bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın22
- etek giyen erkek9
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı12
- neden eksi aldığını anlamamak4
- eskorta aşık olmak4
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız3
- kadınların erkekleşmesi4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- kadınlar mı döver erkekler mi4
- lost3
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- daha 17 teoman3
- seri artılayan yazarları samimi bulmayıp soğumak2
- manuel vites araba kullanan kadın4
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- devalüasyon yakın mı9
- mekke anlaşması7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- günlük tutan erkek9
- kotor6
- hurdacılık3
- samsunspor2
- böyle müslüman ülke olmaz olsun2
- yavrum diye hitap eden erkek7
- velvet hanım çay içelim mi6
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır11
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- fenerbahçe de romelu lukaku gelişmesi3
- kadınlar kötü araba kullanmaz diyen erkek2
- sözlükte kavga olacak hissi2
- anın görüntüsü9
- kadın kocasının hizmetkarıdır4
- iki pedal olan bir arabada yanlış pedala basmak2
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei4
- gulmekicinyaratilmis12
- ülkücüleri ciddiye almak3
- israil3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- kadın yazar çekme başlıkları6
- bir günde 100 bayana merhaba demek3
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- sözlüğün en tipsiz kız yazarı2
- ortega sedat3
- ümmetçilerin azerbaycan düşmanlığı2
Osmanlı’da “çağdaşlaşma” hareketleriyle el ele yürüyen yeni bir merkezi yönetim düzeninin kurulmak istenmesi, imparatorluk sınırları içinde birçok unsur gibi Kürtleri de pek bir rahatsız etmişti. Önce Makedonya’da başla- yan “ulusal uyanış ve isyanlar” kısa sürede Doğu’ya sıçradı. Ermeniler isyan bayrağını açtı, hemen ardından Kürt ve Arap aydınlar arasında “ulusal uyanış”fikri filizlenmeye başladı.
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar