bugün
- seksten sonra bira içmek5
- 2026 dünya kupası14
- sevgilisinin kedisine işkence yapan adam2
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak6
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı3
- sınava geç girenlere yönelik yapılan eleştiriler2
- bütün kapalılar imha edilsin diyen kadın3
- lahmacunu elle yiyen kız18
- cuckold erkek3
- 120 kilo olup 1 2 opel corsa'ya binmek7
- olduğundan genç göstermek9
- iş yerinde yapması zevkli şeyler3
- kapalılar imha edilsin diyen kadına gözaltı6
- 21 haziran 2026 türkiye çin voleybol maçı2
- 21 haziran 2026 ispanya suudi arabistan maçı7
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı48
- evlilikteki en büyük sorun4
- sezen aksu abartılmış bir şarkıcıdır7
- ez te hezdikim6
- sözlük kadınları5
- bugün de meme atan olmaması4
- citroen in volkswagen den daha pahalı olması4
- dünya kupasından banane diyen erkek6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın11
- 21 haziran 2026 belçika iran maçı4
- balkonu camla kaplatmak7
- akıllarını erkek analiziyle yitiren sözlük kızları4
- yaşlılığınız için insan biriktirin9
- köyde gece tuvalete gitmek7
- alevilerde muhammed ismi5
- milli takımımızın balonu patladı7
- meslek seçiminde ilgi alanları mı maddiyat mi4
- bir insana sonradan öğretilebilecek en zor şey9
- istanbul6
- yazarların en sevdiği meyve9
- kadınlar porno izler mi sorunsalı4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- her sabah simit poğaça ile kahvaltı yapan insan4
- elmas bey biraderin çaylak olması5
- üniversite sınavına geç kalmak5
- wc den elenerek dünyada dalga konusu olmamız4
- güne bir şarkı bırak18
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- milli takıma isim koyalım kampanyası9
- seni hayata bağlayan şey12
- 22 haziran 2026 uruguay yeşil burun adaları maçı2
- 5 litrelik suyla sınava giren öğrenci8
- pornoyu bırakmak5
- asosyal olmanın sebepleri7
- öfke anında yapılmaması gereken şeyler5
cemal süreya'nın dizeleriyle selam olsun, bileti ölen, gömleği kirli ahmed arif'e;
der ki süreya;
" şair arkadaş bir derdin mi var
derdinden bir şeyler mi çıkarmak istiyorsun
ankara'ya gelmelisin"
" ankara ankara
ey iyi kalpli üvey ana "
" bende tarçın sende ıhlamur kokusu
az mı dolandık başkentin sokaklarında"
dört sene üvey analığımı yaptı, derdimden dert çıkardı ve çok dolandırdı beni kızılay'da, tunalı'da, bahçeli'de, cebeci'de, kurtuluş parkı'nda...
yüksel caddesi'nin meşrutiyet caddesi'yle kesiştiği noktada bir apartmanın çatı katında, ankara kalesi manzaralı yalnızlıklarım oldu çok. ama dostlukları bakiydi ankara'nın, soğukluğu sıcaktı, griliği mavi, soğuk gecelerde sevişen çocuklar sıcak. ankara'da hiç sevişmeyen yılmaz erdoğan, disiplin kurulunda tartışılmayan sevebilme ihtimali'ne nazire; ankarada aşık olmak zor diyen vedat sakman ve ona ses veren hüzünlü bakış zuhal olcay, yarım gün uzakta ankara, sokaklarında uslu kentliyi oynamak için diye deniz kokusu getiren bülent ortaçgil, hiçbir ayrılığı anlatamazdı ankara'da aşık olana, sevişene, kaçana, kalana, istanbul düşü kurana. murathan mungan'ın bir zamanlar oturduğu evin sokağında; "geçsede yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar" diye bağıra bağıra şarkı söyleyen fırtınalı çocuklara, mazhar alanson'un mevlayı aradığı yollarda, leyladan geçme faslında olanlara, buselik makamına, pilli bebeksiz uyuyamayan, olsun demeden, çocuk düşleri yok olanlara, aşti'de el sallayacak kimsesi olmayanlara, beni severmiş o diye avunanlara daha ne anlatabilirdi ankara?
aşti'den çok el salladığımı bilirim gidenlere, tanımadığım insanların asker halaylarında elimde gözyaşı dolu bir mendille halaybaşılığımı da, arife günü otobüs bulamayıp çocuklarla koyun koyuna yatıp sabahladığımı da, bir gece yarısı deli gibi evden çıkıp atladığım ilk otobüsle hiç bilmediğim samsun'a gittiğimi de bilirim, ankara'ya gelen her yolda durak durak, şehir şehir ilk bestemi yaptığımı da bilirim, ama o bilmez, ankara'nın en garip huyudur bu, kimse bilmez
ankara'ya gelirken durak durak, şehir şehir yaptığım beste'nin sözünü yazdığım gün geldi aklıma;
sabaha karşı balgat'ta bir balkonda, ışıklar kenti ankara tam karşımda, ben bana beni anlatırken döküldü kelimeler;
" ışıklar kentinde ışıksızım
sensizlik demekmiş benim yalnızlığım
şimdi anladım.
o kadar kalabalığım ki kendimle
orada bile seni bulamadım
o kadar yalnızım ki seninle
sende bile kendimi bulamadım,
şimdi anladım.
karanlıklar kentinde ışıl ışılım
sana gelmekmiş kendime yolculuğum
şimdi anladım;
ama ne zaman dönsem kendime
benden başka kimse yokmuş
geride bıraktığım. "
ankara'da benden başka kimse kalmadı geride.
ve cemal süreya der ki,
ne der cemal süreya;
"sen temiz hava saklı su
sen bayan nihayet "
ne der anakara'dan kaçanlara, hızlı hızlı geçen neon lambalarının göz kırpışında, otobüs ve tren uğultularında şebnem ferah;
belki de en güzeli böyle- https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
der ki süreya;
" şair arkadaş bir derdin mi var
derdinden bir şeyler mi çıkarmak istiyorsun
ankara'ya gelmelisin"
" ankara ankara
ey iyi kalpli üvey ana "
" bende tarçın sende ıhlamur kokusu
az mı dolandık başkentin sokaklarında"
dört sene üvey analığımı yaptı, derdimden dert çıkardı ve çok dolandırdı beni kızılay'da, tunalı'da, bahçeli'de, cebeci'de, kurtuluş parkı'nda...
yüksel caddesi'nin meşrutiyet caddesi'yle kesiştiği noktada bir apartmanın çatı katında, ankara kalesi manzaralı yalnızlıklarım oldu çok. ama dostlukları bakiydi ankara'nın, soğukluğu sıcaktı, griliği mavi, soğuk gecelerde sevişen çocuklar sıcak. ankara'da hiç sevişmeyen yılmaz erdoğan, disiplin kurulunda tartışılmayan sevebilme ihtimali'ne nazire; ankarada aşık olmak zor diyen vedat sakman ve ona ses veren hüzünlü bakış zuhal olcay, yarım gün uzakta ankara, sokaklarında uslu kentliyi oynamak için diye deniz kokusu getiren bülent ortaçgil, hiçbir ayrılığı anlatamazdı ankara'da aşık olana, sevişene, kaçana, kalana, istanbul düşü kurana. murathan mungan'ın bir zamanlar oturduğu evin sokağında; "geçsede yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar" diye bağıra bağıra şarkı söyleyen fırtınalı çocuklara, mazhar alanson'un mevlayı aradığı yollarda, leyladan geçme faslında olanlara, buselik makamına, pilli bebeksiz uyuyamayan, olsun demeden, çocuk düşleri yok olanlara, aşti'de el sallayacak kimsesi olmayanlara, beni severmiş o diye avunanlara daha ne anlatabilirdi ankara?
aşti'den çok el salladığımı bilirim gidenlere, tanımadığım insanların asker halaylarında elimde gözyaşı dolu bir mendille halaybaşılığımı da, arife günü otobüs bulamayıp çocuklarla koyun koyuna yatıp sabahladığımı da, bir gece yarısı deli gibi evden çıkıp atladığım ilk otobüsle hiç bilmediğim samsun'a gittiğimi de bilirim, ankara'ya gelen her yolda durak durak, şehir şehir ilk bestemi yaptığımı da bilirim, ama o bilmez, ankara'nın en garip huyudur bu, kimse bilmez
ankara'ya gelirken durak durak, şehir şehir yaptığım beste'nin sözünü yazdığım gün geldi aklıma;
sabaha karşı balgat'ta bir balkonda, ışıklar kenti ankara tam karşımda, ben bana beni anlatırken döküldü kelimeler;
" ışıklar kentinde ışıksızım
sensizlik demekmiş benim yalnızlığım
şimdi anladım.
o kadar kalabalığım ki kendimle
orada bile seni bulamadım
o kadar yalnızım ki seninle
sende bile kendimi bulamadım,
şimdi anladım.
karanlıklar kentinde ışıl ışılım
sana gelmekmiş kendime yolculuğum
şimdi anladım;
ama ne zaman dönsem kendime
benden başka kimse yokmuş
geride bıraktığım. "
ankara'da benden başka kimse kalmadı geride.
ve cemal süreya der ki,
ne der cemal süreya;
"sen temiz hava saklı su
sen bayan nihayet "
ne der anakara'dan kaçanlara, hızlı hızlı geçen neon lambalarının göz kırpışında, otobüs ve tren uğultularında şebnem ferah;
belki de en güzeli böyle- https://www.youtube.com/watch?v=xvUI7eIO2GM
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar