bugün
- zorunlu eğitim9
- aşk acısı çekiyorum sözlük8
- nickten isim tahmini yapmak10
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz5
- almanya5
- mazot fiyatlarının suçlusu2
- guinness birası4
- sözlüğün boşalması2
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var3
- caddebostan da bostan yetiştirmek4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- batıl inançlar7
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- muşlettin amca3
- ev ödevi2
- ispanya8
- haramidere de haramilik yapmak5
- büyük filmlerden büyük replikler3
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- sinem dedetaş11
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- yürüyen bok4
- kilolu olmak5
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- kedin mi var derdin var4
- full metal jacket vs the thin red line2
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- çerçeve yasa7
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- mason greenwood11
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- zall adlı yazar4
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- sözlüğü doğru kullanmak2
- oral süspansiyon3
- her gün tuvalete çıkmak2
- velvet hanım ile kahve içmek8
- renault 9 broadway12
- 15 temmuz tiyatro mu7
çalıntıdır:
Bütün plânlar hazırlanmıştı. işin en zor tarafı başlıyordu. Ordu büyük kısmı ile Konya-Afyon demiryolu etrafında bulunuyordu. Bu taarruz plânına göre şimdi ordunun büyük bir kısmı bulunduğu noktadan kalkacak, günlerce yürüyüp, kilometreler aşıp, Afyon güneyine ve batısına yanaşacaktı. Öyle birkaç tabur veya alay da değil, koca tümenler, kolordular... Yani onbinlerce insan, atlar, arabalar, tonlarca cephane ve bunların yürümesinden çıkacak toz bulutu...
24 Ağustos akşamı herkesin Ankara'da olduğunu sandığı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi ve ismet Paşalar karargâhları ile birlikte cephenin 20 km. yakınlarındaki Şuhut'a vardılar. Hazırlıklar günlerce sürmüş, onbinlerce insan, binlerce ton cephane ve malzeme, yüzlerce top, düşmana sezdirilmeden düşman savunma mevzilerinin 20 km. dibine kadar sokulmuştu. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılmış, o güne kadar çok az kimsenin bildiği taarruz günü ve taarruz esaslarını açıklayan cephe emri bile Ağustos öğlen 12.00'de yayımlanmıştı. Su uyur, düşman uyumazdı; ama, tarihler hiç böyle derin uyuyan bir düşman yazmamıştı. 26 Ağustos sabahı düşman mevzilerini döven topçu ateşiyle Türk'ün büyük taarruzu başladı. Hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi yiyen düşman, neye uğradığını şaşırmış, önceki gece katıldıkları balonun yorgunluğunu üzerinden atamayan Yunan subayları daha karargâhlarına bile ulaşamadan ilk bozgun haberleri gelmeye başlamıştı. 26 Ağustos günü ilk Yunan mevzilerini ele geçiren Türk ordusu, 27 Ağustos'ta düşmanı önüne katarak Sincanlı ve Afyon ovalarına indiler. Darmadağın olmuş Yunan Kuvvetleri 27-28 Ağustos günleri Sincanlı Ovası'ndaki tepelerde tekrar savunmaya geçmek istedilerse de başaramadılar. Dumlupınar-Uşak doğrultusunda kaçan düşmanın büyük kısmı güneyden 1nci Ordu, kuzeyden de 2nci Ordu birliklerinin tazyiki sonucu, Aslıhanlar Bölgesi'nde sıkıştırıldı ve kuşatıldı. 30 Ağustos günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa'nın muharebe sahasının içinde bulunan Zafer Tepe'den yönettiği taarruz sonucunda bu kuvvetlerin büyük kısmı imha edildi. Tarihin en cüretkâr taarruz plânlarından birisi başarı ile uygulanmış, milletin elindeki avucundaki her şeyi bu son taarruz gücü, düşmanın hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi vurarak, bizlere geleceğin modern Türkiye'sini hediye etmiştir.
Bütün plânlar hazırlanmıştı. işin en zor tarafı başlıyordu. Ordu büyük kısmı ile Konya-Afyon demiryolu etrafında bulunuyordu. Bu taarruz plânına göre şimdi ordunun büyük bir kısmı bulunduğu noktadan kalkacak, günlerce yürüyüp, kilometreler aşıp, Afyon güneyine ve batısına yanaşacaktı. Öyle birkaç tabur veya alay da değil, koca tümenler, kolordular... Yani onbinlerce insan, atlar, arabalar, tonlarca cephane ve bunların yürümesinden çıkacak toz bulutu...
24 Ağustos akşamı herkesin Ankara'da olduğunu sandığı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi ve ismet Paşalar karargâhları ile birlikte cephenin 20 km. yakınlarındaki Şuhut'a vardılar. Hazırlıklar günlerce sürmüş, onbinlerce insan, binlerce ton cephane ve malzeme, yüzlerce top, düşmana sezdirilmeden düşman savunma mevzilerinin 20 km. dibine kadar sokulmuştu. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılmış, o güne kadar çok az kimsenin bildiği taarruz günü ve taarruz esaslarını açıklayan cephe emri bile Ağustos öğlen 12.00'de yayımlanmıştı. Su uyur, düşman uyumazdı; ama, tarihler hiç böyle derin uyuyan bir düşman yazmamıştı. 26 Ağustos sabahı düşman mevzilerini döven topçu ateşiyle Türk'ün büyük taarruzu başladı. Hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi yiyen düşman, neye uğradığını şaşırmış, önceki gece katıldıkları balonun yorgunluğunu üzerinden atamayan Yunan subayları daha karargâhlarına bile ulaşamadan ilk bozgun haberleri gelmeye başlamıştı. 26 Ağustos günü ilk Yunan mevzilerini ele geçiren Türk ordusu, 27 Ağustos'ta düşmanı önüne katarak Sincanlı ve Afyon ovalarına indiler. Darmadağın olmuş Yunan Kuvvetleri 27-28 Ağustos günleri Sincanlı Ovası'ndaki tepelerde tekrar savunmaya geçmek istedilerse de başaramadılar. Dumlupınar-Uşak doğrultusunda kaçan düşmanın büyük kısmı güneyden 1nci Ordu, kuzeyden de 2nci Ordu birliklerinin tazyiki sonucu, Aslıhanlar Bölgesi'nde sıkıştırıldı ve kuşatıldı. 30 Ağustos günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa'nın muharebe sahasının içinde bulunan Zafer Tepe'den yönettiği taarruz sonucunda bu kuvvetlerin büyük kısmı imha edildi. Tarihin en cüretkâr taarruz plânlarından birisi başarı ile uygulanmış, milletin elindeki avucundaki her şeyi bu son taarruz gücü, düşmanın hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi vurarak, bizlere geleceğin modern Türkiye'sini hediye etmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar