bugün
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- kaç gammaz var10
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır4
- sözlük açacak olsanız8
- fatma betül sayan kaya29
- dışarıdaki deli dalgaların gelip duvarı yalaması3
- evlenmek istemek ama evlenecek birini bulamamak3
- duş yağı3
- münafık7
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek3
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz3
- kale3112 kardeştir2
- yapay zekanın çok yapay olması9
- asansörde yukarı bakma refleksi4
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- frene basınca arabanın durması2
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- camilerdeki ayak kokusu7
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- ciddiye alınmamak4
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
- dolar 50 13 liraya çakılınca sus pus olan muhalif3
- menekşe dizisi2
- eteği açan kadına bakmayan erkek3
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü9
- damla sakızlı muhallebi9
- kendi kendini iyi ve ahlaklı ilan eden insan2
- türkiye hariç hangi ülkeye gitmek isterdiniz2
- şiş kebabı2
- kezoyu neyzen bakışıyla iskandil etmek4
- seri katilin özellikleri3
- terhis oluyorum sözlük3
- daha 17 dizisi4
- kartoncu kardeştir2
- sicilya kizlari4
- kız kankanın ehonomi çoh eyi demesi3
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betülüm yapmaz9
- henüz yolun başında olan yazarlar5
- uludağ'ın artık facebook olma isteği2
- her şeyi bilen halk4
- 2017 orta paket passat vs 2024 full paket megane5
- iş görüşmesinde para vermiyoruz demek2
- masklavi felsefesi5
kurtuluş savaşında başkomutanlık meydan muharebesinin idare edildiği dumlupınarda bulunan tepe..
çalıntıdır:
Bütün plânlar hazırlanmıştı. işin en zor tarafı başlıyordu. Ordu büyük kısmı ile Konya-Afyon demiryolu etrafında bulunuyordu. Bu taarruz plânına göre şimdi ordunun büyük bir kısmı bulunduğu noktadan kalkacak, günlerce yürüyüp, kilometreler aşıp, Afyon güneyine ve batısına yanaşacaktı. Öyle birkaç tabur veya alay da değil, koca tümenler, kolordular... Yani onbinlerce insan, atlar, arabalar, tonlarca cephane ve bunların yürümesinden çıkacak toz bulutu...
24 Ağustos akşamı herkesin Ankara'da olduğunu sandığı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi ve ismet Paşalar karargâhları ile birlikte cephenin 20 km. yakınlarındaki Şuhut'a vardılar. Hazırlıklar günlerce sürmüş, onbinlerce insan, binlerce ton cephane ve malzeme, yüzlerce top, düşmana sezdirilmeden düşman savunma mevzilerinin 20 km. dibine kadar sokulmuştu. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılmış, o güne kadar çok az kimsenin bildiği taarruz günü ve taarruz esaslarını açıklayan cephe emri bile Ağustos öğlen 12.00'de yayımlanmıştı. Su uyur, düşman uyumazdı; ama, tarihler hiç böyle derin uyuyan bir düşman yazmamıştı. 26 Ağustos sabahı düşman mevzilerini döven topçu ateşiyle Türk'ün büyük taarruzu başladı. Hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi yiyen düşman, neye uğradığını şaşırmış, önceki gece katıldıkları balonun yorgunluğunu üzerinden atamayan Yunan subayları daha karargâhlarına bile ulaşamadan ilk bozgun haberleri gelmeye başlamıştı. 26 Ağustos günü ilk Yunan mevzilerini ele geçiren Türk ordusu, 27 Ağustos'ta düşmanı önüne katarak Sincanlı ve Afyon ovalarına indiler. Darmadağın olmuş Yunan Kuvvetleri 27-28 Ağustos günleri Sincanlı Ovası'ndaki tepelerde tekrar savunmaya geçmek istedilerse de başaramadılar. Dumlupınar-Uşak doğrultusunda kaçan düşmanın büyük kısmı güneyden 1nci Ordu, kuzeyden de 2nci Ordu birliklerinin tazyiki sonucu, Aslıhanlar Bölgesi'nde sıkıştırıldı ve kuşatıldı. 30 Ağustos günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa'nın muharebe sahasının içinde bulunan Zafer Tepe'den yönettiği taarruz sonucunda bu kuvvetlerin büyük kısmı imha edildi. Tarihin en cüretkâr taarruz plânlarından birisi başarı ile uygulanmış, milletin elindeki avucundaki her şeyi bu son taarruz gücü, düşmanın hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi vurarak, bizlere geleceğin modern Türkiye'sini hediye etmiştir.
Bütün plânlar hazırlanmıştı. işin en zor tarafı başlıyordu. Ordu büyük kısmı ile Konya-Afyon demiryolu etrafında bulunuyordu. Bu taarruz plânına göre şimdi ordunun büyük bir kısmı bulunduğu noktadan kalkacak, günlerce yürüyüp, kilometreler aşıp, Afyon güneyine ve batısına yanaşacaktı. Öyle birkaç tabur veya alay da değil, koca tümenler, kolordular... Yani onbinlerce insan, atlar, arabalar, tonlarca cephane ve bunların yürümesinden çıkacak toz bulutu...
24 Ağustos akşamı herkesin Ankara'da olduğunu sandığı Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi ve ismet Paşalar karargâhları ile birlikte cephenin 20 km. yakınlarındaki Şuhut'a vardılar. Hazırlıklar günlerce sürmüş, onbinlerce insan, binlerce ton cephane ve malzeme, yüzlerce top, düşmana sezdirilmeden düşman savunma mevzilerinin 20 km. dibine kadar sokulmuştu. Her şey büyük bir gizlilik içinde yapılmış, o güne kadar çok az kimsenin bildiği taarruz günü ve taarruz esaslarını açıklayan cephe emri bile Ağustos öğlen 12.00'de yayımlanmıştı. Su uyur, düşman uyumazdı; ama, tarihler hiç böyle derin uyuyan bir düşman yazmamıştı. 26 Ağustos sabahı düşman mevzilerini döven topçu ateşiyle Türk'ün büyük taarruzu başladı. Hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi yiyen düşman, neye uğradığını şaşırmış, önceki gece katıldıkları balonun yorgunluğunu üzerinden atamayan Yunan subayları daha karargâhlarına bile ulaşamadan ilk bozgun haberleri gelmeye başlamıştı. 26 Ağustos günü ilk Yunan mevzilerini ele geçiren Türk ordusu, 27 Ağustos'ta düşmanı önüne katarak Sincanlı ve Afyon ovalarına indiler. Darmadağın olmuş Yunan Kuvvetleri 27-28 Ağustos günleri Sincanlı Ovası'ndaki tepelerde tekrar savunmaya geçmek istedilerse de başaramadılar. Dumlupınar-Uşak doğrultusunda kaçan düşmanın büyük kısmı güneyden 1nci Ordu, kuzeyden de 2nci Ordu birliklerinin tazyiki sonucu, Aslıhanlar Bölgesi'nde sıkıştırıldı ve kuşatıldı. 30 Ağustos günü Başkomutan Mareşal Mustafa Kemal Paşa'nın muharebe sahasının içinde bulunan Zafer Tepe'den yönettiği taarruz sonucunda bu kuvvetlerin büyük kısmı imha edildi. Tarihin en cüretkâr taarruz plânlarından birisi başarı ile uygulanmış, milletin elindeki avucundaki her şeyi bu son taarruz gücü, düşmanın hiç beklemediği bir yer ve zamanda öldürücü darbeyi vurarak, bizlere geleceğin modern Türkiye'sini hediye etmiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com