bugün
- laik teyzelerin fenotipi17
- sarapci koala8
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- yeni parti7
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- ak partililerin apo sevdası6
- ellerim bos gonlum hos12
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip3
- yavru kediye tekme atmak4
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım7
- sözlüğün en güzel kız yazarı9
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- tavuk şiş4
- pape matar sarr2
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- gürcistan5
- goralı3
- kadınların şiirden anlamaması6
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- ne mutlu türküm diyene3
- 1948 arap israil savaşı12
- iyi parti zafer partisi ittifakı2
- islam barış dinidir11
- ermeni soykırımına inanmak2
- akp mhp pkk koalisyonu2
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- galericiler battı mutlu musunuz5
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- palamut4
- ak çomarların beslenme kalitesi2
- kızılcahamam maden suyu2
- yazarların favori oyun karakteri15
- temas bağımlılığı5
- lahmacun2
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- oy kullanmamak2
- sürekli peki neyse diyen kız5
- mason greenwood4
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- caddebostan6
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- bel soğukluğu2
- gocusuz sözlük2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- bodrum3
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- sözlük kızlarının babaları6
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
iki iddia vardır,
1) ortak ata: yani canlıların hepsinin ortak bir atadan evrimleşerek geldiği görüşü.
2) doğal seleksiyon: yani doğanın seçim yapması üzerinedir.
şimdi bundan önce bilinen şey: türlerin ayrı ayrı ve farklılaşmadan yaratıldığı fikriydi.
ikinci önemli ayrım nokta ise: evrim fikrinin var olduğu ancak bunu açıklayacak bir teorinin henüz olmadığı üzerineydi.
çünkü bu insanlara akılsız ve mantıksızca geliyordu.
işte darwin 'i öne çıkaran şey doğal seçilimdir. ( bir nevi evrim mekanizmasının nasıl işlediğini ortaya koyar, evrimin aklıdır bu)
bunu anlamak için yapay seçilime örnek verelim: mesela belli bir tohum ekiyorsunuz ve bu ürün veriyor sonra o ürünlerin arasında iyi olanı seçip ekiyorsunuz bu böyle sürüp gidiyor ve sonunda daha verimli bir tohum elde ediyorsunuz.
darwin dedi ki; baba bu seçimi doğanın kendisi de yapabilir. işte doğa bunu nasıl yapıyor konusuna bir örnek de zürafadan verelim.
dallarda yapraklar var ve zürafaların boylarının bazıları buna ulaşıyor bazıları ulaşmıyor, bunu yiyen uzun boylular hayatta kalacak ve diğerleri elenecektir.
işte bu böyle sürünce kısa boylular elenecektir.
bu yasayı her şeye uygulayabiliriz.
peki ulan madem bu böyle dindarlar neden buna bu kadar sene karşı çıktı. birinci türlerin tek tek yaratıldığı üzerinedir. bu eski bilgi artı doğanın yaptığı seçimin hiçte öyle akıllı tasarımla uyuşmaması üzerinedir.
doğal seçilimi anladığım biçimde anlattım.
şimdi bu dindarlar neden buna bu kadar direnmiş esas konuya gelelim, akıllı tasarım ve evrim konusuna.
ama ondan önce şunu diyeyim; akıllı tasarım tanrının varlığına delil olarak en büyük destektir hatta bana göre tek destektir.
mesela dindarlardan şu lafları duyarsınız: yahu evrenin muazzamlığına bak, şu domatise bak, şu pilot kalem bile kendi kendine oluşmazken nasıl oluyor da koca evren kendi kendine oluşuyor. buna yığınla örnek verebilirsiniz bunların hepsi akıllı tasarımdır.
şimdi evrim ve akıllı tasarım ayrımına girelim, evrimin doğal mekanizmasından şöyle bir mantık var: bir şeyin basiti yapılır ve daha sonra karmaşığa gidilir hatta bu gidişte bir sürü hata yapılır.
peki bunun bir gerçekliği var mı?
mesela dev gökdelenler yapıyoruz bizler, ancak bunları bir anda mı yaptık?
hayır önce basit evler, sonra daha büyük, sonra daha da büyük yani deneme yanılma ve basitten karmaşığa doğru gittik ve bu süreçte bir sürü hata yaptık sonunda bir gökdeleni diktik.
peki akıllı tasarımla bu neden çelişir?
akıllı tasarımda kusursuz bir tanrı modeli vardır ve kusursuz bir akıl deneme yanılma gibi düşük bir akıl gözetemez. çünkü tanrı zaten ne amaca gideceğini biliyordur( ki evrimsel süreçte amacı bile o anın mekanizmaları belirler) ve basitini yapıp daha sonra karmaşığa gitme hatta bide hata yapma gibi bir akıl kusursuz olamaz.
işte akıllı tasarım ve evrimcilerin ayrıldığı nokta budur. tesadüf tanımı da buradan gelir çünkü bir şey belli bir aklın ürünü değildir hele hele kusursuz bir aklın ürünü hiç olamaz. ayrıca doğa kendisi seçim yapabilir.
işte bu yönüyle dinlerle çok çatışmıştır bu fikir ve halen daha çatışmaktadır. ancak bazı dindarlar artık nasıl anlamışsa bu evrimi kabul etmiştir ona da bir şey diyemeyiz ancak bu fikir bu yöndedir.
ayrıca akıllı tasarım ve evrim konusu şu entry den örnekleriyle birlikte okunabilir: http://www.uludagsozluk.com/e/30457054/
1) ortak ata: yani canlıların hepsinin ortak bir atadan evrimleşerek geldiği görüşü.
2) doğal seleksiyon: yani doğanın seçim yapması üzerinedir.
şimdi bundan önce bilinen şey: türlerin ayrı ayrı ve farklılaşmadan yaratıldığı fikriydi.
ikinci önemli ayrım nokta ise: evrim fikrinin var olduğu ancak bunu açıklayacak bir teorinin henüz olmadığı üzerineydi.
çünkü bu insanlara akılsız ve mantıksızca geliyordu.
işte darwin 'i öne çıkaran şey doğal seçilimdir. ( bir nevi evrim mekanizmasının nasıl işlediğini ortaya koyar, evrimin aklıdır bu)
bunu anlamak için yapay seçilime örnek verelim: mesela belli bir tohum ekiyorsunuz ve bu ürün veriyor sonra o ürünlerin arasında iyi olanı seçip ekiyorsunuz bu böyle sürüp gidiyor ve sonunda daha verimli bir tohum elde ediyorsunuz.
darwin dedi ki; baba bu seçimi doğanın kendisi de yapabilir. işte doğa bunu nasıl yapıyor konusuna bir örnek de zürafadan verelim.
dallarda yapraklar var ve zürafaların boylarının bazıları buna ulaşıyor bazıları ulaşmıyor, bunu yiyen uzun boylular hayatta kalacak ve diğerleri elenecektir.
işte bu böyle sürünce kısa boylular elenecektir.
bu yasayı her şeye uygulayabiliriz.
peki ulan madem bu böyle dindarlar neden buna bu kadar sene karşı çıktı. birinci türlerin tek tek yaratıldığı üzerinedir. bu eski bilgi artı doğanın yaptığı seçimin hiçte öyle akıllı tasarımla uyuşmaması üzerinedir.
doğal seçilimi anladığım biçimde anlattım.
şimdi bu dindarlar neden buna bu kadar direnmiş esas konuya gelelim, akıllı tasarım ve evrim konusuna.
ama ondan önce şunu diyeyim; akıllı tasarım tanrının varlığına delil olarak en büyük destektir hatta bana göre tek destektir.
mesela dindarlardan şu lafları duyarsınız: yahu evrenin muazzamlığına bak, şu domatise bak, şu pilot kalem bile kendi kendine oluşmazken nasıl oluyor da koca evren kendi kendine oluşuyor. buna yığınla örnek verebilirsiniz bunların hepsi akıllı tasarımdır.
şimdi evrim ve akıllı tasarım ayrımına girelim, evrimin doğal mekanizmasından şöyle bir mantık var: bir şeyin basiti yapılır ve daha sonra karmaşığa gidilir hatta bu gidişte bir sürü hata yapılır.
peki bunun bir gerçekliği var mı?
mesela dev gökdelenler yapıyoruz bizler, ancak bunları bir anda mı yaptık?
hayır önce basit evler, sonra daha büyük, sonra daha da büyük yani deneme yanılma ve basitten karmaşığa doğru gittik ve bu süreçte bir sürü hata yaptık sonunda bir gökdeleni diktik.
peki akıllı tasarımla bu neden çelişir?
akıllı tasarımda kusursuz bir tanrı modeli vardır ve kusursuz bir akıl deneme yanılma gibi düşük bir akıl gözetemez. çünkü tanrı zaten ne amaca gideceğini biliyordur( ki evrimsel süreçte amacı bile o anın mekanizmaları belirler) ve basitini yapıp daha sonra karmaşığa gitme hatta bide hata yapma gibi bir akıl kusursuz olamaz.
işte akıllı tasarım ve evrimcilerin ayrıldığı nokta budur. tesadüf tanımı da buradan gelir çünkü bir şey belli bir aklın ürünü değildir hele hele kusursuz bir aklın ürünü hiç olamaz. ayrıca doğa kendisi seçim yapabilir.
işte bu yönüyle dinlerle çok çatışmıştır bu fikir ve halen daha çatışmaktadır. ancak bazı dindarlar artık nasıl anlamışsa bu evrimi kabul etmiştir ona da bir şey diyemeyiz ancak bu fikir bu yöndedir.
ayrıca akıllı tasarım ve evrim konusu şu entry den örnekleriyle birlikte okunabilir: http://www.uludagsozluk.com/e/30457054/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar