bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar32
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- yazarların fobileri15
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları26
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- islamda namaz yoktur37
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- 174 kaslı mühendis9
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- ioçk'nın müziği7
- sözlüğün reisi kim anketi19
- gelecekteki sevgiliye not6
- sözlük yazarlarının saatleri14
- şu an dinlenen şarkı5
- nick vermeden bir yazara seslen10
- 195 kaslı pilot10
- yapay zekanın kod yazması3
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- almanya da yaşayan yazarlar8
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- şeftali11
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- borsa istanbul5
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı4
- gereksiz harcamalar yapan insan2
- kedi göbeği4
- ismet gürbüz5
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- ince parmaklı erkek4
- sözlüğün reisi kim14
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
ikinci Yeni Akımı, Türk şiirinde farklı imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akım olmasının yanı sıra bu akımda konu anlamında bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları sıklıkla işlenmiştir. ikinci Yeni Şairleri, bu akıma özgü şiirlerde hayal gücü ve duyguya ağırlık vermiştir. Söylemek istenenler soyut bir dille anlatılmıştır. Şair, vermek istediği duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirme amacı gütmüştür.
Turgut Uyar’ın kendi hayatından da ilham alarak yazdığı “Geyikli Gece” şiirinde, ikinci Yeni Akımı’nın özelliklerini gözlemlemek mümkündür. “Geyikli Gece” şiiri daha başlığından soyut bir anlayışla okurun karşısına çıkar. Turgut Uyar’ın imgeleminde Geyikli Gece, gerçek hayattan kurtuluşunu sağladığı mekanın adıdır. Bununla beraber Geyikli Gece, şiirdeki üç temel meseleden biridir. Diğer ikisi mesele ise birey ve kenttir. Kent, şairin gerçek dünyada yaşadığı, bütün duyularıyla algıladığı mekan olarak karşımıza çıkar. Ancak şair bu mekandan hoşnut değildir. Kent gerçekliği, bireyin huzursuzluğunun kaynağıdır. Geyikli Gece ile sembolize edilen tabiat, şairin zihninde oluşturduğu hayali mekanın kendisidir. Birey, kentleşmenin bir sonucu olarak kalabalıklar içinde yalnız kalmış, özünden her geçen gün daha da uzaklaşan, insani vasıflarını kent hayatıyla verdiği savaş sürecinde yavaşça yitirmeye başlayıp hem kendine hem de topluma yabancılaşmış bir varlık olarak tasvir edilmiştir. Bu insanın yapay, sonradan görmüş, samimiyetsiz bir “modern insan” güruhu olan kent toplumu içinde hayatta kalma mücadelesi şiirde “Her şey naylondandı o kadar” sözüyle ifade edilmiştir. Naylon, şiirde bu yeni düzenin ve bu düzenin yarattığı insan tipinin yapaylığını sembolize etmektedir. Şiirde “Ama geyikli geceyi bulmadan önce/ Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk” dizeleriyle Geyikli Gece ismiyle kurgulanan mekanın bir hayvan ismi, gecenin sessizliği ve arınmışlığıyla bağdaştırılması bu mekanın tabiatta bir kurtuluş noktası olduğunu göstermektedir. “Bir yandan toprağı sürdük/ Bir yandan kaybolduk/ Glâdyatörlerden ve dişlilerden/ Ve büyük şehirlerden/ Gizleyerek yahut döğüşerek /Geyikli geceyi kurtardık” dizelerinde şair, kent hayatına uyum sağlayamayanları belli bir grup olarak düşündüğü için “biz” demektedir. Kent yaşamına yabancılaşan bu insanlar, yine kentin içinde yaşamaktadırlar; fakat onların asıl özlemi Geyikli Gece‟ye ulaşmaktır. Bu umut ile girilen mücadeleden söz edilmiştir.
Turgut Uyar, köyden kente göçlerin revaçta olduğu bir dönemde kaleme aldığı “Geyikli Gece” şiirinde hem bireysel tecrübelerini hem de toplumun geçirdiği sosyolojik evrimi yazınında işlemiş ve bunu şiirine soyut kavramlar yedirerek gerçekleştirmiştir. Bireyin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma yabancılaşma ve bu yabancılaşmanın neticesinde iç dünyasında geçirdiği sancılarla Geyikli Gece’nin verdiği kurtulabilme umudundan güç alarak verdiği mücadeleyi ikinci Yeni Akımı bağlamında yazıya dökmüştür.
Turgut Uyar’ın kendi hayatından da ilham alarak yazdığı “Geyikli Gece” şiirinde, ikinci Yeni Akımı’nın özelliklerini gözlemlemek mümkündür. “Geyikli Gece” şiiri daha başlığından soyut bir anlayışla okurun karşısına çıkar. Turgut Uyar’ın imgeleminde Geyikli Gece, gerçek hayattan kurtuluşunu sağladığı mekanın adıdır. Bununla beraber Geyikli Gece, şiirdeki üç temel meseleden biridir. Diğer ikisi mesele ise birey ve kenttir. Kent, şairin gerçek dünyada yaşadığı, bütün duyularıyla algıladığı mekan olarak karşımıza çıkar. Ancak şair bu mekandan hoşnut değildir. Kent gerçekliği, bireyin huzursuzluğunun kaynağıdır. Geyikli Gece ile sembolize edilen tabiat, şairin zihninde oluşturduğu hayali mekanın kendisidir. Birey, kentleşmenin bir sonucu olarak kalabalıklar içinde yalnız kalmış, özünden her geçen gün daha da uzaklaşan, insani vasıflarını kent hayatıyla verdiği savaş sürecinde yavaşça yitirmeye başlayıp hem kendine hem de topluma yabancılaşmış bir varlık olarak tasvir edilmiştir. Bu insanın yapay, sonradan görmüş, samimiyetsiz bir “modern insan” güruhu olan kent toplumu içinde hayatta kalma mücadelesi şiirde “Her şey naylondandı o kadar” sözüyle ifade edilmiştir. Naylon, şiirde bu yeni düzenin ve bu düzenin yarattığı insan tipinin yapaylığını sembolize etmektedir. Şiirde “Ama geyikli geceyi bulmadan önce/ Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk” dizeleriyle Geyikli Gece ismiyle kurgulanan mekanın bir hayvan ismi, gecenin sessizliği ve arınmışlığıyla bağdaştırılması bu mekanın tabiatta bir kurtuluş noktası olduğunu göstermektedir. “Bir yandan toprağı sürdük/ Bir yandan kaybolduk/ Glâdyatörlerden ve dişlilerden/ Ve büyük şehirlerden/ Gizleyerek yahut döğüşerek /Geyikli geceyi kurtardık” dizelerinde şair, kent hayatına uyum sağlayamayanları belli bir grup olarak düşündüğü için “biz” demektedir. Kent yaşamına yabancılaşan bu insanlar, yine kentin içinde yaşamaktadırlar; fakat onların asıl özlemi Geyikli Gece‟ye ulaşmaktır. Bu umut ile girilen mücadeleden söz edilmiştir.
Turgut Uyar, köyden kente göçlerin revaçta olduğu bir dönemde kaleme aldığı “Geyikli Gece” şiirinde hem bireysel tecrübelerini hem de toplumun geçirdiği sosyolojik evrimi yazınında işlemiş ve bunu şiirine soyut kavramlar yedirerek gerçekleştirmiştir. Bireyin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma yabancılaşma ve bu yabancılaşmanın neticesinde iç dünyasında geçirdiği sancılarla Geyikli Gece’nin verdiği kurtulabilme umudundan güç alarak verdiği mücadeleyi ikinci Yeni Akımı bağlamında yazıya dökmüştür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar