bugün
- tembel ve çalışmayan insan15
- 1 saatte 10 bira içmek16
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- manyak olmaya karar verdim9
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti3
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- şaka maka 2026 dünya kupasının bitmesi3
- haber turk2
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- yüksek seviye otomobile binmeye utanmak2
- hırt5
- velvet12
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- otomobile ek vergi5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması2
- nervio11
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- kıbrıs barış harekatı3
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- slavko vincic15
- cunda adası3
- akşamları yürüyüşe çıkmak2
- ispanya19
- sevilince şımaran kızlar4
- blok33
- teröriste o da insan demek4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- yazık oldu yarınlara4
- otel odasında ölmekten korkmak2
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- liberal eğitimin imkansızlığı2
- pahalılığın çaresi3
- vurgun yemek4
- özgünlüğün faydasız olması5
- arkadaşlar ben chatgpt ile konuşmaya gıdıyorum2
- sözlük kızlarının adam gibi adam olması2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
- tememda kenka nalaka10
- istanbul da hissedilen sıcaklık2
- true hanın gazabı8
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
uzun zamandır ilk defa başıma gelen durumdur. hem de bayağı uzun bi zamandır. öyle çok ağır bi durumda değildi aslında.
unuttuğum bi duyguydu. çok değişik tepkimelere yol açtı bende. arkadaşlarla finallerden sonra playstation cafeye pes oynamaya gitmiştik. dört kişiydik. ben bi arkadaşla oynuyodum diğer ikisi yanda oynuyolardı. 4-5 maç sonra adam değişelim mi diye sordum. yandaki arkadaşlar yok biz ikimiz oynıycaz dediler. çok garip oldum o an. büyütülecek bi olayı bırak, bi olay bile değil. ama kendimi dışlanmış hissettim o an. bi triplere girdim. 3-4 dk sonra maçın ortasında ben gidiyorum kanka diye kalktım çıktım. hızlı hızlı eve yürüdüm. eve geldiğimde elim ayağım titremeye başlamıştı sinirden. ki o da uzun zamandır hissetmediği bi duyguydu. sinirlenmek. ondan önce en son neye sinirlendiğimi bile hatırlamıyorum. odama geçip yatağa uzandım. kalkıp bişeyleri kırmak, parçalamak istiyodum. sokağa çıkıp önüme ilk gelenin ağzını gözünü kırmak, ayırmaya gelenleri bile dövmek istiyodum. camı açıp sokağın karşısındaki inşaatta çalışanlara ağzıma geleni sayıp gidip dayak yemeği bile düşündüm.
öyle bi noktaya gelmiştim ki gözümden yaşlar dökülmeye başlamıştı. duvarı yumrukluyodum artık. sonra bi anda çok yorgun hissettim. öğlen 4 gibiydi yattım. gece 12 ye doğru uyandım. gittim arkadaşlar içerde film izliyodu oturdum yanlarına. çay, çekirdek falan vardı. neyse pek duygusal bi insan değilim. duygusal olarak derecelendirme yaparsak bi çay bardağıyla aynı duygusal derinliğe sahibim diyebilirim. sanki şu ana kadar hoşuma gitmeyen herşeyin siniri, mutsuzluğu, üzgünlüğü, nefreti, o küçücük olayla ortaya çıkmış gibi hissediyorum.
unuttuğum bi duyguydu. çok değişik tepkimelere yol açtı bende. arkadaşlarla finallerden sonra playstation cafeye pes oynamaya gitmiştik. dört kişiydik. ben bi arkadaşla oynuyodum diğer ikisi yanda oynuyolardı. 4-5 maç sonra adam değişelim mi diye sordum. yandaki arkadaşlar yok biz ikimiz oynıycaz dediler. çok garip oldum o an. büyütülecek bi olayı bırak, bi olay bile değil. ama kendimi dışlanmış hissettim o an. bi triplere girdim. 3-4 dk sonra maçın ortasında ben gidiyorum kanka diye kalktım çıktım. hızlı hızlı eve yürüdüm. eve geldiğimde elim ayağım titremeye başlamıştı sinirden. ki o da uzun zamandır hissetmediği bi duyguydu. sinirlenmek. ondan önce en son neye sinirlendiğimi bile hatırlamıyorum. odama geçip yatağa uzandım. kalkıp bişeyleri kırmak, parçalamak istiyodum. sokağa çıkıp önüme ilk gelenin ağzını gözünü kırmak, ayırmaya gelenleri bile dövmek istiyodum. camı açıp sokağın karşısındaki inşaatta çalışanlara ağzıma geleni sayıp gidip dayak yemeği bile düşündüm.
öyle bi noktaya gelmiştim ki gözümden yaşlar dökülmeye başlamıştı. duvarı yumrukluyodum artık. sonra bi anda çok yorgun hissettim. öğlen 4 gibiydi yattım. gece 12 ye doğru uyandım. gittim arkadaşlar içerde film izliyodu oturdum yanlarına. çay, çekirdek falan vardı. neyse pek duygusal bi insan değilim. duygusal olarak derecelendirme yaparsak bi çay bardağıyla aynı duygusal derinliğe sahibim diyebilirim. sanki şu ana kadar hoşuma gitmeyen herşeyin siniri, mutsuzluğu, üzgünlüğü, nefreti, o küçücük olayla ortaya çıkmış gibi hissediyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar