bugün
- arkadaşlar ben de hesabımı siliyorum7
- şapka takar mısınız7
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- friedrich hegel la bi cay icek6
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- sezen taş5
- yemek yedikten sonra kusmak9
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- berna laçin'in gözaltına alınması40
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- arkadaşlar sizce neyimi düşüreyim14
- nervionun beni engellemesi10
- tarihçi kimliğini kullanıp tarihçi olmayanlar3
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
- nick vermeden bir yazara seslen3
- sözlük yazarlarının kullandıkları tarayıcılar3
- arkadaşlar buldum9
- üstad kadir mısıroğlu3
- kemalizmin çöküşü8
- ölümlü dünya diyerek affedip heba olmak3
- moğolistan'ın çin'in kuzeyinde bulunması3
- ucan tekme atan hipopotam43
- karamelize soğanlı mantarlı makarna4
- popüler bir yazar olmanın zorlukları6
- kafayı parayla bozmuş kadınlar5
- şükürcülük9
- kremalı tavuklu makarna vs salçalı makarna7
- kemalizm neden çöktü5
- büyük oyunu görmek9
- özgüveni olmayan erkek2
- kpss mülakat sınavında adaylara sorulan sorular2
- boğaz ağrısına iyi gelecek şeyler8
- arkadaşla ben vazgeçtim5
- biraz erkekleri kötüleyinsene7
- sigaradan bile zevk alamamak2
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları13
- maaşınızla nasıl yatırım yapıyorsunuz11
- karton toplarken köpek çetesine yem olmak3
- hayatın sırrını sözlükte aramak7
- incel3
- iremganın anısına3
- acun para kazanmasın diye tv8 izlememek2
- diş sıkmak5
- frank lucas'a bir mesaj bırak4
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe8
- dedemi astılar diye ağlamak4
- saçları permalı sözlük kızı10
- izmir7
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- chp ye oy veren insan zekası3
On dokuzuncu yüzyıl fotoğraflarında insanlar yüzlerini neden ekşitirler? Yeni evlenmiş çiftler sanki henüz ağır iş cezasına çarptırılmış gibidir. Amerikalı yazar Mark Twain ifadelerini şöyle açıklıyor:
“Fotoğraf çok kıymetli bir vesikadır ve yakalanıp sonsuza kadar kalan, ağırbaşlılıktan aptallığa götüren aptalca bir gülüşten daha aşağılayıcı birşey olamaz.”
Twain bu görüşünde yalnız değildi. Gittikçe revaçtan düşen ananevi bir görüş olan gülümsemenin insansı salak gösterdiği görüşünü destekliyordu. Atlantik şehirleri bilgini Nicholas Jeeves:
Tarzın ahmaklığına inanan tek insan Twain değildi. Geçmişe, portre ressamlığına bakın -mirasla gelen geleneksel fotoğrafçılık- çok nadiren sırıtan birilerini görürsünüz. Bu aslında Jeeves’in bahsi. “Avrupa’da 17. yüzyıldan itibaren” diye başlayarak “oldukça yerleşmiş bir gerçek vardır ki o da hayatta ve sanat eserlerinde genişçe gülümseyen insanlar hep fakirler, bayağı insanlar, sarhoşlar, saflar ve eğlendiriciler olmuşlardır.”
Gerçekten de, sadece orta sınıfın gülüşlerini değil, ahlak kurallarını da aştılar. 1703’te, bir Fransız yazar şöyle hayıflanır “üst dudağını çok yukarı kaldıranlar… neredeyse bütün dişleri gözüküyor.” Ve bu saygısızlıkla kalmayarak, soruyor: Niye yapıyoruz ki zaten? Ne de olsa, “Bu dudaklar, onları gizleyelim diye verildi.”
Portreler bir nevi soyluların profil fotoğraflarıydı. Bir ideali temsil ederdi. Bir kişinin çehresini ve duruşunu korumak için bir yöntemdi. Jeeves şöyle ifade ediyor: “Bir anı yakalama (portre ressamlığı ile) hırsı değil, manevi bir katiyet.” Kişiler asla resimlerindeki gibi gözükmediler, fakat portreleri göründükleri gibiydi. Portrelerin kalıcılığı vardı ve kalıcı bir pot kırmak istemezdiniz.
“Fotoğraf çok kıymetli bir vesikadır ve yakalanıp sonsuza kadar kalan, ağırbaşlılıktan aptallığa götüren aptalca bir gülüşten daha aşağılayıcı birşey olamaz.”
Twain bu görüşünde yalnız değildi. Gittikçe revaçtan düşen ananevi bir görüş olan gülümsemenin insansı salak gösterdiği görüşünü destekliyordu. Atlantik şehirleri bilgini Nicholas Jeeves:
Tarzın ahmaklığına inanan tek insan Twain değildi. Geçmişe, portre ressamlığına bakın -mirasla gelen geleneksel fotoğrafçılık- çok nadiren sırıtan birilerini görürsünüz. Bu aslında Jeeves’in bahsi. “Avrupa’da 17. yüzyıldan itibaren” diye başlayarak “oldukça yerleşmiş bir gerçek vardır ki o da hayatta ve sanat eserlerinde genişçe gülümseyen insanlar hep fakirler, bayağı insanlar, sarhoşlar, saflar ve eğlendiriciler olmuşlardır.”
Gerçekten de, sadece orta sınıfın gülüşlerini değil, ahlak kurallarını da aştılar. 1703’te, bir Fransız yazar şöyle hayıflanır “üst dudağını çok yukarı kaldıranlar… neredeyse bütün dişleri gözüküyor.” Ve bu saygısızlıkla kalmayarak, soruyor: Niye yapıyoruz ki zaten? Ne de olsa, “Bu dudaklar, onları gizleyelim diye verildi.”
Portreler bir nevi soyluların profil fotoğraflarıydı. Bir ideali temsil ederdi. Bir kişinin çehresini ve duruşunu korumak için bir yöntemdi. Jeeves şöyle ifade ediyor: “Bir anı yakalama (portre ressamlığı ile) hırsı değil, manevi bir katiyet.” Kişiler asla resimlerindeki gibi gözükmediler, fakat portreleri göründükleri gibiydi. Portrelerin kalıcılığı vardı ve kalıcı bir pot kırmak istemezdiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar