bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek9
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- melatonin3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- işiniz gücünüz yok mu11
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkekler neden evlenmek ister15
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- bir kadından hoşlanmak3
- apo'nun villası11
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- kürdü sevin21
- kendin hakkında bir entry bırak9
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- 195 kaslı pilot14
- zalbert ramstein4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- uludağ sözlük evreni8
- hasan atilla uğur14
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- mazotun litresi 101 lira35
- para yok huzur var11
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- nervio12
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- heyt bea gocu mu5
gerçekten hayatımda oynadığım en gereksiz, en salak fpslerden birisi. her yönden zayıf.
zaten ilk f.e.a.r.'ın da hayranı değildim fazla, ama severdim. level design iyiydi, ai her görevde canımdan bezdiriyordu, milletin üstüne slow-mo'da koşup drop-kick atmak aşırı zevkliydi, atmosfer, hikaye anlatımı açısından da gayet ortalamanın üstündeydi. e peki madem bu kadar güzel, niye hayranı değilsin, hayranı olunmayacak ne var derseniz, şöyle ki bu oyun action-horror dediğimiz, benim pek tutmadığım bir janraya dahil olmakta. bazen sanki god mode açmışsınız gibi hissediyorsunuz, bazen de deli gibi tırsıyorsunuz. sinir bozuyor yani. ama bu durum ilk oyunda, bu zıkkım ikinci oyuna göre çok daha iyi oluşturulmuş, dengelenmiş ve oturtulmuştu.
işte ilk oyunun başarılı olduğu ne kadar nokta varsa, ikinci oyun hepsinde birkaç adım gerisinde.
aklıma gelen birkaç görev dışında level design berbat, level design kötü olunca ai'dan da verim alamıyorsunuz. habire bomba atıyorlar, ki bu güzel aslında, biraz koşturuyor adamı, ama sonra mal gibi duruyorlar, çıkıp vuruyorsunuz.
en zorda oynamanıza rağmen hiç zorlanmıyorsunuz. zaten hitboxlar o kadar geniş ki, nişan almanıza bile gerek yok sağı solu tarayın illaki birkaç adam öldürüyorsunuz.
silahlar deseniz aşırı güçlü kalıyor düşmanlar karşısında, yani kısacası zaten deli gibi kolay oyun bir noktadan sonra daha da aşırı bir şekilde kolaylaşıyor.
işte bu bence oyunun düzenlenişindeki en sikim hatadır. hani bir oyunun en zor modda dahi kolay olması zaten kabul edilemez de, bu tarz bir oyunda durum iyice kötü bir hal alıyor.
şöyle ki, şimdi oyunda nerede gerileceğiniz ve nerede adam vuracağınız açık şekilde size belli ediliyor ve bunun sizi korkutması bekleniyor. ama siz zaten kolaylaşmış oyunu iyice taşak modunda oynamaya başladığınızdan alma'yı falan siklemeden bildiğin depar atarak geçiyorsunuz sözde "korkunç" bölümleri.
zaten salak salak jumpscarelere dayalı olan korku faktörü böylece çökmüş ve oyunun büyük bölümünü oluşturması gereken "gerilim" olayı bir anda yok olmuş oluyor.
yahu şu oyunu azcık zor yap. bırak alma'yı, karşıma en zayıf askerlerden dahi çıkınca gerileyim yani. öyle yap ki, oyun sıkacağına heyecanlandırsın. bir hareket olsun. ilk oyunda vardı bu. hatta şu nailgun tarzı silahı olan adamlarla ilk karşılaşmamı hala hatırlarım. onu da zorda oynamıştım. alma'yı çatışmaya yeğler duruma geldiğim noktalar vardı. açmaya çekindiğim kapılar vardı lan. bunun yanına dahi yaklaşılamamış. bilmiyorum belki de bu oyundan önce call of cthulhu'yu bitirdiğim için böyle geldi bana. yine de bu yönden kesinlikle zayıf olduğu kanaatindeyim.
ayrıca artık türk korku filmlerinde bile kullanılması günah sayılacak olan jumpscare olayına yönelmek de ayrı aptallık. ilk oyundaki psikolojik gerilimden eser yok, cutsceneler aşırı özensiz zaten.
sonuç olarak bence monolith, fear 2'yi ciddiye alarak, ilk oyundaki istekle yapmamış. zaten oyun konsollar için birçok yönden kırpılmış bir halde piyasaya çıktı. büyük ihtimalle yapımcı firmanın istekleri çerçevesinde de ellerinden ancak bu kadar derli toplu bir şey çıkabildi.
evet oyunu bu kadar yerdim. ama türü seviyorsanız, ilk oyunu bitirdiyseniz ve sizi kesmediyse gayet açıp oynanacak bir oyun olmuş. onun dışında bitirdikten sonra silip bir daha da aklınıza getirmeyeceğiniz oyunlar listesine de kafadan girmiş.
zaten ilk f.e.a.r.'ın da hayranı değildim fazla, ama severdim. level design iyiydi, ai her görevde canımdan bezdiriyordu, milletin üstüne slow-mo'da koşup drop-kick atmak aşırı zevkliydi, atmosfer, hikaye anlatımı açısından da gayet ortalamanın üstündeydi. e peki madem bu kadar güzel, niye hayranı değilsin, hayranı olunmayacak ne var derseniz, şöyle ki bu oyun action-horror dediğimiz, benim pek tutmadığım bir janraya dahil olmakta. bazen sanki god mode açmışsınız gibi hissediyorsunuz, bazen de deli gibi tırsıyorsunuz. sinir bozuyor yani. ama bu durum ilk oyunda, bu zıkkım ikinci oyuna göre çok daha iyi oluşturulmuş, dengelenmiş ve oturtulmuştu.
işte ilk oyunun başarılı olduğu ne kadar nokta varsa, ikinci oyun hepsinde birkaç adım gerisinde.
aklıma gelen birkaç görev dışında level design berbat, level design kötü olunca ai'dan da verim alamıyorsunuz. habire bomba atıyorlar, ki bu güzel aslında, biraz koşturuyor adamı, ama sonra mal gibi duruyorlar, çıkıp vuruyorsunuz.
en zorda oynamanıza rağmen hiç zorlanmıyorsunuz. zaten hitboxlar o kadar geniş ki, nişan almanıza bile gerek yok sağı solu tarayın illaki birkaç adam öldürüyorsunuz.
silahlar deseniz aşırı güçlü kalıyor düşmanlar karşısında, yani kısacası zaten deli gibi kolay oyun bir noktadan sonra daha da aşırı bir şekilde kolaylaşıyor.
işte bu bence oyunun düzenlenişindeki en sikim hatadır. hani bir oyunun en zor modda dahi kolay olması zaten kabul edilemez de, bu tarz bir oyunda durum iyice kötü bir hal alıyor.
şöyle ki, şimdi oyunda nerede gerileceğiniz ve nerede adam vuracağınız açık şekilde size belli ediliyor ve bunun sizi korkutması bekleniyor. ama siz zaten kolaylaşmış oyunu iyice taşak modunda oynamaya başladığınızdan alma'yı falan siklemeden bildiğin depar atarak geçiyorsunuz sözde "korkunç" bölümleri.
zaten salak salak jumpscarelere dayalı olan korku faktörü böylece çökmüş ve oyunun büyük bölümünü oluşturması gereken "gerilim" olayı bir anda yok olmuş oluyor.
yahu şu oyunu azcık zor yap. bırak alma'yı, karşıma en zayıf askerlerden dahi çıkınca gerileyim yani. öyle yap ki, oyun sıkacağına heyecanlandırsın. bir hareket olsun. ilk oyunda vardı bu. hatta şu nailgun tarzı silahı olan adamlarla ilk karşılaşmamı hala hatırlarım. onu da zorda oynamıştım. alma'yı çatışmaya yeğler duruma geldiğim noktalar vardı. açmaya çekindiğim kapılar vardı lan. bunun yanına dahi yaklaşılamamış. bilmiyorum belki de bu oyundan önce call of cthulhu'yu bitirdiğim için böyle geldi bana. yine de bu yönden kesinlikle zayıf olduğu kanaatindeyim.
ayrıca artık türk korku filmlerinde bile kullanılması günah sayılacak olan jumpscare olayına yönelmek de ayrı aptallık. ilk oyundaki psikolojik gerilimden eser yok, cutsceneler aşırı özensiz zaten.
sonuç olarak bence monolith, fear 2'yi ciddiye alarak, ilk oyundaki istekle yapmamış. zaten oyun konsollar için birçok yönden kırpılmış bir halde piyasaya çıktı. büyük ihtimalle yapımcı firmanın istekleri çerçevesinde de ellerinden ancak bu kadar derli toplu bir şey çıkabildi.
evet oyunu bu kadar yerdim. ama türü seviyorsanız, ilk oyunu bitirdiyseniz ve sizi kesmediyse gayet açıp oynanacak bir oyun olmuş. onun dışında bitirdikten sonra silip bir daha da aklınıza getirmeyeceğiniz oyunlar listesine de kafadan girmiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar