bugün
- sözlük yazarlarının bileklikleri5
- dut ağacı4
- muşlettin amca4
- eski sevgilinin 1 haftada yeni sevgili yapması3
- yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler3
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması8
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- sözlük erkekleri aranıyor mu4
- pantolon cebinde lahmacun taşımak3
- elimde goruntuleriniz var4
- uludağ sözlük ün kokusu2
- utanmadan şort giyen erkek7
- bir çiçek fotoğrafı bırak5
- bir kadını araba park ederken izlemek4
- diamond bosphoruss denen yazar2
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur6
- açlığı çekilmeyen insan2
- kadınlarda asalet2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler10
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi5
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- beyaz yakalıyım hissi veren gıdalar2
- pringles kutusuna eli giren yetişkin erkek2
- evlenmek için gereken minimum para5
- bakire kızla evlenmeyi savunmak7
- ismet gurbuz 202418
- küfreden kız iticiliği8
- sedat pekmez9
- eski mesajları okumak3
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi13
- san marino nun dünya kupasını alması3
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel3
- kabullenince huzur veren gerçekler2
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı5
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek4
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba3
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler2
- chp'ye yeni parti için isim önerileri2
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler6
- jenga da yenilen inşaat mühendisi2
- buddy dude2
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek5
- lionel messi4
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması3
''Kürtlerin babası'' anlamına gelmektedir.
(bkz: ikinci abdülhamid)
Osmanlı’da “çağdaşlaşma” hareketleriyle el ele yürüyen yeni bir merkezi yönetim düzeninin kurulmak istenmesi, imparatorluk sınırları içinde birçok unsur gibi Kürtleri de pek bir rahatsız etmişti. Önce Makedonya’da başla- yan “ulusal uyanış ve isyanlar” kısa sürede Doğu’ya sıçradı. Ermeniler isyan bayrağını açtı, hemen ardından Kürt ve Arap aydınlar arasında “ulusal uyanış”fikri filizlenmeye başladı.
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Bunun üzerine Sultan Abdülhamid Han kolları sıvadı. Kürt beylerine özel nişanlar ve ayrıcalıklar tanıdı o saat. Hedef onları devlete yakınlaştırmaktı. Kürt Beylerinin çocuklarını eğitim amacıyla saraya aldırdı, aşiret reisleriyle birebir ilişki kurdu, kişisel dostlukların temellerini attı ve Kürtlerin güvenini sağladı tabi. Ama en önemlisi, Sultan’ın, Batılı emperyalistlere karşı izlediği Panislamist siyasetin Kürtlerce sonuna kadar desteklenmesiydi.
Padişah Kürtlerden oluşturduğu Hamidiye Alayları Ermeni isyanlarını bastırmak ve denetim altına almakta çok başarılı olmuştu. Aşiret Mekteplerinde okutturduğu Kürt çocuklarla da yöre halkının devlete güvenmesini sağladı ve Kürtlerin Babası anlamına gelen Bave Kürdistan adı verildi Hakana. Bu nedenle de tahttan indirilmesine en büyük tepki Kürtlerden geldi.
***
ittihatçılar Abdülhamid Han’ı tahttan indirince sadece yeni bir dönemin kapısını açmamış doğru düzgün hiçbir siyasi tasarım ve girişimleri olmadığından, parçalanmayı hızlandırmışlardır. Abdullah Cevdet, Ziya Gökalp, ishak Sukuti gibi Kürtlerin parti kurucu ve yöneticisi olmalarına rağmen,Kürtler ufak ufak kafilelere ayrılıp silahlarından arındırılarak değişik bölgelere gönderilecek ve orada genel nüfusun yüzde beşini geçmeyecektir. Yozgat ve Ankara’ya Kürt reisleriyle molla ve nüfuz sahibi kişiler, önce diğer kişilerle sevk olunacak, oralarda diğer Kürtlerle ilişkide bulunmaları engellenecek, hükümet gözetimi altında yaşayacaktır” diyen ve Cemiyet tarafından çıkarılan Tehcir Kanununun 12. Maddesi büyük tepki aldı doğal olarak. Gerçi ittihat Terrakki’nin ömrü yetmemiştir bunu uygulamaya ama bu 12. Madde Cumhuriyet yönetimince benimsenmiştir. ittihatçıların Aşiretler ve Göçmenler Genel Müdürü Şükrü Bey (Kaya) tüm zamanların en uzun süreli içişleri bakanı olarak 11 yıl görevde kalmış ve Kürtlerin kendi topraklarından koparılarak sağa sola savrulmalarında başı çekmiştir.
Her ne kadar Kürt ulusalcılık hareketini kimileri 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı’na dayandırmak istese de bu pek öyle sağlıklı bir saptama değildir. Bu isyan ve benzerleri ulusal bir kimlikten çok yerel ve kişisel nedenlere dayanır. Osmanlı tebaasını 19. yüzyılda bir arada tutan dinsel kimliktir; Arap, Arnavut ve Kürtlerin etnik bilinci olmadığı gibi Türklerin de böyle bir bilinci yoktur.
Kısacası Abdülhamid Hanın tahttan indirilmesiyle başlayan ve Cumhuriyet’in kurulmasıyla devam eden süreçte Kürt sorunu bir daha çıkmamak üzere ülke gündemine oturmuş ve bütün sorunların düğüm noktasını oluşturmuştur. Hürriyet-Uhuvvet-Müsavat deyişinin ardına sığınarak tahtı Sultanın elinden zorbalıkla koparıp alanlar, salt Osmanlı’yı tarihe gömmekle kalmamış bugüne uzanan ve rezilliğe dönüşen Kürt sorununun raylarını döşemeyi de becermişlerdir kısacık iktidar dönemlerinde...
(bkz: Mustafa Akyol-Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar