bugün
- ctrlx22
- asansörde kalmak7
- gürcistan21
- erkek eti gurmesi3
- ctrlx vs velvet3
- sözlükte kavga etmek6
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket4
- arkadaşlar ben sanırım erkeğim3
- ilgi isteyen kız16
- abdullah öcalan9
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin3
- hewal ebo17
- seksi bırakmak5
- 49 kilo olmak3
- cinin aslında alkol olması3
- kuran da namaz yok21
- arkeoloji bölümü5
- yabani semizotu3
- aç karnına açlık grevi yapmak2
- biyolojik antropoloji5
- yaşar nuri öztürk2
- lahmacunu elle yiyen kız13
- cinli birine bulaşmak3
- malay erkek2
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- insan olmak5
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili3
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- çanakkale4
- seni seviyorum2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- aylık 409 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası40
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- büyü yapan kadın2
- trabzonspor3
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- herkesçe aşık olunmak2
- ben ıspartada yaşıyorum7
- bu kim aq4
- 30 temmuz 2026 inter turku başakşehir maçı2
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- herkesin artık tanım yapması6
- bursa vs edirne7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
bankacılıktır.
şöyle ki; bankalar insanlara kredi kartını ve ihtiyaç kredisini "cezbetme psikolojisi" ile veriyor.
hatta büyük meblalarda vermeye çalışıyor. 2,000 lira maaşla çalışan adamın cebinde 5,000 lira limitli kredi kartı
taşımasının olayı da budur. buraya kadar herşey meşru. herşey iyi niyetli gibi değil mi?
olay şundan sonra başlıyor. hayatın yükü altında ezilmiş, ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan adam;
başlıyor kredi kartına yüklenmeye. üç-beş derken kredi kartının limiti doluyor. asgari tutarı ödeyemediği zaman da; başlıyor icra işlemleri.
bu da normal görünüyor fakat bunu dolandırıcılık sistemine dönüştüren olay "bankanın niyeti".
banka borcunuzu ödemenizi hiçbir zaman istemez. çünkü size verdiği 5.000 tl 3 sene sonra 9,000 tl olacak faizleriyle birlikte.
ve türkiyedeki bütün bankacılık kuruluşları "devlet güvencesi" altında oldukları için; 5 sene sonunda size verdiği krediyi veya kredi kartını faiziyleriyle beraber devletten "görev zararı" adı altında tahsil edecek. yani banka sizin "borcunuuz ödemenizi" istemiyor. çünkü verdiği 5,000 tl'yi 10,000 tl olarak almak veya vergiden düşmek varken; takdir edersiniz ki sizin götü boklu 321 tl'lik taksidinizi önemsemez.
daha sonrasında ise olay çok daha güzel ve flu bir boyut kazanıyor.
aradan 5 sene geçti ve banka alacağını tahsil etti. sonrasında bu dosyaları ihale usulü ile satışa çıkarıyor ve icra avukatları da ortalama olarak %5-%10 gibi bir meblayla satın alıyor. yani 5.000 lira alacağı olan bir dosyayı, 100 ila 500 lira arasında bir rakama satın alıyor. rakamlar tabii ki farz-ı misal olarak verilmiştir. sonra başlıyor sizi aramaya "faizleri silelim gelin 2,000 lira ödeyin kapatalım borcu" diye. avukatın kendisinden hiçbir şey alamayacağı belli olan emekli vb.. kesim için ise "aylık 200 lira ödeyin 10 ayda kapatalım güzel abicim" şeklinde seçenekler sunarken; ticaret yapan ve kaybedecek bişeyleri olan insanlara da "bu borcu 3 gün içince öde" diyerek tahsil ediyorlar.
bilin bakalım bu çoklu denklemde sikilen taraf kim?
her konuda olduğu gibi tabii ki vatandaş...
evet bu adama demek kolaydır, "kullanmasaydın, ayağını yorganına göre uzatsaydın" diye.
ama ayak 5 metre yorgan ise 30 santim olunca, insanlar çocuğunun eğitim masraflarını; evinin geçim masraflarını karşılayabilmek için bu yollara başvuruyorlar.
şöyle ki; bankalar insanlara kredi kartını ve ihtiyaç kredisini "cezbetme psikolojisi" ile veriyor.
hatta büyük meblalarda vermeye çalışıyor. 2,000 lira maaşla çalışan adamın cebinde 5,000 lira limitli kredi kartı
taşımasının olayı da budur. buraya kadar herşey meşru. herşey iyi niyetli gibi değil mi?
olay şundan sonra başlıyor. hayatın yükü altında ezilmiş, ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan adam;
başlıyor kredi kartına yüklenmeye. üç-beş derken kredi kartının limiti doluyor. asgari tutarı ödeyemediği zaman da; başlıyor icra işlemleri.
bu da normal görünüyor fakat bunu dolandırıcılık sistemine dönüştüren olay "bankanın niyeti".
banka borcunuzu ödemenizi hiçbir zaman istemez. çünkü size verdiği 5.000 tl 3 sene sonra 9,000 tl olacak faizleriyle birlikte.
ve türkiyedeki bütün bankacılık kuruluşları "devlet güvencesi" altında oldukları için; 5 sene sonunda size verdiği krediyi veya kredi kartını faiziyleriyle beraber devletten "görev zararı" adı altında tahsil edecek. yani banka sizin "borcunuuz ödemenizi" istemiyor. çünkü verdiği 5,000 tl'yi 10,000 tl olarak almak veya vergiden düşmek varken; takdir edersiniz ki sizin götü boklu 321 tl'lik taksidinizi önemsemez.
daha sonrasında ise olay çok daha güzel ve flu bir boyut kazanıyor.
aradan 5 sene geçti ve banka alacağını tahsil etti. sonrasında bu dosyaları ihale usulü ile satışa çıkarıyor ve icra avukatları da ortalama olarak %5-%10 gibi bir meblayla satın alıyor. yani 5.000 lira alacağı olan bir dosyayı, 100 ila 500 lira arasında bir rakama satın alıyor. rakamlar tabii ki farz-ı misal olarak verilmiştir. sonra başlıyor sizi aramaya "faizleri silelim gelin 2,000 lira ödeyin kapatalım borcu" diye. avukatın kendisinden hiçbir şey alamayacağı belli olan emekli vb.. kesim için ise "aylık 200 lira ödeyin 10 ayda kapatalım güzel abicim" şeklinde seçenekler sunarken; ticaret yapan ve kaybedecek bişeyleri olan insanlara da "bu borcu 3 gün içince öde" diyerek tahsil ediyorlar.
bilin bakalım bu çoklu denklemde sikilen taraf kim?
her konuda olduğu gibi tabii ki vatandaş...
evet bu adama demek kolaydır, "kullanmasaydın, ayağını yorganına göre uzatsaydın" diye.
ama ayak 5 metre yorgan ise 30 santim olunca, insanlar çocuğunun eğitim masraflarını; evinin geçim masraflarını karşılayabilmek için bu yollara başvuruyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar