bugün
- habire12 adamdır12
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması13
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı5
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak13
- voleybol maçı izleyen erkek5
- hijo de puta3
- gece denize girmek11
- bad boy5
- başak burcu8
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi4
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı3
- güneş3
- hakkımda bilmeniz gerekenler35
- siyaset bilimci olmadan siyaset yapmak2
- sözlük içi şakalar3
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması7
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- usta yazarların dediğini yapın yaptığını yapmayın4
- kaykaydan düşmek2
- cehennem2
- zencilere maymun denmesi3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- nickten isim tahmini yapmak25
- akrep kadını4
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- un certain regard3
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak5
- kaymak vs tereyağı6
- kuşadası ndaki başıboş köpek domuz kavgası4
- karton toplayan balkan göçmeni4
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- aylık 481 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- antalya da yaşamak4
- as maca8
- ismet gürbüz'ün en sevdiği gazete3
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- dem parti9
- ismet gürbüz nednn türkiye'ye gelemiyor3
- limonlu makarna10
- çocukluğa götüren şeyler3
- ai değil alın teri entry4
- the merich adamdır2
- true vs gocu3
- çare sarıgül4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- fazla akbili olan var mı4
- sıfır bir gökhan abi4
söz konusu kıyaslama, paranın zaman değeri denen iktisadi zamazingonun günlük hayatımızdaki yansımasından ibarettir .
malum, düz adam mantığı ile kira ödemek sokağa para atmaya eş değerdir. bu nedenle birikim yapıp ev almak gerekir. en azından annelerin, babaların eli para tutmaya başlayan çocuklarına ilk nasihati bu yönde olur. şimdi bu seçimin ne kadar sağlıklı olduğunu, bir örnek vasıtasıyla inceliylim;
istanbul'da yaşayan ve aylık geliri 4.000 TL - 5.000 TL olan genç bir bireyi ele alalım. almak istediği ev için 300.000 TL konut kredisine ihtiyacı olsun. %10 faiz oranlı bir kredi ile ödemesi gereken toplam tutar 330.000 TL'ye denk gelir ve bu parayı toplam 10 yıla yaydığını varsayalım. (peşinat meşinat mevzularını ve diğer alengirli banka işlemlerini bir kenara bırakıyorum) yani aylık ödemesi gereken tutar 2.750 TL oluyor. bu arada eve yerleşmesi için krediyi tamamlamasına gerek yok. direk eve yerleşebiliyor, mortgage kafası yani...
tüm bunlara karşılık, bu kişi şu anda 1.500 TL kira veriyor olsun.
rakamları basit bir örnek olabilmesi açısından yukarıdaki gibi yuvarlak tutalım, ancak ana hikaye gerçeğe yakın sayılır...
bu noktada emekli tarih öğretmeni seviyesinde bir risk iştahına sahip bireyler olaya genellikle, "ya biraz dişini sıksın kendi evinde otursun, hem yatırım olur" gibi yorumlar yapabilirler. ancak iktisatçılara göre bu durum biraz daha karmaşık. çünkü 10 yılın sonunda bir ev sahibi olunulsa bile bu tercihten dolayı 10 yıl boyunca kira için ödenen aylık 1.500 TL'ye ek olarak 1.250 TL gibi bir tutarı daha gözden çıkarmak gerekiyor.
iktisat derslerinde sürekli adını duyduğumuz "rasyonel birey" bireyin bu durumda bir karar almadan önce 10 yıl boyunca her ay ek olarak ödeyeceği 1.250 TL ile 10 yıl içerisinde yapabileceği yatırımların muhtemel getirisinin, 300.000 TL'den daha yüksek olup olmayacağını göz önünde bulundurması gerekiyor.
olayı biraz daha bilal'e anlatır gibi anlatmak gerekirse; evet insanın maddi anlamda biraz dişini sıkıp bir ev sahibi olması mümkün ancak hayatınızın gezip tozabileceğiniz yıllarını konut kredisi ödemek için heba ettiğinizi veya o parayla kendi işinizi kurabilecekken 10 boyunca elinizde avucunuzdaki her şeyi eve bağladığınızı düşünün... kaldı ki 10 yıl sonra hayata dair beklentilerinizin ve ihtiyaçlarınızın daha farklı olması muhtemel. yani 10 yıl içinde 1 veya 2 çocuğunuz oldu ve daha büyük bir eve taşınmanız gerekti. bunun için elinizdeki kredi borcu tamamlanmamış evi değerinin daha altında bir tutara elinizden çıkarmanız ve yeni bir konut kredisi almanız gerekiyor. falan filan...
tabi madalyonun diğer tarafından bakıldığında yatırım yaptığınız ev 10 yıl içerisinde acayip değer de kazanabilir.
velhasıl böyle bir tercihi yaparken bir dünya parametreyi değerlendirmek gerekiyor. yani öyle annenizin babanızın gazıyla yatırım yapmadan önce iyi bir düşünmek lazım.
malum, düz adam mantığı ile kira ödemek sokağa para atmaya eş değerdir. bu nedenle birikim yapıp ev almak gerekir. en azından annelerin, babaların eli para tutmaya başlayan çocuklarına ilk nasihati bu yönde olur. şimdi bu seçimin ne kadar sağlıklı olduğunu, bir örnek vasıtasıyla inceliylim;
istanbul'da yaşayan ve aylık geliri 4.000 TL - 5.000 TL olan genç bir bireyi ele alalım. almak istediği ev için 300.000 TL konut kredisine ihtiyacı olsun. %10 faiz oranlı bir kredi ile ödemesi gereken toplam tutar 330.000 TL'ye denk gelir ve bu parayı toplam 10 yıla yaydığını varsayalım. (peşinat meşinat mevzularını ve diğer alengirli banka işlemlerini bir kenara bırakıyorum) yani aylık ödemesi gereken tutar 2.750 TL oluyor. bu arada eve yerleşmesi için krediyi tamamlamasına gerek yok. direk eve yerleşebiliyor, mortgage kafası yani...
tüm bunlara karşılık, bu kişi şu anda 1.500 TL kira veriyor olsun.
rakamları basit bir örnek olabilmesi açısından yukarıdaki gibi yuvarlak tutalım, ancak ana hikaye gerçeğe yakın sayılır...
bu noktada emekli tarih öğretmeni seviyesinde bir risk iştahına sahip bireyler olaya genellikle, "ya biraz dişini sıksın kendi evinde otursun, hem yatırım olur" gibi yorumlar yapabilirler. ancak iktisatçılara göre bu durum biraz daha karmaşık. çünkü 10 yılın sonunda bir ev sahibi olunulsa bile bu tercihten dolayı 10 yıl boyunca kira için ödenen aylık 1.500 TL'ye ek olarak 1.250 TL gibi bir tutarı daha gözden çıkarmak gerekiyor.
iktisat derslerinde sürekli adını duyduğumuz "rasyonel birey" bireyin bu durumda bir karar almadan önce 10 yıl boyunca her ay ek olarak ödeyeceği 1.250 TL ile 10 yıl içerisinde yapabileceği yatırımların muhtemel getirisinin, 300.000 TL'den daha yüksek olup olmayacağını göz önünde bulundurması gerekiyor.
olayı biraz daha bilal'e anlatır gibi anlatmak gerekirse; evet insanın maddi anlamda biraz dişini sıkıp bir ev sahibi olması mümkün ancak hayatınızın gezip tozabileceğiniz yıllarını konut kredisi ödemek için heba ettiğinizi veya o parayla kendi işinizi kurabilecekken 10 boyunca elinizde avucunuzdaki her şeyi eve bağladığınızı düşünün... kaldı ki 10 yıl sonra hayata dair beklentilerinizin ve ihtiyaçlarınızın daha farklı olması muhtemel. yani 10 yıl içinde 1 veya 2 çocuğunuz oldu ve daha büyük bir eve taşınmanız gerekti. bunun için elinizdeki kredi borcu tamamlanmamış evi değerinin daha altında bir tutara elinizden çıkarmanız ve yeni bir konut kredisi almanız gerekiyor. falan filan...
tabi madalyonun diğer tarafından bakıldığında yatırım yaptığınız ev 10 yıl içerisinde acayip değer de kazanabilir.
velhasıl böyle bir tercihi yaparken bir dünya parametreyi değerlendirmek gerekiyor. yani öyle annenizin babanızın gazıyla yatırım yapmadan önce iyi bir düşünmek lazım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar