bugün
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi16
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- istersem sozlugu hacklerim4
- konya denilince akla gelenler7
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız4
- ismailağa işletti akp korudu mahmut öldü3
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi4
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- mahmut ışıldak2
- ismailağa cemaati2
- cep telefonu17
- anın görüntüsü21
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- nokia16
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- hindistan da kamyonun kalabalığa dalması2
- pizza bira ikilisi6
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- rüzgar12
- erlik5
- chatgpt'nin sorunu ne3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- lale14
- bal10
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- var olmak için ne yaptınız13
- günün sözü6
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- sözlük elden gidiyor3
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- boykot dedektifi2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- yogartiksen39
- evi ev yapan şeyler14
- pazar günleri ekmek almak3
Gece gece aklıma gelip üzmüş firma.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar