bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- ben sizin anonim9
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- enayimiknatisii12
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale5
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- insan olmaya ceyrek kala15
- sarapci koala60
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz5
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- transparan çorap giyen sözlük amcası4
- isa mesih7
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar3
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- herkes beni kıskanıyor4
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- benim fotoğraf attığım gün sözlükte olay çıkması3
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- hanımlar5
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- sözlüğe adanmış bir ömür3
- tarla satıp son model lüks araba almak5
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- babası olmayan bi çocuğun annesi de yoktur2
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması2
- s'i l v'e r m'i s t16
- karton toplayan birader bey birader2
- geçen sözlükte yaşanan kudurtan olay3
- mantı2
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- dindarların çoğunun fakir olması15
- meyveli soda içen erkek3
- abdullah2
- gammaz çeteleri9
- ay diyen erkek3
- usual'a bırak bu ayakları demek2
- sarapci koala sözlüğe dönsün mü2
- linç edilmek istenen sözlük yazarları2
- yandaş basını okumak7
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- sude sendromu10
oyuncusuna bakılıp da alınan filmlerden. filmi alırken hiçbir fikrim yoktu ama, nicholas'ın hatırı vardı. ayrıca kapaktaki o sırtında ok ve yayla yürüdüğü poz gayet hoştu.
aslında sinema sanatına ilgi duyan ve amerikan sinemasına karşı da milyonlarca kötü örneğe rağmen ön yargılı yaklaşmayan bir izleyici olarak nicholas cage'in bir kaç yıl öncesine kadar pek kanımın ısındığı oyunculardan olmadığını söyleyebilirim rahatlıkla.
ama işte zamanla bu yargı değişti, burakın hoşlanmamayı, adamımı ilgiyle takip eder oldum.
gelelim filme. açıkçası çok fazla bir senaryo ya da kurgu ustalığı, ya da temaya ilişkin öyle cazibeli bir yan yok. üstelik filmin ilk yarım küsür saati son derece sıkıcı. arada defalarca filmi durdurup bir iki şarkı dinlediğimi bir iki mail attığımı dahi söyleyebilirim.
ama biraz sabrederseniz, barındırdığı tüm klişelere rağmen film ilk 45 dakikadan sonra bir ivme kazanmaya başlıyor.
filmde hava durumu sunucusunu oynayan cage'e sokakta fırlatılan hazır yiyecek nesneleri, ya da okçuluk ile ilgili metaforlar biraz kafa yorulduğunda insanı manalı manalı gülümsetebiliyor, ancak nicholas dışında filmin seyretmeye değer öyle ahım şahım bir yanı yok.
üstelik sanırım yönetmen kendisiyle öyle barışık bir halde çekmiş ki bu filmi, bir kaç hollywood tarzı aforizma açılımı vb. ayrıntı dışında filmi sanki sadece eline biraz para tutuşturulmuş, al bunu çek denmiş, o da çekmiş gibi bir hissiyat uyandırdı bende nacizane.
10 üzerinden dört buçuktan 5 ile sınıfı geçer diyorum, yada belki de bu notu yanımdaki bardakta duran kırmızı şarap veriyor.
denk gelirse bir göz atın yine de.
aslında sinema sanatına ilgi duyan ve amerikan sinemasına karşı da milyonlarca kötü örneğe rağmen ön yargılı yaklaşmayan bir izleyici olarak nicholas cage'in bir kaç yıl öncesine kadar pek kanımın ısındığı oyunculardan olmadığını söyleyebilirim rahatlıkla.
ama işte zamanla bu yargı değişti, burakın hoşlanmamayı, adamımı ilgiyle takip eder oldum.
gelelim filme. açıkçası çok fazla bir senaryo ya da kurgu ustalığı, ya da temaya ilişkin öyle cazibeli bir yan yok. üstelik filmin ilk yarım küsür saati son derece sıkıcı. arada defalarca filmi durdurup bir iki şarkı dinlediğimi bir iki mail attığımı dahi söyleyebilirim.
ama biraz sabrederseniz, barındırdığı tüm klişelere rağmen film ilk 45 dakikadan sonra bir ivme kazanmaya başlıyor.
filmde hava durumu sunucusunu oynayan cage'e sokakta fırlatılan hazır yiyecek nesneleri, ya da okçuluk ile ilgili metaforlar biraz kafa yorulduğunda insanı manalı manalı gülümsetebiliyor, ancak nicholas dışında filmin seyretmeye değer öyle ahım şahım bir yanı yok.
üstelik sanırım yönetmen kendisiyle öyle barışık bir halde çekmiş ki bu filmi, bir kaç hollywood tarzı aforizma açılımı vb. ayrıntı dışında filmi sanki sadece eline biraz para tutuşturulmuş, al bunu çek denmiş, o da çekmiş gibi bir hissiyat uyandırdı bende nacizane.
10 üzerinden dört buçuktan 5 ile sınıfı geçer diyorum, yada belki de bu notu yanımdaki bardakta duran kırmızı şarap veriyor.
denk gelirse bir göz atın yine de.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar