bugün
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi6
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- sözler köşkü6
- müslüman cinler2
- sözlükte evlenecek adam kalmaması3
- atatürk'e alerjisi olan tipler5
- şikeci amedspor5
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sözlüğün bitmiş olması3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sıpsıkıcı olmanız3
- askerde sözlüğe girmek4
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı5
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- silver ile evlenecek erkek52
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- anın görüntüsü16
- ataköy'deki anyma konserinin iptal edilmesi2
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek5
- osmanlı'ya alerjisi olan tipler4
- osmanlı torunuyum diye gezen çomar4
- bazı şarkıları dinlemekten korkmak4
- tutmayan başlık açma rehberi7
- burcu akrep olan birini akrep sokması2
- tarantino star wars'ı çekseydi nasıl olurdu2
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- sarapci koala58
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- oha doğum günüm yarın2
- suat usta2
- askerlik anıları6
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- mankenlikten şarkıcılığa transfer olan ünlüler2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sözlükteki linç kültürü12
- adem ve havva'nın yasak ağaca el sürmesi3
- yakışıklı olup sevgilisi olmayan erkek3
- rafael leao victor osimhen leroy sane11
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- zorunlu eğitim17
- sözlükteki linç tayfa6
- elinin içine hapşıran insan5
Gece gece aklıma gelip üzmüş firma.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar