bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey11
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- akp'nin kemalistleşmesi3
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- keyif kaçıran şeyler3
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- masterchef 20263
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- tinto brass12
- aponun villası9
- opel vectra b4
- italyan arabaları3
- galatasaray amed operasyonu4
- holocaust2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- uludede ile hacca gitmek3
- paranın mutluluk getirmemesi7
- kötü bir insan mıyım ben5
- hayal garip2
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- sense and sensibility2
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- belediye ruhsat birimi3
- sözlüğün en ılık yazarı3
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- terhis oluyorum sözlük21
- hababam sınıfı3
- küfürlü atasözleri4
- açık beğen2
- kaçak akım rölesi3
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- günaydın kızlar4
- fatma betül sayan kaya28
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- aşk16
görsel
Yalnızca şu posteriyle bile bende büyük ilgi uyandırmış, yönetmenliğini steven spielberg'ün yaptığı, başrolünü tom hanks'in oynadığı, hikayesi 1957 yılında geçen film. Abdde 4 ekim 2015te vizyona girmiş. Soğuk savaş yıllarında abd tarafından casuslukla suçlanan bir ressamın ve onu savunan bir avukatın hikayesini anlatıyor.
Türkiyede vizyona girdi mi girecek mi hiç haberim yok. Bilgisi olan bilgilendirirse sevinirim.
--spoiler--
Yıl 1957. Savaştan sadece 12 yıl sonra dünya kabaca iki bloka bölünmüştür: Demir Perde, yani komünist blok ve de demokratik Batı. (Arada kalanlara ise o yıllarda ‘üçüncü dünya ülkeleri’ denirdi.
iki yan da korkuyla nefretin birbirine karıştığı bir psikolojiyle, iki düşman cephe halindedir. En çok korkulan da anıları henüz taze olan Hiroshima felaketine dayanan atom silahları tehlikesidir. ABD Sovyetler’in, Sovyetler ise Batı blokunun bu silahı giderek geliştirmesi ve olası bir savaşta kullanması paranoyası içindedir.
Bu atmosferde, casusluk mesleği de en parlak dönemini yaşamaktadır. Bu arada CiA aslen Rus olan bir profesörün ABD’de Sovyetler için casusluk yaptığını keşfeder. Ve adamı tutuklar. Ama bu ne de olsa Amerikan demokrasisidir. Ve elaleme karşı bir casusun bile savunma hakkından yoksun kalmadığını ve adaletin tüm kurallarıyla işlediğini göstermek şarttır.
Böylece ülkenin en tanınmış hukuk bürosundan, vaktiyle ünlü Nurenberg duruşmalarına da katılmış avukat James Donovan (tom hanks), Sovyet casusunu savunmakla görevlendirilir. O da ailesinden tüm kamuoyuna hemen herkesin antipatisini, giderek nefretini kazaman pahasına bu zor işi yüklenir. Ama o büyük siyasal gerilim yıllarında, bir ABD uçağının Sovyet hava sahasında düşmesi ve de bir Amerikan öğrencinin Doğu Berlin’de tutuklanması gibi gelişmeler, bu olayı gitgide daha karmaşık hale getirecektir.
Son jeneriklerde isim isim her kahramanın özetlenen hikayesiyle, filmin gerçek olaylara dayandığı anlaşılıyor. Spielberg’in klasik sinemasının olgun ve kusursuza yakın yeni bir örneği bu...Aksiyon sahneleri az, ama öylesine etkileyici ki...Amerikan uçağının düşüşü; o hala enkaz halindeki Berlin, özellikle de Doğu Berlin’de sokağa inmiş korku ve sefalet. O yeni inşa edilen Berlin duvarının üzerindeki köprülerde casusların ‘değişim sahneleri’; o sanki savaşın büyük bir toplumsal ve psikolojik mücadele halinde süregelen biçimi.
--spoiler--
Yalnızca şu posteriyle bile bende büyük ilgi uyandırmış, yönetmenliğini steven spielberg'ün yaptığı, başrolünü tom hanks'in oynadığı, hikayesi 1957 yılında geçen film. Abdde 4 ekim 2015te vizyona girmiş. Soğuk savaş yıllarında abd tarafından casuslukla suçlanan bir ressamın ve onu savunan bir avukatın hikayesini anlatıyor.
Türkiyede vizyona girdi mi girecek mi hiç haberim yok. Bilgisi olan bilgilendirirse sevinirim.
--spoiler--
Yıl 1957. Savaştan sadece 12 yıl sonra dünya kabaca iki bloka bölünmüştür: Demir Perde, yani komünist blok ve de demokratik Batı. (Arada kalanlara ise o yıllarda ‘üçüncü dünya ülkeleri’ denirdi.
iki yan da korkuyla nefretin birbirine karıştığı bir psikolojiyle, iki düşman cephe halindedir. En çok korkulan da anıları henüz taze olan Hiroshima felaketine dayanan atom silahları tehlikesidir. ABD Sovyetler’in, Sovyetler ise Batı blokunun bu silahı giderek geliştirmesi ve olası bir savaşta kullanması paranoyası içindedir.
Bu atmosferde, casusluk mesleği de en parlak dönemini yaşamaktadır. Bu arada CiA aslen Rus olan bir profesörün ABD’de Sovyetler için casusluk yaptığını keşfeder. Ve adamı tutuklar. Ama bu ne de olsa Amerikan demokrasisidir. Ve elaleme karşı bir casusun bile savunma hakkından yoksun kalmadığını ve adaletin tüm kurallarıyla işlediğini göstermek şarttır.
Böylece ülkenin en tanınmış hukuk bürosundan, vaktiyle ünlü Nurenberg duruşmalarına da katılmış avukat James Donovan (tom hanks), Sovyet casusunu savunmakla görevlendirilir. O da ailesinden tüm kamuoyuna hemen herkesin antipatisini, giderek nefretini kazaman pahasına bu zor işi yüklenir. Ama o büyük siyasal gerilim yıllarında, bir ABD uçağının Sovyet hava sahasında düşmesi ve de bir Amerikan öğrencinin Doğu Berlin’de tutuklanması gibi gelişmeler, bu olayı gitgide daha karmaşık hale getirecektir.
Son jeneriklerde isim isim her kahramanın özetlenen hikayesiyle, filmin gerçek olaylara dayandığı anlaşılıyor. Spielberg’in klasik sinemasının olgun ve kusursuza yakın yeni bir örneği bu...Aksiyon sahneleri az, ama öylesine etkileyici ki...Amerikan uçağının düşüşü; o hala enkaz halindeki Berlin, özellikle de Doğu Berlin’de sokağa inmiş korku ve sefalet. O yeni inşa edilen Berlin duvarının üzerindeki köprülerde casusların ‘değişim sahneleri’; o sanki savaşın büyük bir toplumsal ve psikolojik mücadele halinde süregelen biçimi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com