bugün
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek5
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- hangi ülke de doğmak isterdin5
- arabam nasıl arkadaşlar4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- o paraya mercedes bmw audi var5
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı2
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- anın görüntüsü25
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- 1 kasım3
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- amedspor17
- gocu aslında influncer11
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- türkiye11
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- enag2
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- dışarıda yemek yemek4
- evrende hareket nasıl oluyor7
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- ampul2
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- 1 kasım 20264
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- fenerbahçe14
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- milan skriniar8
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- kasım ayı4
- film izleyememek3
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- ai otomatik silme4
ikinci Yeni Akımı, Türk şiirinde farklı imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akım olmasının yanı sıra bu akımda konu anlamında bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları sıklıkla işlenmiştir. ikinci Yeni Şairleri, bu akıma özgü şiirlerde hayal gücü ve duyguya ağırlık vermiştir. Söylemek istenenler soyut bir dille anlatılmıştır. Şair, vermek istediği duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirme amacı gütmüştür.
Turgut Uyar’ın kendi hayatından da ilham alarak yazdığı “Geyikli Gece” şiirinde, ikinci Yeni Akımı’nın özelliklerini gözlemlemek mümkündür. “Geyikli Gece” şiiri daha başlığından soyut bir anlayışla okurun karşısına çıkar. Turgut Uyar’ın imgeleminde Geyikli Gece, gerçek hayattan kurtuluşunu sağladığı mekanın adıdır. Bununla beraber Geyikli Gece, şiirdeki üç temel meseleden biridir. Diğer ikisi mesele ise birey ve kenttir. Kent, şairin gerçek dünyada yaşadığı, bütün duyularıyla algıladığı mekan olarak karşımıza çıkar. Ancak şair bu mekandan hoşnut değildir. Kent gerçekliği, bireyin huzursuzluğunun kaynağıdır. Geyikli Gece ile sembolize edilen tabiat, şairin zihninde oluşturduğu hayali mekanın kendisidir. Birey, kentleşmenin bir sonucu olarak kalabalıklar içinde yalnız kalmış, özünden her geçen gün daha da uzaklaşan, insani vasıflarını kent hayatıyla verdiği savaş sürecinde yavaşça yitirmeye başlayıp hem kendine hem de topluma yabancılaşmış bir varlık olarak tasvir edilmiştir. Bu insanın yapay, sonradan görmüş, samimiyetsiz bir “modern insan” güruhu olan kent toplumu içinde hayatta kalma mücadelesi şiirde “Her şey naylondandı o kadar” sözüyle ifade edilmiştir. Naylon, şiirde bu yeni düzenin ve bu düzenin yarattığı insan tipinin yapaylığını sembolize etmektedir. Şiirde “Ama geyikli geceyi bulmadan önce/ Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk” dizeleriyle Geyikli Gece ismiyle kurgulanan mekanın bir hayvan ismi, gecenin sessizliği ve arınmışlığıyla bağdaştırılması bu mekanın tabiatta bir kurtuluş noktası olduğunu göstermektedir. “Bir yandan toprağı sürdük/ Bir yandan kaybolduk/ Glâdyatörlerden ve dişlilerden/ Ve büyük şehirlerden/ Gizleyerek yahut döğüşerek /Geyikli geceyi kurtardık” dizelerinde şair, kent hayatına uyum sağlayamayanları belli bir grup olarak düşündüğü için “biz” demektedir. Kent yaşamına yabancılaşan bu insanlar, yine kentin içinde yaşamaktadırlar; fakat onların asıl özlemi Geyikli Gece‟ye ulaşmaktır. Bu umut ile girilen mücadeleden söz edilmiştir.
Turgut Uyar, köyden kente göçlerin revaçta olduğu bir dönemde kaleme aldığı “Geyikli Gece” şiirinde hem bireysel tecrübelerini hem de toplumun geçirdiği sosyolojik evrimi yazınında işlemiş ve bunu şiirine soyut kavramlar yedirerek gerçekleştirmiştir. Bireyin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma yabancılaşma ve bu yabancılaşmanın neticesinde iç dünyasında geçirdiği sancılarla Geyikli Gece’nin verdiği kurtulabilme umudundan güç alarak verdiği mücadeleyi ikinci Yeni Akımı bağlamında yazıya dökmüştür.
Turgut Uyar’ın kendi hayatından da ilham alarak yazdığı “Geyikli Gece” şiirinde, ikinci Yeni Akımı’nın özelliklerini gözlemlemek mümkündür. “Geyikli Gece” şiiri daha başlığından soyut bir anlayışla okurun karşısına çıkar. Turgut Uyar’ın imgeleminde Geyikli Gece, gerçek hayattan kurtuluşunu sağladığı mekanın adıdır. Bununla beraber Geyikli Gece, şiirdeki üç temel meseleden biridir. Diğer ikisi mesele ise birey ve kenttir. Kent, şairin gerçek dünyada yaşadığı, bütün duyularıyla algıladığı mekan olarak karşımıza çıkar. Ancak şair bu mekandan hoşnut değildir. Kent gerçekliği, bireyin huzursuzluğunun kaynağıdır. Geyikli Gece ile sembolize edilen tabiat, şairin zihninde oluşturduğu hayali mekanın kendisidir. Birey, kentleşmenin bir sonucu olarak kalabalıklar içinde yalnız kalmış, özünden her geçen gün daha da uzaklaşan, insani vasıflarını kent hayatıyla verdiği savaş sürecinde yavaşça yitirmeye başlayıp hem kendine hem de topluma yabancılaşmış bir varlık olarak tasvir edilmiştir. Bu insanın yapay, sonradan görmüş, samimiyetsiz bir “modern insan” güruhu olan kent toplumu içinde hayatta kalma mücadelesi şiirde “Her şey naylondandı o kadar” sözüyle ifade edilmiştir. Naylon, şiirde bu yeni düzenin ve bu düzenin yarattığı insan tipinin yapaylığını sembolize etmektedir. Şiirde “Ama geyikli geceyi bulmadan önce/ Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk” dizeleriyle Geyikli Gece ismiyle kurgulanan mekanın bir hayvan ismi, gecenin sessizliği ve arınmışlığıyla bağdaştırılması bu mekanın tabiatta bir kurtuluş noktası olduğunu göstermektedir. “Bir yandan toprağı sürdük/ Bir yandan kaybolduk/ Glâdyatörlerden ve dişlilerden/ Ve büyük şehirlerden/ Gizleyerek yahut döğüşerek /Geyikli geceyi kurtardık” dizelerinde şair, kent hayatına uyum sağlayamayanları belli bir grup olarak düşündüğü için “biz” demektedir. Kent yaşamına yabancılaşan bu insanlar, yine kentin içinde yaşamaktadırlar; fakat onların asıl özlemi Geyikli Gece‟ye ulaşmaktır. Bu umut ile girilen mücadeleden söz edilmiştir.
Turgut Uyar, köyden kente göçlerin revaçta olduğu bir dönemde kaleme aldığı “Geyikli Gece” şiirinde hem bireysel tecrübelerini hem de toplumun geçirdiği sosyolojik evrimi yazınında işlemiş ve bunu şiirine soyut kavramlar yedirerek gerçekleştirmiştir. Bireyin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma yabancılaşma ve bu yabancılaşmanın neticesinde iç dünyasında geçirdiği sancılarla Geyikli Gece’nin verdiği kurtulabilme umudundan güç alarak verdiği mücadeleyi ikinci Yeni Akımı bağlamında yazıya dökmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar