bugün
- sevgililer nerede seks yapıyor6
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması10
- klavyenizde ben aslında yazdıktan sonra ne çıkıyor6
- 0 0 720
- akepede kliklerin savaşı11
- erdoğan olmasa türkiye bölünür4
- pandela15
- depremlerin sebebi2
- israil10
- arkadaş3
- tuzla bit pazarı2
- atatürkçü zannedilen ünlüler3
- para parayı çeker mi5
- yapay zeka ile kod yazmanin getirdigi tembellik5
- ahmet burak erdoğan5
- iran abd doha görüşmesi3
- atatürk'ün dindar rte'nin laik olması4
- türkiye13
- aktrollerin bana bir şey olmaz sanrısı3
- sözlük kızlarının kirpikleri2
- türk düşmanlığı allah'a düşmanlıktır3
- chp grup toplantısı2
- sanal ortamda sevgili arayan evli erkek4
- türkiye büyüyor3
- bik bik'in aşuresi6
- aşure vs waffle3
- tek başına uzun yol gitmek7
- ali naci küçük2
- dostluk2
- 30 haziran4
- günün şiiri10
- bugün ne yaptınız5
- özgürlük ve disiplin paradoksu4
- swinger2
- türkler2
- ona bir cümle bırak8
- rüyalar gerçek olsaydı2
- düşünmek hakkında düşünmek5
- türklerin pis olması6
- evli kadınla beraber olmak4
- filistin in ermeni soykırımını tanıması35
- gocu4
- neden sevgilim yok6
- aşure vs baklava vs kazandibi vs sütlaç3
- yazarların özlü sözleri11
- eşini hiç aldatmamış mal erkek2
- ankara3
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi5
- garsona kötü davranmak3
- türklerin aptal olduğu gerçeği2
az önce bitirdiğim film, bir kaç şeye değinmek isterim.
--spoiler--
sanat filmi veya herhangi bir derinlik içeren bir film değil. sanat filmlerinde bol bol alegorik anlatım kullanılır ki bunda herhangi bir örneği yoktur. karakter ve olaylar başka bir şeyi temsil etmez.
anlayamadığım nokta bütün hayatını gayrimeşru çocuğunun doğumuna yetişmek için mahveden biri, doğuma yetişememe pahasına sürekli hız sınırı şu hız sınırı bu diyip duruyor.* biraz olmamış gibi geldi.
çocuklarla geçen konuşmaları olmuş diyebilirim, izleyiciyi duygulandıran anlardı.
sürekli hayali baba ile konuşması da hoşuma gitmedi. uzun uzun "senden daha iyi olacağım çünkü sen sefil bir adamdın" temalı konuşmalar bir süre sonra baymaya başladı.
sonu bir yere bağlanmadı denmiş, bağlanmasına gerek yok, bu bir durum filmi. aldığın bir yanlış kararın kelebek etkisiyle bir hayatı yerle bir etmesini anlatıyor. zamanında birdman'de "sonu bir yere bağlanmıyor yieaa" diye eleştirilmişti. bu da tıpkı birdman gibi bir durum filmi.
tek mekan filmleri yönetmen için büyük bir risktir. eğer tek mekan kullanılacaksa oyunculuklar, senaryo ve kurgu çok iyi olacak ki mekana takılmasın kimse. maalesef senaryonun ekstra bir çekiciliği yoktu, bu da izleyiciye mekandan sıkılma lüksünü veriyor. allahtan film nispeten kısa bir film. 2 saat falan sürse bir de o iki saat de arabada geçse iyice işkence halini alır ama bu durumda "ortalama bir film" sınırında kalmış.
--spoiler--
---yanılıyor da olabilirim görüşü---
he alegori yok dedik ama yaratırız da, belki de vardır da ben kendim yaratmışım gibi davranıyorumdur ama yazayım gene.
bir mühendis olduğu için her şeyi analitik zeka ile çözmeye çalışan bir abimizdir ivan locke. hayatı bir bina gibi görmektedir ve kendi temelini sağlam atamayan babasının aksine, gayrimeşru çocuğunun temelini sağlam atarak bir nevi "kendi yeni binasınının temelini" sağlam atmak istedi. böylece kendisine babası gibi olmayacağını kanıtladı. zaten ivan'In geçirdiği gecenin de sebebi bu "kendini kanıtlama telaşı" değil miydi?
---yanılıyor da olabilirim görüşü---
enteresan film vesselam. nereye çeksen gelir. bu yazdığım yanılıyor ya olabilirim görüşü de mantıklı biri ama bunu yazmadan önceki vermek istediğim puan
6/10
he gel gelelim değişmeyen düşüncem tom hardy olmasa izlenmezdi o ayrı. filmi de zaten bir tom hardy sever olarak izledim.
boş zaman varsa izleyin derim.
iyi seyirler.
--spoiler--
sanat filmi veya herhangi bir derinlik içeren bir film değil. sanat filmlerinde bol bol alegorik anlatım kullanılır ki bunda herhangi bir örneği yoktur. karakter ve olaylar başka bir şeyi temsil etmez.
anlayamadığım nokta bütün hayatını gayrimeşru çocuğunun doğumuna yetişmek için mahveden biri, doğuma yetişememe pahasına sürekli hız sınırı şu hız sınırı bu diyip duruyor.* biraz olmamış gibi geldi.
çocuklarla geçen konuşmaları olmuş diyebilirim, izleyiciyi duygulandıran anlardı.
sürekli hayali baba ile konuşması da hoşuma gitmedi. uzun uzun "senden daha iyi olacağım çünkü sen sefil bir adamdın" temalı konuşmalar bir süre sonra baymaya başladı.
sonu bir yere bağlanmadı denmiş, bağlanmasına gerek yok, bu bir durum filmi. aldığın bir yanlış kararın kelebek etkisiyle bir hayatı yerle bir etmesini anlatıyor. zamanında birdman'de "sonu bir yere bağlanmıyor yieaa" diye eleştirilmişti. bu da tıpkı birdman gibi bir durum filmi.
tek mekan filmleri yönetmen için büyük bir risktir. eğer tek mekan kullanılacaksa oyunculuklar, senaryo ve kurgu çok iyi olacak ki mekana takılmasın kimse. maalesef senaryonun ekstra bir çekiciliği yoktu, bu da izleyiciye mekandan sıkılma lüksünü veriyor. allahtan film nispeten kısa bir film. 2 saat falan sürse bir de o iki saat de arabada geçse iyice işkence halini alır ama bu durumda "ortalama bir film" sınırında kalmış.
--spoiler--
---yanılıyor da olabilirim görüşü---
he alegori yok dedik ama yaratırız da, belki de vardır da ben kendim yaratmışım gibi davranıyorumdur ama yazayım gene.
bir mühendis olduğu için her şeyi analitik zeka ile çözmeye çalışan bir abimizdir ivan locke. hayatı bir bina gibi görmektedir ve kendi temelini sağlam atamayan babasının aksine, gayrimeşru çocuğunun temelini sağlam atarak bir nevi "kendi yeni binasınının temelini" sağlam atmak istedi. böylece kendisine babası gibi olmayacağını kanıtladı. zaten ivan'In geçirdiği gecenin de sebebi bu "kendini kanıtlama telaşı" değil miydi?
---yanılıyor da olabilirim görüşü---
enteresan film vesselam. nereye çeksen gelir. bu yazdığım yanılıyor ya olabilirim görüşü de mantıklı biri ama bunu yazmadan önceki vermek istediğim puan
6/10
he gel gelelim değişmeyen düşüncem tom hardy olmasa izlenmezdi o ayrı. filmi de zaten bir tom hardy sever olarak izledim.
boş zaman varsa izleyin derim.
iyi seyirler.
Gündemdeki Haberler