bugün
- asimilasyon harika bir şey5
- düşük zeka belirtisi4
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın3
- evliliğin anlamı5
- fenerbahçe10
- tayyip in yakın korumaları2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- saraca finch house2
- 16 ağustos 20262
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- kadın olmanın avantajları16
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği6
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- nervio22
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- ağlayarak 31 çekmek2
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- yaşamak istenilen şeyler10
- hayatın kuralları9
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- türkiye'ye geldim11
- kurtar bizi müsavat16
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- geceye bir şarkı bırak10
- uludağ sözlük evreni10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- penisi seks objesi olarak görmek7
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- okan buruk10
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- anın görüntüsü30
- iremga31
- yazarların sevmediği insan türleri2
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- kürtsüz türkiye4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
cuma günüydü, maaşımı yeni almıştım. kız arkadaşım ile iş çıkışı akşamüstü taksimde buluştuk. bir şeyler yedikten sonra kol kola girdik ve nişantaşı na doğru yürümeye başladık. hava biraz soğuktu. üşümüş olmalıydı ki sol kolunu belime doladı ve bedenini yatay bir şekilde bana yükledi. sağ kolumu onun beline doladım sol elimle ise onun üşümüş ellerinden tutuyordum. ağır adımlar ile yürüyorduk. otuz dakika kadar sonra nişantaşının cıvıltılı, aydınlık, gürültü dolu, insan kaynayan caddelerinde bulduk kendimizi. içimden ne yapsak diye geçiyordum o sırada ''bir kahve alalım şurdan'' dedim. ''tamam'' dedi ve caffe nero ya girdik. iki tane orta boy kahve aldıktan sonra belki sinema izlemek ister düşüncesi ile city's avm nin oraya doğru yöneldik. ''sinemaya girmek istermisin'' diye sorunca ''boşver canım'' diye karşılık verdi. o sırada maaşımı yeni almış olmanın hevesi ile kendisine bir hediye almak istedim. ve caddede beraber yürürken mağazaların adını okuyarak ilerliyordum. daha önce adını hiç duymadığım bir mağaza çarptı gözüme ''sana şurdan bir hırka almak istiyorum'' dedim. gülümsedi ''hiç gerek yok'' dedi. bunun üzerine ısrar ettim ve kırmak istememiş olsa gerek ki tamam der gibi gülümseyerek başını hafiften salladı. mağazanın içine girdik genç, alımlı,güzel bir bayan bize ''hoşgeldiniz'' dedi. . bayan reyonuna yöneldik gözüme koyu kahverengi bir hırka çarptı elime aldım etiketine baktığımda fiyatı yazmıyordu üzerinde sadece bandrol vardı. ona ''şunu giyermisin'' dedim. kabine girdi hırkayı giyip çıktığında '' çok yakıştı bunu sana almak istiyorum'' dedim. tamam edası ile kasaya yöneldik ona ''sen kapının önünde bekle ödemeyi yapıp geliyorum'' dedim. mağazanın kapısının dışında beklemeye başladı. o sırada kasayer bayan ''342'' lira beyefendi dedi ve şok oldum adeta. normal mağazalarda ki en fazla 25 liralık bir hırka nasıl bu kadar pahalı olabilirdi?. sözümü bozmadım kredi kartımı çıkardım ve ödemeyi yaptım. dışarı çıktım ve kaliteli karton poşetteki ürünü onun elini sıkıştırdım. ''güle güle kullan'' dedim. teşekür etti ve ''bu arada fiyatı ne kadar'' diye sordu bana. '' 50 lira'' diyerek karşılık verdim. gerçeği söyleseydim eminim geri döner ve onu iade ederdi. onu seviyordum çünkü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar