bugün
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı6
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- pazar günü mesai yapmak3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- elektrikli bisiklet terörü2
- badem dolgulu kruvasan3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak2
- kabızlık nasıl geçer3
- evde kalmış sözlük kızı2
- ingiltere8
- fransa7
- bir kadının en güzel bölgesi9
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- dünyanın en güzel tatlısı11
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- günün şiiri8
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- türklerin ileri olduğu konular21
- michael olise2
- devlet bahçeli3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- kalp kırmak2
- antipanik hanımın elleri2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- dinsize inanır mısın17
- thomas tuchel6
- en gey özelliğiniz8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- yunan adalarına tatile gidenin vatan haini olması3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- haluk levent bahis yazışmaları2
- burçlara inanan erkek15
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kahvaltı2
- true nickli yazar11
Yikilmaz sandiginiz seyler her zaman önce çökerler...Isterse bir kaya olsun bu,ya da kudretli bir kahraman...Içi bos olur genelde disi sert olanlarin...Bunu fark etmek ise mezara inerken halen yasadigini hissetmek gibidir...En yukarida oldugumu hissettigim anda düsüyordum zaten,hata bunu fark edemememdeydi...Kendimden nefret ettikçe herkese yalan söyledim,ve bunu yaptikça daha çok nefret ettim kendimden...Umursamaz oldugum yalanina kendimi o kadar kaptirdim ki sokaklarina kimsenin dokunmadigi bir sehir gibi oldum...O zaten dokunmazdi ki bana,artik bakislarini da aldi benden...Serttim,ama çökmek için onun bir sözünü bekliyordum...Hem kayalar asiktir depremlere...Zaten kötüdür hersey onlar için,ya tamamen düzelecektir,ya da sonsuza kadar paramparça kalacaktir bedenleri...Yokolmanin umuda kapilmaktan iyi oldugunu ögrenmistir onlar kipirdayamadiklari yüzyillar içinde...
Ölü umutlarinizin sizi sevmeye devam etmesi gibidir hala onu düslemek,sogur hersey birdenbire ama siz sürekli yanarsiniz..."Umut kötülüklerin en kötüsüdür,sadece acinin sürmesine yol açar"...Nietzche bunu söylerken tüm zekasini hala üzerinde tasiyordu,bundan eminim...Çünkü ben bu yoldan geçtim...Siyah kanatlarim vardi,görmesi için yalvardigim...Umudumda varoldu onlar,ve aptalligimin sinirinda ölümden döndüler...Ama görmedi...Ve ruhlarimizin birbirine açilmasindan bir gün önce kopardim onlari...Tek istedikleri onun gözyaslarini hissetmekti...Simdi penceremin önündeler,ve her yagmur yagdigi zaman gülümsediklerini duyuyorum...Onlar sonsuza kadar benim kanatlarim olarak kalacaklar ama,ben artik bir melek degilim...Kaybettigim bu iste...Kazandigim ise sonsuz ask...Zaten istedigim cennet degildi senden,melegin olmak ise hiç çekici gelmiyor bu aralar...Ben sadece onun melegiyim...Sadece onunum...
Sizler,geçmisini,insan oldugunu inkar edenler ! Duygusuz yasamakla bir yere gelinmedigini ögrendim ben...Zaman geçmeden sizin de ögrenmeniz lazim ; Ruh sevisir bedenden önce...Evet,unutkan bakislarinizi hissediyorum gözlerimde...Suçlar gibi bakmayin bana,sizin gibi degilim iste..Hayat defalarca öldürdü beni ve sürekli geri geldim,neden geldigimi bilmeden..Gittigim zaman görmeye bile cesaret edemeyeceginiz seyler yasadim,geldigimde ise ne sevenim oldu ne de yüzüme geçmisin duygusalligiyla bakan yasli bir akrabam...Siz bir sevgiyi,sararmis bir kagida yazilmis 13 satirdan söküp gözyaslarinizla besleyerek iki yüzyil tasiyamazdiniz...Simdiki varligima yükseldigim yerden bile daha derindeydi sevgisi,ve ben kanayarak yanima çikardim onu..Kolay degildi,ama zaten "benimle oldugun sürece hersey çok kolay olacak evladim" diyen bir tanrim hiç olmamisti...Nefret ettigim yerlere gittim hergün,beni yakan köprülerden geçtim...Tek ödülüm yüzünü görmekti...Daha fazlasi olamazdi,prenses neden savasçiyi sevsin ki ?...Nehirleri tersine akitamazsiniz,bir çikari yoksa bunu tanri bile yapmaz...Ama o yapti...
Kendimi adadigim hersey itti beni..."Batiyorum ! " diye çiglik attigimda kahkahalar duydum...Veriler sözlerin hepsi karsiliksiz çikti...Sadece kahkahalar vardi,ve ortada inandigi seylerin tek tek yikildigi bir dePRemde ne yapacagini bilemeyen bir genç...Ama kendime ilk yalani söyledigim gün sagir oldugumu söyledi bana yasli bir kadin...Hayatin sürekli üzerine gelen gölgelerinden hiç ayirmamis gözlerini,ve sevdiklerine "siz kaçin " demis...Simdi kimse onu taniyip tesekkür etmesin diye baska bir beden kullaniyormus..."Sen ezilirken sana gülen sadece sendin...Sagirdin zaten,baskasini duyamazdin ki...O ise asla gülmedi sana,senin için aci çekti...Onu suçlayamassin,senin aptalliginin cezasini çekiyor o ...Seni sevdigini haykirmasindan sen alikoyuyorsun onu ! "...Sarsinti bittigi zaman gökyüzünün son parçalarinin dökülüsünü göstermek istedim ona ama gitmisti.Kim oldugunu hiç ögrenemedim o kadinin,ama bana bakmayi ögrettigi için ona tesekkür etmek istedim...Bana bakmayi ögretti ve ben ilk bakisimda gökyüzünü dökülürken günesin neden gülümsedigini gördüm...Yeniden varoluyordu dünya benim için..Kaybolan 2 bin yilin ardindan geldi o.Gözlerinin bana degmesinden hoslanmadigini düsünürken öptü gözlerimi...
Birden çekti ellerini benden...Neden oldugunu sordugumda ise cevap vermedi..Gözlerinde aglayan bir çocuk gördüm...Yaptigi hatanin farkina varamayan,ama bundan dolayi karsisindakini suçlayan bir çocuk...Herseyden habersiz olan,ve tehlikeli bir biçimde çogu seyi hissettigini sanan bir çocuk...Hayatinin teklifi görünmez mürekkeple eline yazilmis olan fakat buna tek tepkisi buna bakmak ve silinmemesi için dua etmek olan bir çocuk...O an benim gözlerimde ne gördügünü hiç söyleyemedi bana ama ben ne gördügümü çok iyi hatirliyorum...Kendimi gördüm onda...Benim için üzülüyordu ama ruhunun islakligi bana karsi tek hissettiginin bu olmadigini söyledi bana...Ne kadar saklarsam saklayayim,BIr yerden ruhumu görmüs ve asik olmustu...Söyleyememesi mi ?...Bir savasçi içini yakan bir atesi disari çikaramazken bir prensesten bunu bekleyemezsiniz...
O anlari her insan yasamistir hayati boyunca;hani hersey anlamsizlasir,içi bosalir ruhunuzun ve yavas yavas cehennemlik bir aptal oldugunuzu düsünmeye baslarsiniz...Ben bu durumu bile yasayamadim ! Kendime olan nefretim o kadar büyümüs,yeryüzünde bulunmak için bir sebebim olduguna dair düsüncelerim o kadar güçsüzlesmisti ki uzunca süredir kronik mutsuzdum...Beni tamamen uzaklastirdigini düsündügüm zaman çok da sasirmadim açikçasi...O kadar igrenmistim ki sevgisini kalbindeki karanlikta bogan bu adamdan,bu sevgiyi binlerce kez hak eden kadinin onu aglayarak itmesine hakimi artik akil olmayan gözlerle baktim...Sadece seyrettim...O buna mecbur olmamasina ragmen benden daha fazlasini yapti...O kadar zayif ve geçen iki seneden o kadar ümitsizdim ki ruhunun bana haykirmasini bir türlü fark edemedim...Sustum...
Ve hayatimin anlamini yenileyecegini düsündügüm kapilardan baskasiyla girdi...Sert olanlarin daha çabuk yikildiklarindan bahsetmistim...O yüzündeki sahte gülümsemeyle kabullenemedigi bir geceye ilerlerken,ben çoktan düsüncelerimi bogmaya baslamistim..."Kurtar beni,koru beni kendimden !"diyemedim,üstüne üstlük içimi disariya öyle bir kapadim ki o da dokunamadi bana...Birkaç kere denedi diger kollardan kopup bana gelmeyi ama,artik öylesine bitkin ve anlamsizdim ki biri disinda hiçbirini kabul edemedim...
Dans basladi...Kalabaliklarin içinde yalnizdik iki kisi,ve kalabaliktan kimse gözlerimizin kapali oldugunu fark etmedi...O beni hayal ediyordu,ben de onu...Inanamiyordum kollarimdakinin o olduguna...Elleri üzerimdeydi ve ben onlari sadece "korunmasi gereken bir arkadasin " olduklari için tutabiliyordum...Evet hiç ama hiç kolay olmadi...
Birakmam gerektigini hissettim bir an...Ve kadini tekrar gördüm önümde....Kirmizi giyinmis bir adamla dans ediyordu...Dönerken bana yaklasti ve "atesten elini çekersen bir daha asla yanamazsin oglum" dedi..."Gideceksin buralardan ve ona inanamayacagin kadar çok ihtiyacin olacak...Sen göremiyorsun,insanlar da göremiyor ama o çoktan senin oldu bile..."...Gözlerimi açtigimda gitmisti ve beni gülümseyerek seyreden kadinimi gördüm...O an insanlar silindi etrafimizdan ve ben gözlerinden benim oldugunu fark ettim...Hafifçe boynunu kavradim arkadan,ve....ve çektim ellerimi üzerinden...
"Bu kadar yeter" derken sesim mekanikti...Bana ait degildi,ruhumun o an söyledikleri çok farkli seylerdi...Gözlerinde sakladigi çocuga yalvardim otururken."Birakma bu aptali ! Bari sen anla,kaderler çizildi çoktan ve ben bunu olusturacak cesarete sahip degilim !"...O ise bilmesi gerekenlerin çogunu biliyordu..Yanlis olan tek sey ise benim onun hakkindaki düsüncelerimi iyi saklamis olmamdi...O pistte hissedebildi sevgiyi ama yerime oturdugum zaman gözyaslarimi içime akittim...Son kez bakti bana ve gitti...
Mutlu insanlar mutlu anlarini daha rahat yasasinlar diye insa edilen salon artik bir mezardi...Ve ben ruhumu onunla sarilarak dans ettigimiz yere gömdüm ! Son kez tuttum ellerini ben gidiyorum diyebilmek için ama basini kaldiramadi bana bakmak için....Son cesaretini de kirdigimi anladigim zaman çiktim salondan...Temmuz ayinin basindaydik ve ben üsüyordum...Ruhsuz bir beden ne kadar üsüyebilirse.......
------
(Moderatörlere takıldık.. Alıntı değildir..)
Ölü umutlarinizin sizi sevmeye devam etmesi gibidir hala onu düslemek,sogur hersey birdenbire ama siz sürekli yanarsiniz..."Umut kötülüklerin en kötüsüdür,sadece acinin sürmesine yol açar"...Nietzche bunu söylerken tüm zekasini hala üzerinde tasiyordu,bundan eminim...Çünkü ben bu yoldan geçtim...Siyah kanatlarim vardi,görmesi için yalvardigim...Umudumda varoldu onlar,ve aptalligimin sinirinda ölümden döndüler...Ama görmedi...Ve ruhlarimizin birbirine açilmasindan bir gün önce kopardim onlari...Tek istedikleri onun gözyaslarini hissetmekti...Simdi penceremin önündeler,ve her yagmur yagdigi zaman gülümsediklerini duyuyorum...Onlar sonsuza kadar benim kanatlarim olarak kalacaklar ama,ben artik bir melek degilim...Kaybettigim bu iste...Kazandigim ise sonsuz ask...Zaten istedigim cennet degildi senden,melegin olmak ise hiç çekici gelmiyor bu aralar...Ben sadece onun melegiyim...Sadece onunum...
Sizler,geçmisini,insan oldugunu inkar edenler ! Duygusuz yasamakla bir yere gelinmedigini ögrendim ben...Zaman geçmeden sizin de ögrenmeniz lazim ; Ruh sevisir bedenden önce...Evet,unutkan bakislarinizi hissediyorum gözlerimde...Suçlar gibi bakmayin bana,sizin gibi degilim iste..Hayat defalarca öldürdü beni ve sürekli geri geldim,neden geldigimi bilmeden..Gittigim zaman görmeye bile cesaret edemeyeceginiz seyler yasadim,geldigimde ise ne sevenim oldu ne de yüzüme geçmisin duygusalligiyla bakan yasli bir akrabam...Siz bir sevgiyi,sararmis bir kagida yazilmis 13 satirdan söküp gözyaslarinizla besleyerek iki yüzyil tasiyamazdiniz...Simdiki varligima yükseldigim yerden bile daha derindeydi sevgisi,ve ben kanayarak yanima çikardim onu..Kolay degildi,ama zaten "benimle oldugun sürece hersey çok kolay olacak evladim" diyen bir tanrim hiç olmamisti...Nefret ettigim yerlere gittim hergün,beni yakan köprülerden geçtim...Tek ödülüm yüzünü görmekti...Daha fazlasi olamazdi,prenses neden savasçiyi sevsin ki ?...Nehirleri tersine akitamazsiniz,bir çikari yoksa bunu tanri bile yapmaz...Ama o yapti...
Kendimi adadigim hersey itti beni..."Batiyorum ! " diye çiglik attigimda kahkahalar duydum...Veriler sözlerin hepsi karsiliksiz çikti...Sadece kahkahalar vardi,ve ortada inandigi seylerin tek tek yikildigi bir dePRemde ne yapacagini bilemeyen bir genç...Ama kendime ilk yalani söyledigim gün sagir oldugumu söyledi bana yasli bir kadin...Hayatin sürekli üzerine gelen gölgelerinden hiç ayirmamis gözlerini,ve sevdiklerine "siz kaçin " demis...Simdi kimse onu taniyip tesekkür etmesin diye baska bir beden kullaniyormus..."Sen ezilirken sana gülen sadece sendin...Sagirdin zaten,baskasini duyamazdin ki...O ise asla gülmedi sana,senin için aci çekti...Onu suçlayamassin,senin aptalliginin cezasini çekiyor o ...Seni sevdigini haykirmasindan sen alikoyuyorsun onu ! "...Sarsinti bittigi zaman gökyüzünün son parçalarinin dökülüsünü göstermek istedim ona ama gitmisti.Kim oldugunu hiç ögrenemedim o kadinin,ama bana bakmayi ögrettigi için ona tesekkür etmek istedim...Bana bakmayi ögretti ve ben ilk bakisimda gökyüzünü dökülürken günesin neden gülümsedigini gördüm...Yeniden varoluyordu dünya benim için..Kaybolan 2 bin yilin ardindan geldi o.Gözlerinin bana degmesinden hoslanmadigini düsünürken öptü gözlerimi...
Birden çekti ellerini benden...Neden oldugunu sordugumda ise cevap vermedi..Gözlerinde aglayan bir çocuk gördüm...Yaptigi hatanin farkina varamayan,ama bundan dolayi karsisindakini suçlayan bir çocuk...Herseyden habersiz olan,ve tehlikeli bir biçimde çogu seyi hissettigini sanan bir çocuk...Hayatinin teklifi görünmez mürekkeple eline yazilmis olan fakat buna tek tepkisi buna bakmak ve silinmemesi için dua etmek olan bir çocuk...O an benim gözlerimde ne gördügünü hiç söyleyemedi bana ama ben ne gördügümü çok iyi hatirliyorum...Kendimi gördüm onda...Benim için üzülüyordu ama ruhunun islakligi bana karsi tek hissettiginin bu olmadigini söyledi bana...Ne kadar saklarsam saklayayim,BIr yerden ruhumu görmüs ve asik olmustu...Söyleyememesi mi ?...Bir savasçi içini yakan bir atesi disari çikaramazken bir prensesten bunu bekleyemezsiniz...
O anlari her insan yasamistir hayati boyunca;hani hersey anlamsizlasir,içi bosalir ruhunuzun ve yavas yavas cehennemlik bir aptal oldugunuzu düsünmeye baslarsiniz...Ben bu durumu bile yasayamadim ! Kendime olan nefretim o kadar büyümüs,yeryüzünde bulunmak için bir sebebim olduguna dair düsüncelerim o kadar güçsüzlesmisti ki uzunca süredir kronik mutsuzdum...Beni tamamen uzaklastirdigini düsündügüm zaman çok da sasirmadim açikçasi...O kadar igrenmistim ki sevgisini kalbindeki karanlikta bogan bu adamdan,bu sevgiyi binlerce kez hak eden kadinin onu aglayarak itmesine hakimi artik akil olmayan gözlerle baktim...Sadece seyrettim...O buna mecbur olmamasina ragmen benden daha fazlasini yapti...O kadar zayif ve geçen iki seneden o kadar ümitsizdim ki ruhunun bana haykirmasini bir türlü fark edemedim...Sustum...
Ve hayatimin anlamini yenileyecegini düsündügüm kapilardan baskasiyla girdi...Sert olanlarin daha çabuk yikildiklarindan bahsetmistim...O yüzündeki sahte gülümsemeyle kabullenemedigi bir geceye ilerlerken,ben çoktan düsüncelerimi bogmaya baslamistim..."Kurtar beni,koru beni kendimden !"diyemedim,üstüne üstlük içimi disariya öyle bir kapadim ki o da dokunamadi bana...Birkaç kere denedi diger kollardan kopup bana gelmeyi ama,artik öylesine bitkin ve anlamsizdim ki biri disinda hiçbirini kabul edemedim...
Dans basladi...Kalabaliklarin içinde yalnizdik iki kisi,ve kalabaliktan kimse gözlerimizin kapali oldugunu fark etmedi...O beni hayal ediyordu,ben de onu...Inanamiyordum kollarimdakinin o olduguna...Elleri üzerimdeydi ve ben onlari sadece "korunmasi gereken bir arkadasin " olduklari için tutabiliyordum...Evet hiç ama hiç kolay olmadi...
Birakmam gerektigini hissettim bir an...Ve kadini tekrar gördüm önümde....Kirmizi giyinmis bir adamla dans ediyordu...Dönerken bana yaklasti ve "atesten elini çekersen bir daha asla yanamazsin oglum" dedi..."Gideceksin buralardan ve ona inanamayacagin kadar çok ihtiyacin olacak...Sen göremiyorsun,insanlar da göremiyor ama o çoktan senin oldu bile..."...Gözlerimi açtigimda gitmisti ve beni gülümseyerek seyreden kadinimi gördüm...O an insanlar silindi etrafimizdan ve ben gözlerinden benim oldugunu fark ettim...Hafifçe boynunu kavradim arkadan,ve....ve çektim ellerimi üzerinden...
"Bu kadar yeter" derken sesim mekanikti...Bana ait degildi,ruhumun o an söyledikleri çok farkli seylerdi...Gözlerinde sakladigi çocuga yalvardim otururken."Birakma bu aptali ! Bari sen anla,kaderler çizildi çoktan ve ben bunu olusturacak cesarete sahip degilim !"...O ise bilmesi gerekenlerin çogunu biliyordu..Yanlis olan tek sey ise benim onun hakkindaki düsüncelerimi iyi saklamis olmamdi...O pistte hissedebildi sevgiyi ama yerime oturdugum zaman gözyaslarimi içime akittim...Son kez bakti bana ve gitti...
Mutlu insanlar mutlu anlarini daha rahat yasasinlar diye insa edilen salon artik bir mezardi...Ve ben ruhumu onunla sarilarak dans ettigimiz yere gömdüm ! Son kez tuttum ellerini ben gidiyorum diyebilmek için ama basini kaldiramadi bana bakmak için....Son cesaretini de kirdigimi anladigim zaman çiktim salondan...Temmuz ayinin basindaydik ve ben üsüyordum...Ruhsuz bir beden ne kadar üsüyebilirse.......
------
(Moderatörlere takıldık.. Alıntı değildir..)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar