bugün
- masklavi'nin düşünceleri18
- gammazlar çetesi17
- chp'nin hali ne olacak46
- atatürk'ün boyunun 164cm olması7
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- gavurlar niye müslüman olmuyor9
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek7
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması5
- grok vs gemini vs chatgpt10
- cilgincapkin26
- durgun sözlüğü kırbaçlamak2
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama5
- 10 haziran 2026 beşiktaş bahçeşehir basketbol maçı2
- 20 yıldır yuzır olmak2
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması6
- katatespizartmasi15
- düşünce akışını sözlere dökememek3
- dam ittifakı5
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli12
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması2
- aptal insan tarifi4
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek4
- attila ilhan2
- 24 haziran 2026 miami'ye 100 uzaylı inme ihtimali3
- travmalarınızdan kurtulamazsınız2
- türkiye de en gereksiz meslek imamlık diyen kadın4
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi2
- yeşil gözlü kız3
- kızım seni seviyorum lan3
- sedat pekmez43
- aykut kocaman6
- nervio abla22
- gram altın10
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- sude sendromu2
- kılıçdar'ın yerli ve milli olmasının tehlikesi2
- kepaze bir hayat sürmek3
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- zeynep atılgan2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- izmir3
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- günün şiiri8
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
Gece gece aklıma gelip üzmüş firma.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Ya abi siz ne kadar dengesiz bir firmasınız. Çocukluğumu hatırlıyorum, orta okula başladığım dönemlerde prince of persia üçlemesi çıkmıştı. Oturup oynadım ve hayran kalmıştım. Atmosferi, aksiyonu, oynanışı falan her oyunda bir kademe üste çıkıyordu. Sands of Time gameplay açısından çok keyifsiz bir oyun. Benimde geç buluşmamdan ötürü senaryoda eksikliği gidermesi dışında hiç sevemedim sands of time'ı. Senaryoyu başlattı ardından o efsane oyun Warrior Within. Fazla söze gerek bırakmıyor. Gameplay zaten katlanarak ilerliyor, senaryo deseniz yine aynı şekilde daha da efsane bir hale geliyor. Ve bir defa bitirdikten sonra bile "ya tekrardan bitireyim" dedirtiyor. Alternatif sonları, bulmacaları vesaire herşeyi ile oyun tarihine adını altın harflerle yazdırabilecek bir oyun. Ardından diğer bomba, The Two Thrones. Üçlemenin son halkası. Gameplay in güzelliği aynen korunmuş birde üzerine ikinci bir karakter çıkartarak oyuna ekstra bir dinamik ekliyorlar çaktırmadan, o da ayrı harika bir olay. Sonra "Sands of Time" serisi bitiyor. Ardından sene 2007 olması lazım. Yepyeni bir title, Assassin's Creed. Herşeyi ile harika görünen bir oyun. O dönemki Prince of Persia sevgisinden yine aynı firmadan çıkan benzer tarzdaki oyuna karşı ilgim var malum. Zamanında çalıştıramadım ama ardından yıllar sonra bir ekran kartı aldım ve oynadım. Oyun güzel değildi ama haz alarak oynamıştım. Ama o dönemki duyduğum heyecan oyuna inanılmazdı. Tabi bu arada yine bir Prince of Persia oyunu çıktı, seriden bağımsızdı. Çok ortada bir yapımdı benim açımdan en azından. Tamamen bir masaldı ya herşeyi ile fakat Prince of Persia masaldan çok daha ötesiydi Sands of Time serisiyle. %30 falan tatmin etmişti. Bunu da aynı şu ekran kartını aldıktan sonra oynayabildiğim oyunlar listesine ekleyebiliriz. Ardından yeni iki title. Assassin's Creed II ve Prince of Persia: The Forgotten Sands. Çıldırmıştım. iki çok beğendiğim title aynı zamanlarda. Sonuç ne oldu derseniz, AC'yi taa üniversiteye başladığımda oynayabildim, Prince of Persia'yı çok sevmeyerekte olsa oynamıştım.
Şimdi bakıyorum Ubisoft'a. Assassin's Creed serilerini Black Flag çıkacak diye aşırı bir hızla bitirdim, Black Flag'i de oynadıktan sonra Asssasin's Creed title'larına karşı en ufak bir ilgim kalmadı. Çünkü title öyle bir sıçtı ki adamlar için Assassin's Creed o senenin tüm planlarının üzerine kurulduğu bir oyun oldu. Peki sadece hikaye mi derseniz, gameplayleri de nerdeyse hiç değişmedi bu title'ların. Prince of Persia'da combolar atardım, burada yaptığım tek şey block/counter. Unity ile değişmiş hoş da, neyse.
Far Cry 3, sonraları oynadığım bir oyundu. O dönem acaba "ya Ubi öldü diyordum da bu çok iyi lan" dedirtmiş bir titledı. Bunu oynadıktan kısa bir süre sonra Far Cry 4 duyuruldu. Mekan dışında herşeyi ile aynı yeni oyun çıktı. inanılmaz sinirlendim. Ordan da umudumu kaybettim diyebilirim ufaktan.
Bu adamların yapacağını söyleyeyim. Sene 2020 de olsa gidişat şunu gösteriyor ki, Ana titlelar aynı ritmlerinde devam edecekler. Her sene AC göreceğiz artık buna karşı ilgim yok diyebilirim. 2 senede bir FarCry görünüyor. Bu biraz daha kabul edilebilir, hoş 2 senede bir ana oyun çıkmıyor, ana oyun sanıyorum 4 senelik periyotta. Kabul edilebilir ama yeni çıkacak her oyun bu 3. deki harika sistemi kullanacak, üzerine birşey koymadan ben yine delleneceğim. Splinter Cell falan derseniz sanıyorum onları falan saldılar. Prince of Persia deseniz keza. Umarım firma bu kadar salak bir şekilde yürütülürken bir de buraya saldırmazlar. Pop serisi son iki oyunu ile pek iyi sonuçlar almayınca rafa kaldırdılar, geri gelmeyi bekliyor.
Bu adamların daha saymadığım titleları da var. Watch_Dogs falan gibi. O kadar çok hype a girip sonra hayal kırıklığına uğradım ki bu firmadan doğru artık şoklamanın etkisinden birşey hissetmiyorum. Eskiden "Hmm Ubisoft oyunuymuş" derdim, şimdi ise "Aman işe Ubisoft yapmış" a döndü. Ne olurdu Assassin's Creed serisi 2. oyun kadar iyi devam etseydi ve tadında ilerleseydi. Ne olurdu Prince of Persia gibi harika titlelara yeni main eventler sokup yeni seri olsaydı. Ne olurdu ilerlemeyi her oyunda devam ettirselerdi sadece level tasarlamasalardı. Ah be Ubisoft, resmen tüm dünya üzerinde çok saygın bir yerdeyken standart firma haline düştün. Ha birde Unity faciasıyla şamar oğlanına da döndün. Hala aynı salak politikada devam ediyorsun. Bakalım sonu ne olacak çok meraktayım.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
