bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- morkstar3
- depresyon6
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı13
- ölümden korkuyor musunuz24
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak3
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- habire1219
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- mekke antlaşması2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- türk düşmanı piçler9
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- konuşmak istemiyorum4
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 719
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- anın görüntüsü23
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sıfır atık vakfı11
- sözlükteki sinsi köpekler8
- vedat muriqi5
- borsa istanbul daki fon krizi7
- house of bijan2
- sarışın kızlar4
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- incir2
- 20213
- ne mutlu türküm diyene3
- muhteşem yüzyıl3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- flört döneminde atılacak şarkılar2
- meriç keskin3
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- true ile sevişmek5
- türkiye türklerindir3
- duygusal dalgalanma2
- claudian clouds33
tanım;apolitik gençlik.
11 eylül akşamı ile 12 eylül akşamı arasında yalnızca 9 saat olduğunu düşünürsek, bu 9 saatte 47(yazıyla kırkyedi)farklı sol fraksiyonu, nasıl çökerttiğini, üniversitelerdeki kişilerin nereye gittiğini düşündüğümüzde, gerçekten aslında belkide kenan evren'e, saygı duymamız gerektiğini düşünüyorum. o zamanlar ki sol kitleyi düşündüğümüzde(bu kitleyi 68'lilerden geri kalanlar ve 78'liler oluşturuyordu)öyle bir kitle vardı ki, polisten dayak yemiş, sağcılar tarafından vurulmaktan kurtulmuş, illegaliteyi sonuna kadar, öğrenecek kadar, illegal bir öğrencilik yaşamış(yada yaşamaya devam eden), karakol ne iyi bilen, işkence ne iyi bilen, bir sol kitle vardı,gerçekten suçlu yada suçsuz olmakla beraber, zaten o sol kitlenin, sabıka bakımından, kendi hayatları bakımından, kaybedecekleri fazla birşey yoktu, çünkü onlar doğdukları zaman adları zaten kayıp kuşaktı. peki ne oldu?peki ne oldu??(bu cümleyi yazmak istemesem de)polisin elektriği ile askerin elektriği arasında bir fark mı vardı? bence bütün bunların arkasında, çok daha büyük bir plan vardı, oyun vardı, 11 eylül akşamında sol örgütler çok, çok büyük o güne kadar yemedikleri, yiyemeyecekleri kadar büyük bir vurgun mu yemişlerdir, başka birşey mi vardır bilemem ama 12 eylül sabahında, bu kişilerin ''kaç lan kaç asker geldi'' diye sağa, sola kaçışması kadar mantık dışı birşey yok, bırakın o dönemi yaşamayı, o dönemle ilgili bilgisi olan, bugünün bir genci bile, buradaki mantıksal hatayı yakalayabilir, ayrıca 12 eylul darbesi komutanlarindan tahsin sahinkaya'nin bir takim "kullanma kilavuzlari"yla techiz olmus bir sekilde amerika'dan 11 eylül akşamında dönmesinin bu konuyla doğrudan ilgisi olabilir. 12 eylül'ün sonrasına bakarsak ise, cuntacılara karşı hiçbir karşı koyma gösterilmemiştir, o günlerde ''yükselen uranyum fiyatları'' için bile en az 10.000 kişinin yürüdüğünü düşünürsek, herşeyden daha önemli olan bir şey için, 10 kişinin bile yürümemesi açıklanamaz.korkarım ki, tarih kitaplarıda bu önemli ayrıntıyı atlayacaktır, herşeye rağmen ''bizim oğlanlar başarmış'' olsada, bu sorular cevaplanamaz bir şekilde tarih çöplüğünü boylayacaktır.
11 eylül akşamı ile 12 eylül akşamı arasında yalnızca 9 saat olduğunu düşünürsek, bu 9 saatte 47(yazıyla kırkyedi)farklı sol fraksiyonu, nasıl çökerttiğini, üniversitelerdeki kişilerin nereye gittiğini düşündüğümüzde, gerçekten aslında belkide kenan evren'e, saygı duymamız gerektiğini düşünüyorum. o zamanlar ki sol kitleyi düşündüğümüzde(bu kitleyi 68'lilerden geri kalanlar ve 78'liler oluşturuyordu)öyle bir kitle vardı ki, polisten dayak yemiş, sağcılar tarafından vurulmaktan kurtulmuş, illegaliteyi sonuna kadar, öğrenecek kadar, illegal bir öğrencilik yaşamış(yada yaşamaya devam eden), karakol ne iyi bilen, işkence ne iyi bilen, bir sol kitle vardı,gerçekten suçlu yada suçsuz olmakla beraber, zaten o sol kitlenin, sabıka bakımından, kendi hayatları bakımından, kaybedecekleri fazla birşey yoktu, çünkü onlar doğdukları zaman adları zaten kayıp kuşaktı. peki ne oldu?peki ne oldu??(bu cümleyi yazmak istemesem de)polisin elektriği ile askerin elektriği arasında bir fark mı vardı? bence bütün bunların arkasında, çok daha büyük bir plan vardı, oyun vardı, 11 eylül akşamında sol örgütler çok, çok büyük o güne kadar yemedikleri, yiyemeyecekleri kadar büyük bir vurgun mu yemişlerdir, başka birşey mi vardır bilemem ama 12 eylül sabahında, bu kişilerin ''kaç lan kaç asker geldi'' diye sağa, sola kaçışması kadar mantık dışı birşey yok, bırakın o dönemi yaşamayı, o dönemle ilgili bilgisi olan, bugünün bir genci bile, buradaki mantıksal hatayı yakalayabilir, ayrıca 12 eylul darbesi komutanlarindan tahsin sahinkaya'nin bir takim "kullanma kilavuzlari"yla techiz olmus bir sekilde amerika'dan 11 eylül akşamında dönmesinin bu konuyla doğrudan ilgisi olabilir. 12 eylül'ün sonrasına bakarsak ise, cuntacılara karşı hiçbir karşı koyma gösterilmemiştir, o günlerde ''yükselen uranyum fiyatları'' için bile en az 10.000 kişinin yürüdüğünü düşünürsek, herşeyden daha önemli olan bir şey için, 10 kişinin bile yürümemesi açıklanamaz.korkarım ki, tarih kitaplarıda bu önemli ayrıntıyı atlayacaktır, herşeye rağmen ''bizim oğlanlar başarmış'' olsada, bu sorular cevaplanamaz bir şekilde tarih çöplüğünü boylayacaktır.
Gündemdeki Haberler