bugün
- çekirgeleri kim gönderdi9
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri7
- velvet36
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç11
- yazarların özledikleri şeyler7
- velvet geceleri napıyor sorunsalı7
- habire1233
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması3
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- insan sevmeyen insan4
- kürdüm5
- sevgiliyle karşılıklı osurarak sevişmek3
- radar vuruldu diye türkiye'ye yağmur yağması2
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- bütün kutsal kitapları okudum yalanı3
- ismail kartal2
- erkeklerden kadınlara sorular2
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- katatespizartmasi2
- olm niye böyle olduk lan herkes yarrak gibi3
- anın görüntüsü12
- kadınsızlık7
- basit bir hayat istemek4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- torunlarını düşünen işe bisikletle gider3
- dem parti5
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- kabataş olayı görüntüleri27
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- bugün 21 temmuz2
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- istanbul un çok pahalı olması27
- dünyanın geoid olmaması2
- gazlı içecek2
- diamond bosphorus10
- bot beğeni6
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- kafayı kedi gibi hoşlanılan kıza sürtmek3
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- fatma soydaş3
- 5 takipçim olması5
- hangi manifest kızısın12
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek4
- güne bir şarkı bırak3
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- 22 yaş5
- en sevilmeyen ev işleri14
ibrahim sadri'nin seslendirdiği, bir uğur arslan şiiri.
hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğum
çocukluğum yıkık kentlerde
ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti
okuma yazmayı öğrendiğim gazetelerdeki terör sayfaları
ve haliç tersanelerinde korsanlar
evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar
her sokağın başında anaların isyanı dururdu
ve günler kısa
ama geceler uzun olurdu
bir kurşun bir liraya
ve bir hayat bir kurşuna malolur
benim doğduğum yerlerde insanlar can evinden vurulurdu
sen sarayburnunun dimdik delikanlısı
yavuz zurhlısında deniz piyade eri
yetmişikiye dört çakı gibi asker
arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
ve giderken bıraktığı sevdiğini
döndüğünde bulamıyan
yakar mı bizi bu sevda?
bir aşk delikanlıyı bozar mı?
hadi kalk
eski günlerde olduğu gibi
karanlığa yine ışık yak
arka bahçedeki mahalle kavgalarında
kaşına sapan taşı geldiğinden beri
hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
can dostum ve kan dostum
ister kalbine gömdüğün sevdanın aşkın
ister Allahın aşkına kalk
bir ışık yak
bir kor küşür yüreğimize
savaşmak ne güzel bir şey uğrunda
ve yeniden
yeniden aşık olmak
unutmadık o günleri
sevdamız yüreğimizde gizli kalır
ve mahallemizin kızına aşık olmak ayıp sayılırdı
bir kıza aşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
ve dünya dedikleri şey yalandı
paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
tesbihi çekmek ve silahı saklamaktı
yazık
gün geldi nasıl da azaldık
sonra üç kuruşa satılan arkadaşlıklar ve ucuz aşklar
artık bizim işimiz değildi
ah sarayburnunun dik ve yitik delikanlısı
ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
ne de geleceğe satılan aşklar
gidiyorsun belki
sana kal diyemem giderken
sevmek kadar ölmek de kader
ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
ve sen ölsen bile bir gün
namın yürüsün..
hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğum
çocukluğum yıkık kentlerde
ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti
okuma yazmayı öğrendiğim gazetelerdeki terör sayfaları
ve haliç tersanelerinde korsanlar
evden çıkarken vedalaşırdı babalarla evlatlar
her sokağın başında anaların isyanı dururdu
ve günler kısa
ama geceler uzun olurdu
bir kurşun bir liraya
ve bir hayat bir kurşuna malolur
benim doğduğum yerlerde insanlar can evinden vurulurdu
sen sarayburnunun dimdik delikanlısı
yavuz zurhlısında deniz piyade eri
yetmişikiye dört çakı gibi asker
arkadaşının kaza kurşunu izini sırtında taşıyan
ve giderken bıraktığı sevdiğini
döndüğünde bulamıyan
yakar mı bizi bu sevda?
bir aşk delikanlıyı bozar mı?
hadi kalk
eski günlerde olduğu gibi
karanlığa yine ışık yak
arka bahçedeki mahalle kavgalarında
kaşına sapan taşı geldiğinden beri
hani kanına kanımı sürdüğüm o günden beri
can dostum ve kan dostum
ister kalbine gömdüğün sevdanın aşkın
ister Allahın aşkına kalk
bir ışık yak
bir kor küşür yüreğimize
savaşmak ne güzel bir şey uğrunda
ve yeniden
yeniden aşık olmak
unutmadık o günleri
sevdamız yüreğimizde gizli kalır
ve mahallemizin kızına aşık olmak ayıp sayılırdı
bir kıza aşık olmak bir de parkayı çıkarmak haramdı
ve dünya dedikleri şey yalandı
paranın geçmediği günler vardı gençliğimizde
ve namerdin yıkamadığı mertliğimiz
silah çekmek ve tesbih sallamak değildi delikanlılık
tesbihi çekmek ve silahı saklamaktı
yazık
gün geldi nasıl da azaldık
sonra üç kuruşa satılan arkadaşlıklar ve ucuz aşklar
artık bizim işimiz değildi
ah sarayburnunun dik ve yitik delikanlısı
ne geçmişten yükselen ağıtlar anlıyor seni
ne de geleceğe satılan aşklar
gidiyorsun belki
sana kal diyemem giderken
sevmek kadar ölmek de kader
ama giderken bile ışığın yol göstersin kayıp gemilere
gözlerin gökyüzünü aydınlığa bürüsün
ve sen ölsen bile bir gün
namın yürüsün..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar