bugün
- geldimgittim5
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- mesajlara hızlı cevap vermek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek3
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- kadın yazar çekme başlıkları4
- kafaya kuş sıçması5
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- kiraz vs vişne3
- yeşil nohut3
- şenay gürler2
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- çarşının orta yerine sıçmak2
- semih saygıner'in yaşlanması2
- her sabah mutlu uyanan insan2
- kadınların çok tacizci olması2
- hiçbir erkek için çabalamayan erkek2
- ışın kılıcı ile döner kesmek2
- sınıfın en uzun boylusu olmak2
- 40 hadis4
- hiçbir kız için çabalamayan erkek2
- galatasaray8
- kulaklarından tavana çivilemek2
- sabah kahvesi2
- esnerken çene altındaki damarların üstüste binmesi2
- işerken hapşırmak2
- velvet'in elleri nimettir3
- aşk acısı çekiyorum sözlük21
- dokuzuncu nesil olmak bir gururdur2
- saçını sarıya boyatan kadınlar2
- manifest dinleyen erkek11
- bisiklete binmek2
- ai analiz2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı18
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- sudekiray'ın 18000 entry kutlaması5
- karıya kıza yalakalık yapan tip2
- eskorta para verecek kadar mal olmak2
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması10
- aslan gibi adam3
- evlenilmeyecek 4 erkek11
- herkes yatmış görünüyor4
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi7
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- ona bir şey söyle8
- gulmekicinyaratilmis11
- trabzon büyükşehir belediyesi21
''Kürtlerin babası'' anlamına gelmektedir.
(bkz: ikinci abdülhamid)
Osmanlı’da “çağdaşlaşma” hareketleriyle el ele yürüyen yeni bir merkezi yönetim düzeninin kurulmak istenmesi, imparatorluk sınırları içinde birçok unsur gibi Kürtleri de pek bir rahatsız etmişti. Önce Makedonya’da başla- yan “ulusal uyanış ve isyanlar” kısa sürede Doğu’ya sıçradı. Ermeniler isyan bayrağını açtı, hemen ardından Kürt ve Arap aydınlar arasında “ulusal uyanış”fikri filizlenmeye başladı.
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar