir hal alıyor.
şöyle ki, şimdi oyunda nerede gerileceğiniz ve nerede adam vuracağınız açık şekilde size belli ediliyor ve bunun sizi korkutması bekleniyor. ama siz zaten kolaylaşmış oyunu iyice taşak modunda oynamaya başladığınızdan alma'yı falan siklemeden bildiğin depar atarak geçiyorsunuz sözde "korkunç" bölümleri.
zaten salak salak jumpscarelere dayalı olan korku faktörü böylece çökmüş ve oyunun büyük bölümünü oluşturması gereken "gerilim" olayı bir anda yok olmuş oluyor.
yahu şu oyunu azcık zor yap. bırak alma'yı, karşıma en zayıf askerlerden dahi çıkınca gerileyim yani. öyle yap ki, oyun sıkacağına heyecanlandırsın. bir hareket olsun. ilk oyunda vardı bu. hatta şu nailgun tarzı silahı olan adamlarla ilk karşılaşmamı hala hatırlarım. onu da zorda oynamıştım. alma'yı çatışmaya yeğler duruma geldiğim noktalar vardı. açmaya çekindiğim kapılar vardı lan. bunun yanına dahi yaklaşılamamış. bilmiyorum belki de bu oyundan önce call of cthulhu'yu bitirdiğim için böyle geldi bana. yine de bu yönden kesinlikle zayıf olduğu kanaatindeyim.
ayrıca artık türk korku filmlerinde bile kullanılması günah sayılacak olan jumpscare olayına yönelmek de ayrı aptallık. ilk oyundaki psikolojik gerilimden eser yok, cutsceneler aşırı özensiz zaten.
sonuç olarak bence monolith, fear 2'yi ciddiye alarak, ilk oyundaki istekle yapmamış. zaten oyun konsollar için birçok yönden kırpılmış bir halde piyasaya çıktı. büyük ihtimalle yapımcı firmanın istekleri çerçevesinde de ellerinden ancak bu kadar derli toplu bir şey çıkabildi.
evet oyunu bu kadar yerdim. ama türü seviyorsanız, ilk oyunu bitirdiyseniz ve sizi kesmediyse gayet açıp oynanacak bir oyun olmuş. onun dışında bitirdikten sonra silip bir daha da aklınıza getirmeyeceğiniz oyunlar listesine de kafadan girmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar